Bazen kelimelerin kifayetsiz olduğu anlar vardır, böyle konuşmak içinizde oluşan ama dilinize ulaşamayan bir sürü kelime olur, tam olarak o noktada idim. Konuşmak istiyordum ama dudaklarımı aralamaya gücüm yoktu, Murat’a baktım sadece sonra yine Harun Bey’in Murat’a bakan çaresiz gözlerine. Bir insanın bu hayatta sınanabileceği kadar imtihana tâbi tutulduğunu biliyordum ve karşımda bu olayları gördükçe aslında yaşadığım aşk acısı bile gözümde küçücük kalıyordu. Karşımda acı kelimesinin vücut bulmuş hali dururken ben sadece kandırılmışlık hissi için bile bitik bir hale gelmiştim, o an içimden gerçekten yakınlarımın acısı ile imtihan edilmediğim için şükür etmem gerektiğini anladım. Odaya giriş anımda yaşadığım sinirden eser yoktu, neler düşünmüştüm ama aklıma asla gelmeyecek şeyler duyara

