Saatlerdir yolda olmak bedenen beni yormuştu buna karşılık midem çalkalanıyordu. Elimi ağzıma götürüp yüzümü buruşturdum, neredeyse kusacaktım! Mirza çatık kaşlarıyla tüm dikkatini yola vermişti beni fark etmiyordu bile. Elimi koluna götürüp ona dokundum irkilerek gözlerini üzerimde gezindirdi. ''Mirza dur! Midem bulanıyor...'' diye yüzümü buruşturdum. Mirza bir şey demeden arabayı sağa çekti kendimi hızla arabadan atıp yolun kenarına eğildim. Az önce yediklerimin hepsini bir bir kusarken Mirza sırtımı okşuyor ve saçlarımı topluyordu. ''İyi misin güzelim?'' dedi ellerimi tutarak. Başımı aşağı yukarı sallayarak onu onayladım midem ağrımaya başlamıştı. ''Bekle beni su getireceğim.'' nefeslerimi düzenlemeye çalışıyordum hızla yanıma gelip avuçlarıma su döktü. Önce elimi yüzümü yıkadım ard

