Parmaklarımın arasında öylece sızıp giden kanıma ve acıya bir nebze olsun alıştığımda, belimin kenarına koyduğum elimden destek alıyordum. Bir alkışlama sesi duyulduğunda dizlerimin üzerinde olduğumu o yöne dönünce fark etmiştim. Yasin durmuş bizi keyifle alkışlıyor, uzun ve heybetli görünüyordu. "Vay be, gerçek bir aile dramı. Kahraman olmak harika değil mi küçük adam?" Efe şok olmuş bir şekilde bizlere bakarken dişlerimi sıkarak kalkmaya yeltendim ancak Özlem'in başını iki yana salladığını görünce geriye doğru oturdum. Bedenimdeki acının net bir tarifi yoktu, benzetmeler yapabilirdim belki ama Efe'nin çocukluğuna açtığım büyük yara her şeyi siliyordu. Kaç yaşına gelirse gelsin bunu hatırlayacaktı ve tamamen benim hatamdı. Bu işi hiç yapmamalıydım, Asil ile hiç tanışmamalıydım.

