Mihrimah Şahindağ İçim içimi yiyordu ne olduğunu bilmediğim için. Gözlerim durmadan elimdeki telefona kayıyor konağın altısında bir ileri bir geri yürüyordum. Hazar'a haber vermemin üzerinden bir saat geçmişti ve şimdi Zeliha anne komşudan geri gelmişti. Zehra kızlar çarşıdan gelmişti. Benim gergin olduğumu gördüklerinde hepsi başıma düşünce ne yapacağımı şaşırdım. Söyleyip söylememek konusunda kararsız kalsam da söylememek gibi bir imkanımın veya seçeneğimin olmadığını da biliyordum. Sonuçta oğluydu ve ne olacağı belli değildi. “Ana, hiç iyi şeyler olmuyor.” diyerek söze başladığımda Zeliha anne az kalsın kalpten gidecekti. Ben de hiç bilmezdim, beceremezdim böyle başlangıçları. “Kız ne dersin sen ne oldu?” korku dolu gözleriyle bana bakarken, ellerini kollarımın iki yanına koyup ha

