NARİN’ İN ANLATIMI... Çardağa adım attığımda içimde garip bir tedirginlik vardı. Kayınpederim Ferman Ağa ’nın beni özellikle çağırması alışılmış bir şey değildi. Onunla yalnız konuşmamız için Fırat da dahil kimse yanımızda yoktu. Bahçenin ortasında, sarmaşıkların arasına saklanmış bu ahşap çardakta, yılların ağırlığını omuzlarında taşıyan bu adamla konuşacak olmak içimi sıkıyordu. İyi biri olması bunu değiştirmiyordu. Ferman Ağa, her zamanki gibi dimdik oturuyordu. Yaşına rağmen gözlerindeki sertlik, otoritesi eksilmemişti. Ama bugün sanki yüzünde alışılmışın dışında bir yumuşaklık vardı. İlk kez bana bir kayınpeder gibi değil de, sanki ailemin bir büyüğü gibi yaklaşacağını hissettim. "Gel otur, kızım." Sesi her zamankinden farklıydı. Ağır adımlarla yanına yaklaşıp karşısına oturdum.

