Alarm çaldığında gözlerimi açamadım. Uykumun en derin yerindeydim sanki. Ama Fırat’ ın sesiyle silkindim. “Narin, kalk. Mama hazırlamayı öğret bana. Seni her defasında kaldırmayayım. Nöbetleşe kalkarız.” Gözlerimi ovuşturdum. Şaka yapıyor olmalıydı. Ama yüzüne baktığımda ciddiydi. “Ne?” dedim, sesim hala uykuluydu. “Bilmiyorum nasıl yapıldığını.” dedi. “Öğret.” Bu sefer tamamen uyandım. Fırat ’ı mutfakta hayal etmek bile zordu. Annesi onun mutfağa girmesine asla izin vermezdi. Sesi kulaklarımda çınladı: "Sen ağa olacaksın, erkeğin mutfakta ne işi var?" Kesin böyle derdi. Sonra da bana beceriksiz ve saygısız olduğumla ilgili bir sürü laf söylerdi. Gerçi Fırat' ta hiçbir işi yapmaya niyetli biri değildi. Ama şimdi, karşımda durup biberon hazırlamayı öğrenmek istiyordu. Birkaç

