Gözlerime en öfkeli bakışlarımı yerleştirip bağırmaya başladım. "Soruyor musun bide? Gelmediğin her saat için bi jilet darbesi Aykut reis! Sen gelmedin diye!" Ses çıkarmayarak akıllılık ediyor. Çıkartsın da göreyim zaten. Gömleğin kolunu indirmişlerdi hastanede. Her yaranın üzerinde de zaten bi sargı bezi vardı. Açtım kolumu. İlkini işaret ettim. "Bu! Çenesini kırdığın için." İkinciyi gösterdim. "Bu söktüğün tek bir parmağı için." Üçüncüyü gösterdim. "Bu sonraki parmağı için!" Gözlerine bakıyordum ki öfkemi iyi anlasın, iyi bilsin. "Her gelmediğin saatte senin ona yaptıklarının acısını çıkarttı benden Aykut! Ona yaptığın her bir acımasızlık için o da bana acımadı!" Yutkunuyor sürekli. "Ve siz hala şikayetçi ol diyorsunuz! O çene, o parmaklar nasıl düzeldi Aykut? Hastaneye muhakka

