4.BÖLÜM

1692 Kelimeler
Çalışmaya başlayalı bir ay olmuştu.Hergün aynı şeyleri yapıp duruyordum. Spora gittikten sonra hemen Bay Alex'in odasını topluyor spordan dönünce de kahvaltısını götürüyordum akşam olunca da tekrar yemeğini götürüp odama çekiliyordum. Donato bunların dışında başka şeyler yapmama izin vermiyordu gerçi işime de geliyordu bu sayede baya boş zamanım oluyordu öğrendiğim dilleri iyice geliştiriyordum. Odamda kitap okurken kapım çalınınca bakmak için kalktım. Donato ," Rahatsız etmiyorum umarım " dedi düz bir ifadeyle. Hâlâ sertti ama eskisi gibi de değildi. "Hayır Bay Donato.Bir sorun mu var?" "Sorun yok sadece artık görevlerinde ufak değişiklikler olacağını söylemek için geldim" anlamayan gözlerle ona bakınca, " Yani yeni görevlerini söylemek için burdayım" dedi ve devam etti. "Bundan sonra B blokta da çalışacaksın oranın bütün temizliği sende.Haftanın belli günlerinde orda kalacaksın onu sana sonra söylerim. Aşçılık bilgin varmış oranın yemeklerini bu yüzden sen yapacaksın Emma sadece Bay Alex'in yemeği ile ilgilenecek. " nefes almadan bana görevlerimi söylüyordu devam edip," Azra bunu zaten biliyorsun ama senin iyiliğin için tekrar seni uyarmam gerekiyor.Orada gördüklerin duydukların hakkında tek bir kelime dahi kimseye söyleyemezsin bana bile sadece bir sorun olduğu zaman gelip bana söyleyeceksin." yüzüme bakıp bir şeyler söylememi bekledi ama ben konuşmayınca ," Anladın mı? " dedi. "E-eevet Bay Donato " diyebildim en sonunda. "Orda kaldığın günlerde de Bay Alex'in işlerini yapmaya devam edeceksin" "Şimdilik görevlerin bunlar var mı sormak istediğin bir şey? " O konuşurken ben tişörtümün ucuyla oynuyordum stresten o bina da kim vardı ki? " Bay Donato? " dedim cesaretimi toplamaya çalışarak, " Orda kim var? " dedim bir solukla. Donato yüzümü inceledikten sonra derin bir nefes alıp, " Sonunda öğreneceksin zaten şimdi söylemem de sıkıntı olmaz" deyip devam etti. "O binada Bay Alex'in kızları yaşıyor " dedi. Doğru mu duydum o adamın çocukları mı vardı evli olduğunu bile bilmiyordum. Ağzım bir karış açık Donato'ya bakıyordum. Donato ; "Niye öyle bakıyorsun? " dedi "Bay Alex'in çocukları olduğunu bilmiyordum şaşırdım sadece " dedim Donato tek kaşını kaldırıp, "Çocukları mı?" "Evet efendim.Biraz önce dediniz ya Bay Alex'in kızlarının orda kaldığını " bunu söylememle Donato'nun her iki kaşı şaşkınlıkla havalandı şu an gülmemek için kendini tutuyordu. Onu ilk defa bu şekilde görmüştüm. "Dediğim cümleden bunu mu anladın Azra? " sonra düşünüyor gibi yapıp, " Gerçi doğru Bay Alex'in kızları dediğimde bu şekilde anlaman doğal " dedi dudak kıvrımlarının yukarı hareket etmemesi için savaşıyordu. Sinirlenmeye başlamıştım bu kadar komik olan neydi? İfadesini ciddileştirmeye çalışarak, " O kızlar Bay Alex'in çocukları değil onun çocuğu yok. Bahsettiğim kızlar beyfendinin seks partnerleri " dedi pat diye. Şu an küçük dilimi yuttuğuma eminim. Bunu kesinlikle beklemiyordum. Felç geçirmişim gibi tepki veremiyordum öylece durmuş Donato'nun yüzüne bakıyordum. "Azra?" dedi ama benden tepki alamayınca, "Azraa!!" diye sesini yükseltti. "Bu kadar şaşıracak ne var!" Ne mi var? Bunlar kafayı yedi galiba evin içinde bir adam için seks işçiliği yapılıyor ve bu gayet normal karşılanıyor. "B-Bay Donato bu sizin için normal gelebilir ama benim için kesinlikle normal bir durum değil" dedim şaşkınlıkla gözlerimi açarak. "Senin düşüncelerin kimsenin umurunda değil.Sen sadece işini yapacaksın " "Bugün oraya git ve odana birkaç eşya götür orda kalacaksın. Sabah Bay Alex'in kahvaltısını götürdükten sonra kızların kahvaltısını hazırlarsın onlar genelde geç kahvaltı yapar saat 10-11 gibi sonra da odalarını toplarsın " "Anladın mı? " "Evet Bay Donato " dedim. Tanrım ne biçim yere düşmüştüm ben! Kahya tam gidecekken, " Efendim kaç kız var ?" diye sordum sorma nedenim kaç kişiyle uğraşmak zorunda kalacağımı öğrenmek içindi. "Dört kız" dedi tepkisiz şekilde. Yuuhh dört mü?! Adam baya formundaydı belli ki. Donato gittikten sonra götüreceğim eşyaları hazırlayıp çantama koydum sonra da binaya doğru ilerledim. Bizim ordan binanın ön tarafı görünmüyordu binaya girebilmek için ayrı bir kapı bulunuyordu yanda. Kapının önüne gelince yüzünde tek bir mimik olmayan koruma kapıyı açıp içeri girmemi bekledi. Evin önüne geldiğimde kocaman veranda beni karşıladı yazın burda oturup kitap okumak ne güzel olurdu. İç çekerek yürümeye devam ettim ve kapıyı açtım kimseyi rahatsız etmim diye bana anahtar vermişti Donato. İçeri girdiğimde büyük bir oda ile karşılaştım burası oturma odası olmalıydı. Odaya baktığımda kimsenin olmadığını görünce hızla kendi odama doğru gittim.Bugünlük burda yapacağım bir şey yoktu görevim yarın başlıyordu o yüzden odama geçip yerleştikten sonra kitap okumaya başladım. Saat geç olunca uyumak için kitabımı masaya koydum ve gözlerimi kapatıp kendimi uykunun kollarına bıraktım. Sabaha doğru susadığım için uyanmıştım yatakta tembelce dönüp ," Susayacak vakti buldun Azra" dedim kendi kendime konuşarak yatakta doğrulup kapıya baktım istemsizce. Eğer su içmezsem asla uyuyamazdım ama gitmekte istemiyordum biri beni görürse hiç iyi olmazdı beş dakika düşündükten sonra ," Herkes uyuyordur hızlıca gidip suyumu alıp dönerim" dedim ve ayaklandım. Evde yürürken nefes dahi almamaya çalışıyordum kimse uyanmasın diye sanki benim nefes alış sesimle uyanacaklarmış gibi geliyordu. Hızlı ve sessiz adımlarla oturma odasına geldiğimde duyduğum ses ile irkildim sese odaklandığım da birisinin inlediğini duydum! O an panik içinde etrafıma bakındım birisi mi yaralıydı. Ses üst kattan geliyordu hemen oraya doğru yürümeye başladım merdiveni yarılamıştım ki kadının birinin, " Bay Alex daha fazla dayanamayacağım" diye sesini duydum.Kadın acı çekiyor gibi değildi olayı anlamaya çalışıyordum kadına kötü bir şey mi yapıyordu. Ne yapacağımı bilemez halde yerimde kıpırdamadan duruyordum sonra kadın yine sesli şekilde inlemeye başlayınca başka bir ses duydum ," Sakın boşalma Belinda! Daha seninle işim bitmedi"diye sert şekilde konuşan Bay Alex'in sesini duydum. Tanrım o sesler başka seslerdi...Olayı anladığım an yüzüm kıpkırmızı oldu telaşla ordan uzaklaşmaya çalıştım. Eğer biri beni görürse ve Bay Alex bunu duyarsa beni öldürürdü.Suyu muyu unutarak kimseye görünmeden koşar adımlarla odama kaçtım. Biraz önce ne yaşamıştım! Kendimi yatağa atıp yastığı yüzüme kapattım korkudan dolayı kalp atışlarım hâlâ düzene girmemişti. Alex ve kadının biri yukarıda seks yapıyordu ve ben az daha salak gibi odaya dalacaktım.Daha fazla düşünmemek için banyoya gidip elimi yüzümü yıkamaya karar verdim. Aynadan kendime baktığımda yüzüm hâlâ kıpkırmızıydı. Bakışlarımı aydan alıp yüzümü soğuk suyla yıkamaya başladığımda iyi gelmişti. Yatağa gittiğimde saate baktım üçe geliyordu.Olanlardan sonra uyuyabilceğimi sanmıyordum o yüzden kulaklıklarımı takıp dizi izlemeye başladım. Zaten üç saat sonra Bay Alex spora çıkacaktı. Dört bölümü bitirdikten sonra saatin altıya geldiğini görünce hazırlanmak için kalktım üstümü başımı değiştirip hızlıca binadan çıktım ve Bay Alex'in odasının olduğu binaya girdim. Anladığım kadarıyla kızların yanında kalmıyordu işini bitirdikten sonra odasına tekrar geliyordu çünkü oda dağınıktı yatakta uyuduğu belliydi. Hemen etrafı güzelce toparlayıp kirlileri makinaya attıktan sonra mutfağa indim. Emma her zamanki gibi tezgahın başında Bay Alex'in kahvaltısını hazırlıyordu. "Günaydın Emma" "Günaydın Azra, kahvaltı hazır güzelim götürebilirsin " Emma çok tatlı bir kadındı bizde ki ton ton teyzeler var ya onlar gibiydi. Bir aylık süreçte birbirimize daha çok alışmıştık Sara ile de aram iyiydi ama gel gör ki işlerden dolayı birbirimizi pek göremiyorduk.Emma zaten yemekleri hazırladıktan sonra gider , Sara da temizlik yapmak için kendi alanına giderdi o yüzden pek karşılaşmazdık yatmak için odalarımıza gittiğimizde ayak üstü biraz sohbet ederdik. Alex'in odasının önüne geldiğimde derin bir nefes aldım ve kapıyı tıklattım içerden her zamanki gibi sert şekilde "Gir!" sesini duyunca girdim. "Günaydın Bay Alex" dedim ve onun cevabıyla bir an afalladım çünkü bir aydır ilk defa "Günaydın " demişti. Kendimi hemen toparlayıp masasına tepsiyi koyduğum sırada Alex telefonda birileri ile sinirli bir şekilde konuşuyordu. "Siktiğimin adamına o kadar parayı boşuna mı veriyorum! " "Ne işe yarıyorsunuz ki!" diyip telefonu kapattıktan sonra yumruğunu masaya vurdu. Onun vurması ile tepsi yerle bir olunca olduğum yerde sıçradım. Bu kadar sinirlenecek ne olmuş olabilirdi? Yere saçılan kahvaltılıkları hemen toparlamaya çalıştım dökülen kahve fincanını da tepsiye koydum. "Hemen onları götür ve bana kahve getir! " dedi kükreyerek bağırması yüzünden yine sıçramama neden olmuştu elimdeki tepsiden sıçramamla beraber ses gelince Alex bana dönüp, " Hâlâ neyi bekliyorsun gitsene!!" "Hemen getiriyorum Bay Alex" dedim titreyerek ve hızla odadan çıktım. Elim ayağım korkudan titriyordu mutfağa gittiğimde Emma benim bu halimi görünce panik içinde yanıma gelip; "Azra! Neyin var yüzün bembeyaz" "Yok bir şey.Bay Alex iş yüzünden sinirlenince korktum sadece. " dedim. "Masaya yumruğunu vurduğu için tepsi yere düştü. " tuttuğum tepsiyi gösterek "Hemen kahve götürmem gerek" Emma söylediğim şey ile anında dolaptan fincan çıkartıp kahve doldurdu. "Al bakalım. Bay Alex'in bu durumlarına şimdiden alışsan iyi edersin. Kendisi sinirli bir yapıya sahiptir " dedi göz kırparak. Verdiği fincanı hızla alıp odasına çıktım suçum olmamasına rağmen tekrar azar işitmek istemiyordum.Kapıyı tıklatıp girmem için seslenince hızlı adımlarla bulunduğu büyük masaya doğru yöneldim Donato da odadaydı. Hâlâ burnundan soluyordu elinde tuttuğu kağıtlara bakarak saydırıyordu. "Belanı sikecem senin tatil neymiş görürsün sen! " "Efendim Bayan Anetta' ya söyleseniz" "O kaltağı kovdum" dedi iyicene öfkelenerek Donato'nun yüzünde anlık şaşkın bir ifade oluşup kayboldu." Yanlış anlamazsanız nedeni sorabilir miyim Bay Alex? " dedi. Karşısındaki adamın tek kaşı havaya kalkarak ," Nedenini tahmin ediyorsundur.Şirkette odama girip onu becermem için vücudunu sergiledi." dedi sinirle. Donato normal bir şey duymuş gibi, " Anladım Efendim, peki çeviriyi şimdi kim yapacak?" "Bilsem bu kadar delirir miyim! Acil olmasa sikimde olmaz ama bir saate çeviriyi yapıp işlemleri onaylatmam gerekiyor" sakinleşmek için burun kemerini sıkıp, " Ve koca İtalya da Çince bilen başka kimse yok!" dedi. Demek bu kadar sinirlenmesinin nedeni buydu işle ilgili çeviri yapacak adam bulamadığı için bu kadar öfkeliydi. Çincem aslında çok iyiydi ona yardım edebilirdim alfabelerine bayılıyordum ama korkudan konuya giriş yapamıyordum. Kahvesini masaya çoktan bırakmış dikiliyordum. Donato gitmediğimi görünce, " Bay Alex'in başka isteği yok çıkabilirsin" dediğinde hâlâ çıkmak için hareket etmediğimi Kahya görünce ," Azra duymadın mı?" dedi. korkudan tişörtümün kenarıyla uğraşıyordum. "Şe-şeyy..." Ne söyleyeceğimi merak eden Bay Alex'de bakışlarını sertçe yüzüme çevirdi. "Üstüme vazife değil ama size yardım edebilirim isterseniz Bay Alex" dedim bir çırpıda. Şu an korkudan nefes almayı unutmuş olabilirim. Bay Alex Donato'ya baktıktan sonra tek kaşını kaldırarak, " Senin bana nasıl yardımın dokunabilir?" demek istediğimi anlamamıştı. Önündeki kağıtları gösterip, " İsterseniz çeviri yapabilirim" dedim. Havada olan tek kaşı bir tık daha havaya kalktı. "Çince biliyor musun?" "Evet efendim" dedim yüzüne bakmayarak. Ortamda sessizlik oluştu anında. Donato'nun şaşkınca bana baktığını hissedebiliyordum Bay Alex'in de delici bakışlarını üzerimde hissediyordum. "Gel otur" duyduğum ses ile ortamdaki sessizlik bozuldu. Gösterdiği sandalyeye geçtiğimde önüme Çince yazılar olan kağıtları koydu. "Kağıtlarda yazılanları çevirmeye başla" ona yardım eden insanlara bile emir kipiyle konuşuyordu gözlerimi devirdiğimi görmesin diye hızla kağıtları alıp çevirmeye başladım. Çeviriyi yapıp bitirdiğimde yüzünde ilk defa kısa süreliğine de olsa şaşkın bir ifade belirdi ama anında soldu.Cebinden hemen telefonunu çıkartıp birilerini aradığı sırada odadan çıkmak için ayaklandım arkamı döndüğümde, " Sana çıkmanı söyledim mi!" bağırmasıyla olduğum yerde kaldım. İşte şimdi sıçtın Azra....
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE