FİDAN: Durduğumuz tepede gün yavaş yavaş ortalığı kızıl bir örtüyle kaplıyordu. Bu kızıllığın sonu karanlıktı. Arabaya yaslanıp Mirza'ya çocuk istiyorsa benden boşanabileceğini söylediğim an Mirza şimşek gibi bana döndü: "Ne diyorsun ya sen! En son bu boşanma muhabbetlerinin başımıza neler açtığını unuttun mu? Mutlu mu olacaksın Fidan? Benden boşanınca mutlu mu olacaksın söyle!" Mirza'ın bağırması beni kırmıyordu. Biraz önce kırılabileceğim kadar kırılmıştım zaten: "Mirza baba olmak senin hakkın." dedim. "Fidan bak delirteceksin kızım beni! Benim zaten çocuğum var ya! Söyletmesene şunu!" dedi. Boynumu büktüm, "Ama aşiret erkek çocuk isterse," Mirza'nın gözleri ateş saçmaya devam ediyordu, ellerini saçlarının arasından geçirdi, "Fidan evladın kızı erkeği olur mu? Bunu en iyi sen b

