Can ağır ve sarsak adımlarla , loş ışıkta mutfağa girdi. Uykusuzluktan gözleri yanıyordu. Uzun zamandır , bu durumdalardı. Boş bir bardak alıp , su doldurmaya başladı. Bir an için , gözleri kapandığında , taşan suyla yerinde irkildi. Harika! Artık ayakta uyumaya başlamıştı. Islanan yerleri kuru bir bezle silip mutfaktan çıktı. Yatak odasına girdiğinde , iç çekmeden edemedi. Üç yıldır hemen hemen her gece aynıydı bu görüntü. Homurdanmadan edemedi. Kendi oğlunu kıskandığına inanamıyordu ama kıskanıyordu işte. Eğer şanslılarsa , Beste Batuyu kendisiyle uyumaya ikna ettiğinde karısı sadece ona kalıyordu. Su dolu bardağı komodinin üzerine bırakıp yatağa girdi. Üzeri açılan , anne oğulun üzerini örtüp sırt üstü yattı. Başını çevirip tekrar mışıl mışıl uyuyan oğluna baktığında derin bir nefes

