Telefonunu eline aldı. Resmimi çekmek istediğini fark eden Ayaz, anında uzanıp telefonunu kaptı. Sertçe merdivenlerden aşağıya fırlattı. Son model telefonu parçalara ayrılırken Seda’nın yüzü sapsarı oldu. Ayaz’ı gerçekten öfkelendirdiği o an anlamıştı zavallı. Fırsattan istifade yerdeki ayakkabımı elime aldığımda Ayaz, kapının dışına adım attı. Kapıyı yüzüme kapatıp dışarı çıkmamam için de sıkıca tuttu. “Seni öldürürüm,” dedi. “Bir daha o zehirli dilinden Nehir’in adını duyarsam yapacaklarımı tahmin bile edemezsin. Bir kadını incitmek istemiyordum ama sen o iki lafla incinen kadınlardan değilsin. Onu anladık. Seni incitmek için benim ettiğim iki hakaret yetmez. O hastalıklı kafandaki kurma düşünceleri unut artık. Seni sevebileceğimi nereden çıkardın? Âşık olduğumu? Bir kere elini tuttum m

