30

1268 Kelimeler

Kapının ardındaki sesin hafifliği, Elazia’nın içinde bir şeyleri daha da kırılgan hâle getiriyordu. Zoe’nun korkusu, kelimelerinin arasına ince ince sızmıştı—bir çocuğun titreyen sesinde gizlenen cesaret gibiydi bu. Elazia onu duyuyordu; sadece sözcükleri değil, o sözcüklerin altındaki çatlakları, çekinmeleri, korkuyu... Her hece, kapının ahşabına usulca çarpıp sonra Elazia’nın kalbine iniyordu. Dışarıdaki o ince titreşim, içindeki fırtınaya temas ediyordu. İçinden geçen kasırga; acıyla, yorgunlukla, suçlulukla örülmüş bir girdaptı ve Zoe’nun o narin sesi, tam da onun merkezine dokunuyordu. O an Elazia, ne kadar dayanmak istese de bir duvar gibi, içinde bir yerin çatladığını hissetti. Çünkü Zoe hâlâ oradaydı. Hâlâ pes etmemişti. “Hayır! Lanet olsun, Zoe!” Elazia, o an bir öfke patlamasıy

Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE