Genç adam uzun adımlarla , ıslak kaldırımlar da yürümeye devam etti. Gün sanki , kötü bir günün habercisiymiş gibi , sürekli yağmur yağıyordu. Hava kasvetliydi. İnsanın içini sıkıyordu. Adam karşıdan karşıya geçip , arabasına bindi. Arabanın içinde ki kadın gülümseyerek ona baktı. “Sonunda “ dedi aceleci bir sesle. “Geldim işte rahat ol” Elif kaşlarını çattı. “ Senin bu rahatlığın bir gün beni öldürecek “ dedi kaşlarını çatarken. Onur güldü. “Çok gerginsin , sakinleş biraz “ “Asıl sen nasıl bu kadar sakinsin anlamıyorum. Ya bir terslik çıkarsa ?” diye sordu endişeyle. “Hiçbir terslik çıkmayacak , güven bana “ Onur arabayı çalıştırdı. Sonun da bekledikleri gün gelmişti. Sabahın çok erken bir saatiydi. Daha gün ışımadan evden ayrılmışlardı. “Uçak saat kaçta ? Bana hiçbir şey s

