"Ama sen böyle de ben koktun..." "Bu seni rahatsız eder mi?" Elleriyle yeni yıkadığım saçlarımı taramayı bırakınca arkamı dönüp ona 'Sorun ne?' der gibi baktım. Gözlerinin içindeki parıltıyla bana doğru yaklaşıp burnumun üstüne bir öpücük kondurmuş burnunu burnuma sürtüp geri çekilmişti. Onun bu hareketinin büyüsünden çıkmaya çalışarak önüme döndüm. Saçlarımın arasında bu sefer tarak değilde onun elini hissettiğimde huylanmıştım. "Olayın artık kokundan çıktığını düşünüyorum Ay Parça'm." Saç diplerime mesaj yaparken kafamı ona doğru biraz daha eğmiştim. "Olayın ne olduğunu düşünüyorsun?" "Varlığın." Başımla birlikte arkaya doğru düşer gibi olduğumda Ural omuzlarımdan tutup düşmemi engellemiş sonra yerinden kalkmak için hareketlenmişti. Onun hareketlenmesine karşılık olarak arkamı

