Ece, klinikten çıkarken alnı bir şeye çarptı. Başını kaldırıp baktığında karşılaştığı bir çift göz, kendi gözlerindeki yaşlar nedeniyle yavaş yavaş endişeli bir hâl aldı. "Güzelim?" "Emir, neredesin sen? Hani klinikteydin?" diye ağlamaya başladı. "Evet, klinikteydim. Sen yazdıktan sonra yiyecek bir şeyler almak için çıktım. Tayfun'la Meltem içerde, bulamadın mı? Gel, hadi, içeri gi-" "GİRME!" diye çığlık attı panikle. "Girme, eve gidelim." "Sevgilim toplantı daha bitmedi ki, eve gidemeyiz şimdi." "Emir, içerde ben bir şey duydum." dedi suç işlemiş bir çocuk gibi. "Ne duydun?" "Şey... Galiba Meltem şey yapıyor." "Ne yapıyor?" "Ben, inleme sesini duydum da..." "Bir şey mi oldu Meltem'e?" "Öyle değil ya... Zevkten inliyordu." "Nasıl? Yani bu çok saçma. Emin misin?" "Bence evet.

