ERTESİ GÜN--- Kardelen öğle arasından sonra sınıfa dönmemişti. Öğle arasına girdiklerinde sağlık ocağına gidip “mide bulantısı” şikâyetiyle bir rapor almıştı. Sınıfta kalıp dersi dinlemek yerine, saatlerdir aklında olan o tepede, Tugay’la buluşacaklardı. Küçük çantasını omzuna atıp, mahalleden kimseye görünmemeye çalışarak tepe başına ilerledi. Tepeye vardığında rüzgâr saçlarını yüzüne doğru savurdu. Havanın sıcaklığına rağmen tepede hafif bir serinlik vardı. Çimenlere usulca oturdu. İçindeki huzursuzluk, bu kaçamağın heyecanıyla karışıktı. Raporu vardı ama sonuçta yalan söylemişti. Çok geçmeden aşağıdan bir silüet belirdi. Tugay, bir elinde atıştırmalık dolu poşetle yürüyerek yaklaşıyordu. Güneş, onun omzunu aydınlatırken Kardelen’in kalbi hızla çarpmaya başladı. Tugay yaklaştı, gülü

