"Serhan enişte şanslıymış valla." "Ne şansı Duygu, erkenden babamla tanıştı diyorum." "Şanslı diyorum çünkü Berzan Amca onu tüfekle kovalamak yerine oturup çay içmiş, tebrik ederim valla medeniyet göstergesi." "Doğru diyorsun," diye onayladım onu. Son dersteydik ve ders bitmek bilmiyordu. "Ders bitse de tiyatro kulübüne geçsem artık." "Uuu fenasın hee, artık gizliniz saklınız da yok." Sıkıntılı bir ifadeyle ona baktım. "Senden sakladıklarımı bir bilsen topa tutarsın beni." "Ne saklıyorsun Cemre? Aramızda gizli saklı mı var? Hani bizim kankalık yeminimiz köpek." Gülerek toparlamaya çalıştım. "Yok yok bir an ecelim geldi gibi oldu da o değilmiş, merak etme kanka yok gizli saklımız." Pek inanmışa benzemiyordu. Nasıl anlatayım Serhan her fırsatta beni öpüyor diye... Ders bittiğind

