FERMAN: Odaya girdiğimde annem canını dişine takmış oğlunu kurtarmaya çalışıyordu. Kıymetli Berkan’ını, elindeki son kaleyi kaptırmamak için çırpınıyordu. Benim çıkışımdan sonra tüm gözler üzerime döndü. Hepsi şaşkınlıkla beni inceledi. Annem önce bana baktı sonra rahatladı. Gülümseyen yüzü ‘naber?’ der gibi amcama döndü. Amcamsa hemen rahatlamadı, önce beni süzdü, “Bu fikir değişikliğini neye borçluyuz?” dedi. Üçünün ortasında adeta sorguya çekiliyordum. Aslında istedikleri olmuştu ama yine de altını deşiyorlardı işte. Konuşmayı, açıklama yapmayı sevmezdim, kafamın içi bana ait kalmalıydı. Duygularımı anlatmazdım, kabuğumun içinde mutluydum: “Özel bir şey yok. Berkan bekar, benim evlenmem daha münasip.” Amcama istediğini vermen yetmezdi, ona istediğini istediği zaman vermen gerekird

