"Ağlayacaksın Melek. Hüngür hüngür ağlamadan seni abimle evlendirmeyeceğiz." Dediğimizde yan yana duran ikili birbirine bakıştı. Fırat Meleğin ağlamasını istemiyordu ama ağlamadan olmazdı. Kına gecesinde ağlamayan gelin mi olurdu? Türküyü söylemeye başladığımızda Fırat başını yukarı kaldırdı dayanabilirim dercesine. Ne de olsa yarın evleniyordu. Heyecan yapması gayet normaldi. "Yüksek yüksek tepelerinize başlayacağım ama kız ağlıyor burada!" diye öfke ile soluduğunda gülümsedim. Meleğin avcunun içine yakılan kına ile elini kapatmış bekliyordu. Fırat'ın da serçe parmağına kına yaktığımızda abimi eğlenmesi için Altan ve Burak ile beraber yollayıp kız kıza eğlenmeye başladık. Tüm kurtlarımızı döktüğümüzde herkes oturmuştu. Uğur'un son dakikada çıkan uçuşu ile Nefeste gelememişti ama

