yazardan... " sarsılmaz sanıyorsun kendini! oysaki ben senin hayatından çıktığım an, peşimden köpek gibi havlarsın! sen bir hiçsin Yaman, sen bir hiçsin... " bu ses son üç yıldır aklını delik deşik ediyordu. Aslı dereli... namı diğer ihanet sarmalı... Barakanın o boğucu karanlığında zaman, Yaman için sadece Zilan’ın hıçkırıklarının ritmiyle akıyordu. Aslı’nın zihninde yankılanan bedduası, geçmişin paslı bir zinciri gibi ayaklarına dolanmaya çalıştı ama bu kez o zincir kopmuştu. Zilan’ın sarsılan omuzları, Yaman’ın kanlı göğsünde derman bulurken; Yaman, yıllardır kalbini bir kışla disipliniyle koruyan o buzdan duvarların çatırdayarak yıkıldığını hissetti... hissediyordu da. Artık mesele sadece bir operasyon ya da bir kızı kurtarmak değildi. Mesele, bu barakanın rutubetli duvarları arası

