1. BÖLÜM (PART 1)

871 Kelimeler
Gecenin en karanlık adamı... Gündüzün en parlak kadınına tutulursa ne olur? Ay ve Güneş aynı gökyüzünde durabilir mi? Aşk, zıtlığın içinde doğar. Gecenin ortasında doğan bir güneş ve güneşi ilk kez seven bir adamın hikayesi. Birlikte olmanın imkansız olduğu bir dünyada, birbirleri için tüm kuralları yıkan iki yüreğin savaşı. Tutkulu, çarpıcı ve yürek burkan bir aşkın izini sürmeye hazır mısın? Bazı hikayeler... Sadece sonla değil, sonsuzlukla biter. 🌙☀️ (S)ONSUZLUK 🌙☀️ Sıradanlığı seviyordu genç kız. Toprakta çıplak ayak yürümeyi, yere oturmayı, ağız dolusu gülmeyi, hıçkıra hıçkıra ağlamayı, sevinçlerini haykırmayı ve öfkesini dolu dizgin yaşamayı seviyordu. Sıradanlığın verdiği özgürlüğü seviyordu. Çünkü insan en çok kendi olabildiği zaman insandı. Kusursuz değildi, olmaya da çalışmıyordu. 'Mükemmeliyetçilik ona çok uzaktı' bunu biliyordu. Bir ağaca bakarken bütün duyguları ve düşünceleriyle, bir müziği dinlerken bütün ruhuyla bir bütün olmayı seviyordu. Kendisiyle ahengi ve kendisıyle dostluğu seviyordu. Bu yüzdendir ki sabahın erken saatlerinde çıkmıştı evden. Bir sahil kenarında çıplak ayaklarını suya sokmuş oturuyordu. İş saatinden birkaç saat öncesiydi dışarı adımını attığında. Fazla uyumayı sevmezdi. Akşam erken saatlerde yatağa girer, sabah da erken saatlerde uyanırdı. Belki de babası gittiğinden beri böyleydi. Annesi ve kendisine ihanet ettiğinden beri... Çalışması gerekiyordu. Evini geçindirmesi gerekiyordu. Annesinin çalıştığı para bütün evi geçindirmeye yetmiyordu. O erken yaşta büyümüştü. Çocukluğunu bile doğru düzgün yaşayamamıştı. Hayali olan üniversiteye gidememişti. Mimar olmaktı en büyük hayali. Ama olamamıştı. Her çocuk annesi ve babasıyla birlikte olduğu hayaller kurardı. Ancak Güneş o birlikteliği hiçbir zaman yaşayamayacaktı. Hiç o çocuklar kadar tam olarak mutluluk nedir tadamayacaktı. Hep bir kanadı kırık güvercin olarak kalacaktı. Güneş yaralı bir kuştu ve babasından nefret ediyordu. Elinden çocukluğunu almıştı. Ve bu yüzden babasını hayatı boyunca affedemeyeceğini çok iyi biliyordu. Babası... Başka bir kadın için evini, çocuğunu, yuvasını terk edip gitmişti. Çalıştığı şirketteki zengin bir kadın için... Sahi kaç yıl geçmişti aradan. O zamanlar yirmibir yaşındaydı. Şu an ise, yirmibeş yaşında. Ve onun bir kanadı hala kırıktı. Evet annesi vardı yanında, peki ya babası... Bir daha annesi ve babasını asla bir arada göremeyeceğinin farkındaydı genç kız. Bir söz vardı ya hani, 'bu hayatta babana bile güven olmaz.' diye. Çok doğruydu. O babası yüzünden diğer erkeklere olan güvenini de kaybetmişti. Kimseyi hayatına almamasının sebebi de buydu. Kol saatine kısaca göz attığında işe geç kalmak üzere olduğunu fark etti. Bu yüzden de hemen kendini toparladı ve çalıştığı Cafe'nin yolunu tuttu. Babasının doğum gününde ona aldığı kol saatini bile hala kolundan çıkarmıyordu. Düşüncelerini bir kenara savurup durağa gelmiş ve otobüsü beklemeye başlamıştı. ********* Sonunda Cafe'ye giriş yaptığında hemen alt katta ki soyunma odasına gitmesi bir oldu. Neyse ki fazla geç kalmamıştı. En azından patronunun henüz gelmediğini biliyordu. Her gün aynı saatte gelirdi çünkü, ve genç kız ondan önce gelmişti. "Güneş nerede kaldın yaa?" diye arkasından sorarak gelen iş arkadaşı Nilay'dı. "Geldim işte. Ne oldu, patron mu geldi yoksa?" diyerek endişeyle sorduğunda arkadaşının başını olumsuz anlamda sallamasıyla birlikte derin bir nefes aldı. "Hayır daha gelmedi de, sen bu kadar geç kalmazdın ki. Merak ettim o yüzden." Nilay bile biliyordu arkadaşının uyuyakalma gibi bir ihtimalinin olmayacağını. Çünkü genelde kendisinin geç kalmışlığı bile olmuştu fakat Güneş asla geç kalmazdı. En azından son zamanlara kadar... "Yürüyüş yaptım biraz. Saatin farkına varamadım." Bunu söylerken belli belirsiz omuzlarını silkmişti. İş kıyafetlerini giydikten ve saçını da çalışırken rahatsız etmemesi açısından at kuyruğu yaptıktan sonra birlikte üst kata çıkmışlar ve yoğun iş temposuna başlamışlardı. Nilay ve Güneş haricinde dört tane daha garson vardı. Onlar üst katta olmalıydılar. Çünkü bu sabah, üst kat da alt kat kadar yoğundu. Çalıştıkları Cafe ünlü bir işletmeydi. Bir çok bilinen kişilerin, zenginlerin ve ünlülerin geldiği bir Cafeydi. Bu yüzden de her gün bir öncekinden çok yoğun olabiliyordu. Genç kızın ne kadar yorgunluktan bir hali kalmasa da başka çaresi yoktu. Çalışması gerekiyordu. Bu işe ihtiyacı vardı. Bunun bilinciyle birlikte sabretmeye çalışıyordu. En azından maaşı diğer yerlere göre çok daha yüksekti. Yıllardır orada çalışıyordu ne de olsa. Öğle saatlerine doğru gelmişti patronları. Ve onun gelmesiyle birlikte zaten yoğun olan Cafe daha fazla yoğunlaşmıştı. Hatta öyle ki, Güneş bu yoğunlukta yemeğini bile yemeye fırsat bulamamıştı. Zaten sabah da evden erken çıktığı için haliyle kahvaltısını da çok erken yapmıştı. Yine de bunu umursamayıp çalışmaya, kendini işine vermeye çalıştı. Patronu diğer günlere nazaran bugün daha stresliydi. Hiçbir çalışanının durmasını istemiyordu adeta. "Hadi daha hızlı olun biraz. Bugün önemli misafirlerim gelecek. Ona göre hazırlayın kendinizi!" Ve üst kattaki odasının balkonundan doğru duyurmuştu sesini. Uyarısıyla birlikte çalışanlar da bir koşuşturmaca başlamıştı. Patronları özel misafirlerine çok önem veren biriydi. Hepsi de bunu biliyordu. Gazabından kurtulmak için de daha hızlı olmaları gerekiyordu. "Şimdi anlaşıldı sabahtan beri neden bize kök söktürdüğü." Güneş, arkadaşının sesini duymasıyla birlikte başını ondan tarafa çevirdi. Nilay başladığı cümleyi, "meğersem özel konukları gelecekmiş. Eee, zenginlik bunu gerektirir işte." diye devam ettirmesiyle birlikte başını olumlu anlamda sallamıştı. Çünkü hak veriyordu arkadaşına. Geleceği misafirler zengin olmalıydı ki, o yüzdendi bu kadar özenli hazırlık. Patronlarının ne kadar yalaka bir adam olduğunu her ikisi de biliyordu. "Bu sefer kim gelecek acaba?" Nilay'ın kendi kendine konuşuyormuş gibi sorduğu soruyla birlikte bu sefer hafifçe dürttü onu. "Şşşt, bizene canım, kim gelecekse gelecek. Duyacak şimdi." Sona doğru sesi uyarır nitelikteydi. Bu ses arkadaşına işine bakmasını söylüyordu. Ve Nilay'da bunu anlayarak işine devam etti. Gelecek misafirlere özel masa hazırlanıyordu şu an... ☀️ DEVAM EDECEK... 🌙 Sizce bu özel misafirler kim olacak? Erkek baş karakterimizle alakası olduğunu düşünüyor musunuz?
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE