yazardan.... Aradan birkaç saat geçmişti, Ev sessizdi ama bu sessizlik huzurdan değil, bastırılmış öfkeden doğuyordu. Zilan odasında, yatağın kenarında oturuyordu. Askıdaki kolu sızlıyordu. düşüncelerine bir türlü hâkim olamıyor, babasının neden Dilsiz bir çobana bu kadar acımasız olduğunu anlayamıyordu... insan insana empati kurmalı, yaşadığı kusuru bir bağ haline getirerek aynı yerden anlamalı, dinlemeliydi diye defalarca kez aklında yankılanıyordu iç sesi... ama fayda etmiyordu, çünkü Salih beyin empatik yeteneği sıfır, zulümü on plandaydı... gözlerini kapatıp, ağrıyan koluna hafifçe dokundu, acısı Keskin, yaşanmışlık daha bir derindi... dakikalar sonra uzun koridorda bir hareketlilik oldu, sert adım sesleri, homurdanmalar yaklaşıyordu. ve bu gelenin kim olduğuna küçüklükten ber

