ZİLAN kader, belkide insanın ellerinde idi. sadece doğru kararı verip, pişman olunacak şeyler yapmamayı öğrenmek gerekirdi. bilinmezlik, bilinmezlik... kaderindeki insanı bilememek kadar acı bir şey Yok. ya iyi, ya kötü... peki şuan bu konumda olmam benim kaderim miydi? kararları ben verdiysem, evet, bu benim kaderimdi. kendimi hiç bu kadar kötü hissetmemiştim. daha üç saat önce bir evlilik kararı almış, karşımdakinin evli olduğunu bile bile evet demiştim. sırf buradan kurtulmak için... insan kendi ailesinden kurtulmak için başka bir cehenneme adım atarmıydı... ben atmıştım. hem de başıma gelecekleri bile bile adım atmıştım.. kapıyı kilitleyebilir, kimsenin bu odaya girmesine izin vermeden kendimi öldürmeye teşebbüs edebilirdim... ama ya ölmeyip, hayatta kalırsam, sonra ne olacak

