Arabalar peş peşe mahalleden ayrıldığında gecenin sıcaklığı, yerini yaz esintisine bırakmaya başlamıştı. Yollar sessizdi, ama araçların içinde gülüşmeler, fısıldaşmalar, heyecan vardı. Kafeye yaklaştıklarında sokağın köşesindeki lambalar, parlak tabelayı iyice görünür hâle getirdi. “Kafes Bahçe Kafe” yazıyordu tabelada. Girişte sarmaşıklarla çevrili tahta kapıdan içeri adım attıklarında onları nane ve elma nargilelerinin kokusu karşıladı. Geniş bahçede lambalar yukarıdan örümcek ağı gibi sarkıyor, sarı ışıklar çınar ağaçlarının dallarında kırılarak ortama yumuşak bir sıcaklık yayıyordu. Cevat ve Kerem, Tugay'ın yerine işlettikleri kafeyi bu yaz oldukça güzelleştirmişlerdi. Masalar çoktan birleştirilmişti. Cevat, Yunus, Kerem, Tugay ve Alperen hızlıca çevreye yayılıp sandalyeleri çekişti

