"Neyin var?"
Yüzünü boynuma mümkünmüş gibi daha çok bastırıp bir şeyler söyledi.
Söylediği şeyleri anlayamamıştım.
Bir elimi saçlarına daldırıp okşamaya başladım. İki saattir mayışmasına rağmen bir türlü uyuyamıyordu. Aslında uyuyamaması normaldi, son üç gündür yataktan dışarıya çıkmıyorduk. Benim özel günüm olmasını fırsat bilip hep uyumak için yanıma geliyordu.
İşin sinir bozucu kısmı uykum olmamasına rağmen bir günümün dörtte üçünü yatakta geçiriyordum. Arada bir rüyasında ne görüyorsa belimi sıkıyordu. Onu uyandırmakla uğraşıp bir daha uyumasını bekliyordum.
Son beş yıldır bir bebeğe bakıyordum.
Yirmi beş yaşındaki bir bebeğe.
Nefes alamamış olacak ki yüzüyle boynumun arasında mesafe açtı.
"Beynim zonkluyor."
Nefesi boynumu yalayıp geçerken ona karşı cinsel anlamda hiçbir şey hissetmediğim için bu durum beni rahatsız etmemişti. Sadece biraz huylanmıştım.
"Acaba neden beynin zonkluyor?"
Sesimdeki kinayeye burun kıvırmak için biraz doğrulup bana baktı. Uyku konusunda çok hassastı. Özel günlerimde onun yüzünden yatakta çürürdüm. Ne zaman laf çarpıtsam küçümseyici bakışlar atar sonra tekrar uyurdu.
Yine o anlardan birindeydik, bana bir numaralı bakışını atıp yüzünü boynumun ön tarafına yerleştirdi. Çenemi saçlarına yaslayıp sağ kolumu sırtına attım. Sol elimin parmaklarını çoktan kendi parmaklarına hapsetmişti.
"Uykum var."
Uykun yok.
Eğer bunu onun yüzüne söylersem senelerdir aramızda olan o diyaloğu bir daha başlatır sonunda yine Ural'ın dediğinin olmasına şahit olurdum.
☣
"Sabaha doğru bir daha gelirim."
Dağılmış saçlarını elimle düzelttim.
Dış kapıya sol omzunu yaslamış, bana tam açamadığı gözleriyle bakıyordu. Uyumaktan bedeninin mayışmasına rağmen ayakta durmaya çalışması çok tatlıydı. Tabii onunla birlikte bana da aynısı olmuştu ama anlaşmamız gereği ona söylenemiyordum.
Yerimde silkelenip gülümsedim.
Son günlerde kendime bakamamıştım. Acilen toparlanmam lazımdı. İki gün sonra hayatıma kaldığım yerden devam edecektim neticede.
"Şimdi sana 'Sende gel orada yakışıklı erkekler vardır.' derdim de... Müsait değilsin."
Yüzüne yerleştirdiği gülümseme sinirimi bozmuş, onun sağ koluna vurmama neden olmuştu. Bu hareketimi bekliyor olacak ki bozuntuya vermedi.
Bakışlarımı sırayla ayaklarımdaki panduflarda, altımdaki kısa pijamada ve üstüme giydiğim marka olmasına rağmen günlük hayatımda beni gören birinin 'Böyle bir şeyi asla giyecek biri değildi Eliza. Acaba trafik kazası filan mı geçirdi? Kafasına darbe almış olmalı.' diyebileceği ayıcıklı pijamada gezdirdim.
Tam bir fiyasko.
"Kendini incelemen bittiyse ben renkli hayatıma geri dönüyorum."
Kafamı kaldırıp ihtiyaçlarını gidermek için yanımdan giden sevgili nişanlıma baktım.
Yirmi dakika önce Arkın, Ural'ı arayıp bara davet etmişti. Ural ilk başta abisinin teklifini reddetse de sonra benim altında bunaldığımı görüp yataktan çıkmış, şimdi ise abisinin yanına gitmek için benimle vedalaşmayı bekliyordu.
"Hoşça kal."
"Şşş üzülme. Hem bak iki günün kaldı. Sonrası özgürlük. Bu arada sana da hoşça kal."
Yanağıma bir öpücük kondurup arkasını döndü ve gitti.
☣
0792***: Bir şey sorabilir miyim?
Eliza: Sor.
0792***: Ural ve sen ne iş?
Eliza: Yatıyoruz.
Eliza: Şöyle düşün, normal günlerde başlangıcı başka erkeklerle açıp sonda hep Ural'ın yanına gidiyorum.
Eliza: Beni bir o tatmin edebiliyor.
0792***: Cık.
0792***: Yatmıyorsunuz.
Eliza: Seninle de şakalaşılmıyor.
Eliza: Her şeyi biliyorsun.
0792***: Bunu fark ettiğine göre bir daha soruyorum,
0792***: Ural ve sen?
Eliza: Nişanlı?
0792***: O parmağına hiçbir zaman takmadığın yüzükten bahsetme bana.
Eliza: O zaman, sevgili?
0792***: Eliza lütfen.
0792***: Gerçeği söyle.
Eliza: Hangi gerçek?
Eliza: Tam olarak şu an neden böyle bir soru aldığımı bile bilmez, seni tanımazken; hangi gerçekten bahsettiğini nasıl anlayabilirim?
0792***: Ural neden özel günlerinde senin evinden çıkmıyor?
Eliza: Her şeyi biliyorsun da bir bunu mu bilmiyorsun?
0792***: Bu sorumun cevabı bu kadar zor olmamalı.
Eliza: Seni ilgilendirmiyor.
0792***: Peki.
0792***: Neden özel günlerinin dışında her gece en son daima ona gidiyorsun?
Eliza: Bu da seni ilgilendirmiyor.
0792***: Ural'dan hoşlanıyorsun?
Eliza: Hayır.
0792***: O zaman o senden hoşlanıyor?
Eliza: Hayır.
0792***: Aileleriniz birlikte zaman geçirin diye zorluyor?
Eliza: Hayır.
0792***: Cevap vermeyeceksin değil mi?
Eliza: Evet.
0792***: Tamam.
0792***: Gidiyorum.
Eliza: Git.
0792***: Hoşça kalmayayım mı?
Eliza: Sen bizi mi dinledin?
0792***: Belki evet belki hayır.
Eliza: Bu yaptığın saygısızlık.
0792***: Oradan geçiyordum ve duydum.
Eliza: Benim evimin önünden geçiyordun?
Eliza: Gecenin bir yarısında?
0792***: İşim vardı.
Eliza: Beni dinlemek gibi bir iş mi?
0792***: İyi misin diye bakmak gibi bir iş.
Eliza: Günün sonunda yine başkasının koynunda uyanacak bir kadınla konuşuyorsun.
Eliza: Yerinde olsam beni önemsemezdim.
0792***: Sen kimsenin koynunda uyumuyorsun.
0792***: Başka şeyler yapıyorsun tamam ama uyumuyorsun.
Eliza: Yani?
Eliza: Yaptığım eylem uyumaktan daha masummuş gibi konuştun.
0792***: Görüşürüz.
0792*** | Çevrim dışı
Eliza: Gerçeklerden kaçma.
Eliza: Beni sevmek gibi bir aptallıkta yapma.