Hurşit kahvesinden bir yudum çekti.. Murat öfke ile bakıyordu yaşlı adama.. Murat’ın öfkesi bakiydi ''Hangi elinle vurdun lan çocuğa'' Hurşit, vurdun duymaz haliyle ''Hak edene cezasını keseceksin demişler'' ''Ne diyorsun lan sen'' Murat, dişlerini sıktı Hurşit, aynı küstahça tavırla devam etti ''Benden kurtardığın o küçüğe bu p.ç baktı bende sana bırakmadan cezasını kestim'' ''Nee'' Hurşit arsızca genç kızın adını ağzına aldı ''bir içim su Hanife'' ''Sakın ağzına alayım deme, çocuğun adını'' ''Her neyse, Ali denilen o serseri benden sakındığın kızla fingirdeşiyordu. sana bırakmadan cezasını ben kestim'' ''Sen kimsin ki lan ceza kesiyorsun'' ''Adamlarına söylemedin mi, o kıza kim bakarsa gözünü çıkartırım diye'’ Hurşit, Hanife’ye malı gibi davranıyor. O bunu yaptıkça Murat delir

