Benim Roni mi ?♥️

3548 Kelimeler
(Dile te gorina min bı mirin mizginiye yare) (Kalbin benim mezarım olursa ölüm müjdedir, yarim) Roni'n günlüğüden alıntı aldım. Benim bütün özlemlerim sana sevmelerim de sana gülmelerim ,ağlamalarım da her şeyim sana, bana aşkı sorma ben bilmem tanımam.... Bana seni sor Aştan sayılır mı, bilmiyorum ama Aşk diye seni anlatırım... Sahi aşk dedikleri nedir ? Bana Hayatı sorma senden öncesini hatırlamıyorum.. yaşamadım sanki nasıl yaşardım bilmiyorum.. Şu hasretin bağrımı deşti.. İnsan gelmeyini beklerken mi Ömer? Ben seni ne çok bekledim. Gelmenin İmkansız olduğunu bildiğim halde bekledim. bana hayat mı zaman mı güzel diye sorsalar... Sen güldüğünde yanağında oluşan gamzelerin gelir aklıma. Gel Ömer gel , haberin yok beklediğimden ama hissetmiyor musun ? insan hissetmez mi onu bekleyeni , Beklemeler düştü payımıza gelmeyeni beklemek zor , ama seni beklemek de güzel şey. Roni'in günlüğünden bitti... yazarın anlatımı... Ömer Urfa'ya gelmişti, diyor ki turna Gözlü kız uyanmadan dönmeyeceğim. Turna gözlü kız onun için geldiğini bilmeden günlerce yoğun bakımda kaldı. Ömer bir kere bile girmedi içeri. Adımını atsa içeri Roni ölecek gibi hissediyordu. Belki içeri gitseydi Turna Gözlü kız çoktan uyanmıştı. Ömer Xebat'la konuşmuştu herşeyin yolunda olduğunu öğrenmişti. Ömer akşam herkes giderken gelirdi.. Sabah kimse gelmeden de giderdi. Gece Ömer onu izlerken kantinden çay almaya gittiğinde. Özlem hemşire gülerek ona Roni, uyandı Ömer bey " dediğinde Ömer Gözlerini kısıp anlamaya çalışır gibi baktı. " Roni mi, benim Roni mi uyandı?" Benim diyordu Ömer benim Roni'm. Özlem hemşire gülerek başını salladı. " Evet sizin Roni " Ömer hemşireyi sıkıca sarıldı . "Ömer bey.... Ömer bey durun lütfen " Ömer şaşkınlıkla ne kadar ayıp birşey yaptığının farkına varıp " Kusura bakmayın" deyip utandı. Ömer ancak o zaman anladı ne yaptığını bir iki adım geri gitti ... sevinçten gözleri dolmuştu, sanki Ömer yeni nefes almaya başladı... " Onu görebilir miyim" " ama yeni uyandı çok az olur, çok da iyi değil onu görmeniz " Ömer Bir an duraksadı .gülmesi soldu ya yine giderse ya yine birşey olursa ..Ömer kaldıramazdı ki.. yanına gidemezdi . " Tamam "deyip içeri girmedi içinden hala inanamıyordu Roni uyanmıştı. Ya o da Hiwda Rosin gibi olsaydı. Ömer o gün elini tutup sevdiğini söylemişti diye. Roni'in kalbi durmuştu doktor onu duyduğunu ve heyecanlandıgını söylemişti ona . Ya Ömer sevgidiği kadının eceli olsaydı dayanır mıydı buna .... Bir sevdiğini daha kaybedemezdi. hele onun yüzünden olduğunu düşünürse hiç dayanamazdı. Ömer hastaneye her geldiğinde Roni'ye bir gül getirirdi.. hemşire baş ucuna koyardı. Babası sormuştu kim bu gülleri getiriyor diye. Özlem hemşire .."ablası getiriyor "deyince Mehmet Ağa ses etmemişti.. Özlem hemşire ilk Ömer'in geldiği anı hatırladı. Ömer bitikti o gün Roni'nin kalbi durmuştu. (Deli gibiydi) dedi, içinden Geçen sene Ömer bu hastaneye sma hastası çocuklar için yüklü bir bağış yapmıştı tanımıştı hemen Ömer'i .. Özlem hemşire ona bakınca üzülüyordu.. Bir çay alıp yoğun bakımın olduğu tarafa yöneldi "Ömer bey alın bu çayı içiniz ısınsın" "Teşekkürler" "Rica ederim" "Niye içeri girmiyorsunuz.. her akşam geliyorsunuz sabaha kadar kalıyorsunuz gül getiriyorsunuz kendiniz götürseniz olmaz mı " "Olmaz " " Sesinizi duysa belki ona daha gelir" "Olmaz giremem " "Burdan da ayrılmıyorsunuz" " Gidemem burdan " Ömer gidemezdi nasıl gitsin? Ya birşey olsaydı nasıl gitsin Günlerce hiç dinlenmiyordu gözüne uyku girmiyordu. Ömer uyuyamıyordu ki ? Geçen gün Ömer onu camdan izleyip beklerken Özlem hemşire"Ömer bey biraz dinlenin kötü görünüyorsunuz " " sizden birşey rica edicem" "Tabi " "Sizden sadece onun yastığını istiyorum" "Anlamadım" " Roni,nin yastığını istiyorum " Özlem hemşire şok olmuş Ömer'e baktı. Çok üzüldü o an karşında ki adam dağılmıştı "Ta tabi " Özlem hemşire hasta bakıcıya Roni' nin yastığını değiştirmesini istedi ..adam değiştirdi. Özlem hemşire yastığı eline aldı Ömer doğru geldi. "buyrun Ömer bey" gözleri yaktıkta takılı kaldı. "Teşekkürler"Deyip odaya doğru yürüdü. arkasını döndü . "birşey olursa" "Tamam ilk size söyleyeceğim" odaya doğru yürüdü kucağında onun tabiri ile bahar kokusunu ile yatağa oturdu..burnunun direği sızladı özlemden Ömer gölgesine bile sarılırdı öyle özlemişti. onun kokusunu almak istemişti de yanına gidememişti. Ömer'in anlatımı "Kucağımda yastıkla yatağa oturdum Hasretten içim yandı . Ne bu hasret Turna ne Zaman bu kadar içime işledin. yastığı burnuma getirdim .. Benim için bu kadının kokusu gül ,çiçek falan değil baharın ta kendisiydi. gözlerim çoktan dolmuştu benden habersiz aktı gitti, kucağımda ki yastığı sıkı sıkı tuttum. Bahar kokulu Turna'mın kokusunu ciğerlerime çekitiğimde ruhum çekilmişti sanki bedenimden. Başımı Yastığı koyup uyudum.. nasıl uyudum bende bilmiyorum . Roni, hastanedeyken uyumamıyordum anlık gözlerim dalıyordu, Çok değil kısa bir sürede Roni 'nin kalbi durduğu yeri görüyordum ,birde kaybettiğim canım gibi sevdiğim kişiyi görüyordum. Bana korkma canı benim ki gibi yanmayacak diyordu.... Özlem hemşire gelip Roni,nin uyandığını söylediğinde nasıl anlatılır. bilmiyorum ama sanki nefessiz kalmış ciğerlerim Nefes aldı öyle birşeydi. istersem yanına girebilirmişim. nasıl istemiyim. Elimde ki karton bardağı küçük küçük parçaladığımı özlem hemşire elime bakınca fark ettim. Teşekkür edip Hızlı bir şekilde hastaneden çıktım dursaydım yanına girerdim.. Yanına girmeyede korkuyordum. bu sinirimi çıkarmam lazımdı ve ben kimden çıkaracağımı biliyordum.. Arabaya binip Mardin'e doğru yola çıktım"Xebat nerdesin.." "kendime evdeyim sen nerdesin " "emanetim vardı sende yıllar önce verdiğim onu bana getir ." "kimseye haber vereyim mi emaneti ne yapacaksın " " bu sinirimden nasibini almak istemiyorsan sus al getir lan " " Bende geleceğim " "onun için aramadım, sen gelmiyorsun hiç kimse gelmiyor! bu benim meselem ben hal edeceğim .." "saçmalama lan ben gelmesem bütün aşireti arkana takarım" " ulan puşt ben ne diyorum sen ne yapıyorsun" "Ben karışmam yemin ederim amcama söylerim" "tamam lan tamam( kucik)köpek gelince konuşalım" deyip yüzüne kapattım. Mardine geldiğimde eve girmeden Xebat ' ı beklemeye başladım Sonunda gelebildi. "pismam ne yapacaz ,kime yapıcaz."deyip direkt kendini olayın içine koyması sinirini zıplatıyordu. "sen değil ben yapıcam " bu sefer öfkelenen Xebat'tı. "Bak adam akıllı anlat olayı ,ne yapacazsak beraber yapalım" Lan kim bana dedi bu şerefsizi ara "Seni arayıp çağıranın aklıma tüküreyim" Xebat sinirle bana bakıp "Roni uyanmış .ne arıyorsun burda, bunca zaman o kız uyansın diye geceleri sabaha kadar hastanede bekleyen sen değil miydin ? niye görmeden geldin birşey mi oldu kafayı yicem anlat " İçtiğim sigarayı burnumdan vermeden yuttum bütün dumanı.. ciğerlerim Roni,nin kokusu ile yanıyordu dumandan değil.. "baksana haline " "ne var lan halimde ne var, Uyandı işte ben uyansın diye bekledim sadece." Xebat bu dediğime inanmadan ters ters baktı. " Saçma sapan konuşma lan " " Ben seninle uğraşamam boş boş konuşma" "Ömer Kur'an sabrım taşıyor " " Korkuyorum lan yanına gidersem Hiwda gibi öleceğinden korkuyorum yanına gittim benim yüzümden kalbi durdu. " Seninle ne alakası var yok öyle birşey, Senin suçun değil bu saçma suçluluk duygusundan vazgeç" " Roni bana onu hatırlatıyor onun gibi asi ve deli , masum uzak duramıyorum" Ben üçüncü sigarayı içerken Xebat arabaya yaslanmış Mardin'e bakıyordu. "Dilan dedi ki Roni hep senin yolunu gözlemiş seni bekliyor Ömer bırak ne yapacaksan ben yaparım kimi öldüreceksen ben öldürürüm lan " "Ali "bana bakıp kaşlarını çattı. "Ali kim? " "Feray teyzemin oğlu " Xebat şok olmuş bana bakıyordu.. "o mu yaptı it oğlu it onun yedi sülalesini s**** niye lan niye pislik herifin teki onu biliyoruz ama seni neden bıçaklasın" Derin bir nefes verdim. Söyleyeceğim şey ağırdı bana çok ağır geliyordu. "Murat,ın düğününde akşam dışarda Roni'yi taciz etti." Xebat sinirden bir ileri bir geri gitti, ellerini yumruk yaptı dişlerini sıkıyordu Öfkesinden delirdi "öldürseydin şerefsizi lan biz uyuyormuyduk bu piç bunları yaparken.." " Birşey olmadı, ben dışarıda sigara içiyordum seninle konuşurken Roni dışarı çıktı, sonra arabalara doğru gitti. Birden kayboldu içeri görmediğine emindim o yüzden arkasından gittim "o zaman sen onu o hale getirdin" Başımı sallayıp" evet " dediğimde " Lan öldürseydin elini kolunu koparsaydın" " Roni vardı orda, kimse görmesin diye korkudan koluma asıldı" "Ali iti de kendine yedirmedi sırtından bıçakladı seni ... Kimseye birşey diyemedin Roni,nin başı belaya girmesin diye görmedim dedin Başımı ağır ağır saldım. Duysalardı, Aşiret toplanırdı çıkacak kararı herkes bilir Roni'yi Ali itine verirlerdi. Bunu yapacağıma bıçak yarası ile ölürüm daha iyi kendi hesabımı kendim keseceğim " " Ee ne yapıcaz şimdi " "Kimse anlamasın diye Biraz zaman geçmesini bekledim ,Roni' nin de uyanmasını bekledim " Telefonum çalınca gelen haberle "(Spas pismam )( Teşekürler kuzen)" Deyip Ali ' nin yerini öğrendim. Xebatcan hade gidiyoruz. Birde yüzüme bakıp bıçaklasın beni bakalım ciğeri yetiyor mu ?" Arabaya binip yola çıktık içkili bir mekana gelip içeri girdik Ali'nin yanında iki kadın vardı müzikli içkili bir bar dı.. " Ömer orada " başımı sallayıp baktım. İkimiz ona doğru giderken elimi Ali'nin omzuna atıp var gücümle sıktım "Sewbaş".(İyi akşamlar) Ali hem şaşırmış hem korkudan ne yapacağını bilemez bir halde "Ömer"dedi "Ömer ya Ömer, hade gel bakalım gidiyoruz " Ali " nereye gidiyoruz " dediğinde "Sorma söylemem sürprizi bozamam" deyip onun yaka paça çıkışa doğru götürdüm direnince Belimdeki silahı hissettiğinde soğuk terler döktü.. "ne oldu soğuk ecel terleri döküyorsun beni öldüremedin maalesef elinde ki şansı kaybettin.." deyip ona öldürek gibi baktım . Dışarıya çıktığımızda Ali soğukta kalmış it gibi titriyordu. Xebat şoför koltuğunda" Nereye gidiyoruz"diye sorunca Ali'ye öldürecek gibi bakıyordu. "dedemin boş deposu " "olur Ömer'im çay da içer miyiz" "Ali'nin kanından olsa olur tabi" Ali şok olmuş ve korkmuş ikimizi dinliyordu ..... "Ömer saçmalama beni öldürecek misin biz kuzeniz annem seni çok sever"dedi Ona gelince beni sırtımdan bıçaklasın bana gelince biz kuzeniz annem seni çok sever . Sinirden gülerken "Ya öylemi seninle kuzen olmak yerine şeytanla kardeş olmayı tercih ederdim ya tüh yeni mi aklına geldi lan it senin yüzünden yaşamadığımız şey kalmadı... araba durunca Xebat elini arkaya atıp ona bir tane vurdu. "in lan pust sapık sana neler yapardım da neyse in sen bi " Ali Korku dolu gözlerle bana baktı. " Korkma lan öyle bir şey değil sadece seni öldüreceğiz" ölümden beter edeceğimi o da biliyordu... "wey sen hoşgelmişsin" deyip güldü Xebat.. onu depoya atıp Ali 'nin eline bıçak verdim. " gel lan gel ben senin gibi sırtındın bıçaklayacak adam değilim, sen hele bu sefer de böyle dene " Ali elindeki çakıyı bana doğru savurdu. İçimde birikmiş tüm öfkeyle yüzüne vurdum tek hamlede yere düştü. Xebat boş bir tenekenin üzerine oturmuştu "Ömer semavere vay koysaydık çok güzel olurdu .. çay oluncaya kadar vaktimiz de vardı.. çekirdek falan alsaydık lan güzel olurdu.." Üzerine eğilip üst üste vurdum yumruğumu burnuna geçirdiğimde Ali acılar içine bağırdı. Onu yerden kaldırdım Ali eline aldığı bıçakla bana doğru gelirken tekmemi yüzüne geçirdim. "Ali'cim boyu uzun bacak yapısı uzun sen yetişmeden yedin tekmeyi.." diyen Xebat keyifle izliyordu.. ona göre bunun hakkı ölümdü. ama arada teyzem vardı. "Roni yüzünden yapıyorsun ben kendimde değildim." deyip acıdan inledi. Ali elinde ki ile kolumu sıyırırken Xebat dilini ısırdı." şimdi bütün aşiret gelse senin belanı bellicek "deyip Ali 'ye baktı. boğazını sıkıp "Ali bak seni öldürmemen için hiç bir sebebim yok deyip üst üste yumruk attım .. Ali çoktan bayılmıştı Bir süre Xebat onun yüzüne su attı . "günaydın bebekami " dedi Ali'ye sırıtarak. yerimden kalktım bütün sinirimi ve öfkemi bu şerefsizden çıkarırdım sanıyordum, Ama ne öfkem ne de sinirim geçmedi. Ali En son zor nefes alıyordu.. "bir hastanenin önüne atalım"dediğimde Xebat "direkt mezarlığa gitsek olur mu..?" "Yok olmaz Feray teyzem var lan " Xebat başını sallayıp "şu koluna baktıralım " yok dediğim için evin önüne geldik. "gerek yok hadi geldik eve in benim işlerin var Urfa'ya gidecem beni görmedin.. " Xebat pis pis gülerken bende başımı yan yaptım. " Atsan atılmıyor satsan satılmıyor Allah'ıma" Xebat" Yürü git lan bulmuş beğenmiyor benim gibi kuzeni" Ben Urfa'ya doğru geldiğimde,sanki evime gidiyor gibi bir his oluştu içimde. İki gün olmuştu uyanalı hala göremedim Turna gözlü kızı . İçimde hala onun ölecek korkusu vardı. Ben hastaneye geldiğimde onun yanına gidemedim . Biraz daha iyileşmesini bekledim. "Senin bu kokun canımı alıyor Turna, kim demiş ölümden öte köy Yok diye.. Ölüm den öte özlemek diye bir yer var Eti yok Kemiği var...cesedi var... Mezarı yok.... Ne zaman geldin de gittin bu kadar yok oldum sende...ne zaman turna ne zaman Roni ,den Kendime geldiğimde hemşire Ömer'in burada olduğunu söylemişti. Nasıl yani Ömer burada mıydı Beni mi beklemişti.. heyecanla gelmesini bekledim .. Yaa gelse ne diyecektim. Roni bayılıp Kendini rezil etme sakın, Offff kalbim duracak gibi..... Her akşam bir ses kulağıma uyan Turna Ömer geldi diyordu ... Ömer değildi... Kimin sesiydi nasıl bir sesti bilmiyorum ama ben bu sözleri her akşam duyuyordum.... Gözlerimin üzerinde dünyanın ağırlığı vardı sanki açamıyordum ... Ömer gelecek şimdi diye bekledim Sanırım yine kalp krizi geçirirdim, heyecandan Sus sus dedim kalbime duracaksın sus Ömer'i görmeden sevmeden durma İçeri hemşire girdi, üzgün gözlerle bana baktı.. "Ömer nerede.." " gitti.." "Nasıl neden gitti burada dediniz seni bekliyor dediniz.." "Evet ama gitti uyandığınızı duyunca çok sevindi sonra gitti.." Hani beklemiştin Ömer insan beklediğini görmeye gelmez mi ? Ama neden madem beklemişti neden gitti.. bana çok mu kızgındı yaptıklarım için . Heycandan atan kalbimin dört duvarı hüzünle örüldü. İçimi kaplayan hüzün ile gözlerimi yumdum. Kalbim kırıldı sanki. Ne ilacı , Ne tedavisi Ömer bir gelsen sarılsak ben iyleşirim kalbim dursada sen yine de gel... Bekledim, gözüm kapıda kaldı Ömer gelmedi.... İki gün boyunca gözüm her kapı açıldığında Ömer diye baktı.. Ama değildi... Uyumamak için direniyordum Ömer geldigi zaman uykuda olmak istemiyordum.... Özlem hemşire serumu değiştirmek için içeri girdi Roni hanım" bu yastığını alıcam dedi... Tamam.. dedim Sonra güldü samimi ve güzel bir kadındı. " kokunuz olmadan uyuyamayan bir adam var dışarda içeri girmiyor, izin verirseniz ona vereceğim " "Duyduklarımın şaşkınlığını üstümden atamıyordum ne yani benim için buradaydı, bide uyumak için yastığımı mı istemişti.. O an dünya beni ben dünyayı kucakladım sanki dünyalar benim oldu evet dünyalar benim oldu tanımı bu şekilde olur ancak .." Neden gelmiyor ki ? özlem Gülerek bana bakıyordu. Gelsin demek istiyordum ama kadından utanıyordum. "her akşam gelir sabaha kadar kalır aileniz gelmeden giderdi.. uyumadığını anlamıştım yastığınızı istedi Bende verdim..." şok olmuş Hemşirenin söylediklerini dinledim o an dünya senin deseler istemezdim ki Ömer buradaydı beklemişti beni " Ömer mi, Eminsiniz değil mi "? " Evet Ömer Demirhan" "Peki hiç mi içeri girmedi " "Yok ilk gece girmişti kalbiniz durunca bir daha içeri girmedi " "Benim kalbim mi durdu.." "Evet " dedi serumu takarken bir yandan da bana bakıyordu. Madem gelmişti buraya kadar bi gelseydi de görseydim onu , asıl kalbim bu özlemi kaldırmaz.. Özlem hemşire yastığı alıp çıktı. Ben şaşkınlıkla elimi ağzımın üzerine koydum.. " İnanmıyorum Ömer gelmiş benim için gelmiş " Heycandan kalbim küt küt atarken kendi kendime güldüm. Sabaha karşı kapı açıldı .. hemşire yine serum takmaya gelmiştir diye . gözlerim uyku mahmuru açmadım. Yaklaşan adım seslerinden vallahi onun geldiğini hissetim nasıl tuhaf bir duyguydu ,bilmiyorum ama gözlerim kapalı yemin ederdim geldiğine öyle bir emin olmuşluktu... acaba beynim bana oyun mu oynuyordu ... Sonra bir el yüzüme dokundu... Ömer'di bu Ömer. Ben onun dokunuşundan bile tanırdım. Elimi tuttu avuç işlerimi koklayıp öptü derince... Ruhum çekildi sandım özlemden... Gözlerimi açmadım utanıyordum . O an gözlerimi açmak istedim ama açmadım ..bekledim bir süre Yastıklardan kokun gidiyor Turna, dedi... O an ona ve kendime yaptıklarım için kendimden utanmıştım.. " Ömer" dediğim gibi başını kaldırdı.. Gözleri gözlerimi buldu Gözlerimden yaşlar aktı ... Ömer' in de Gözleri doldu. Elimi sımsıkı tuttu öptü " çok şükür çok şükür "deyip bana yaklaştı O yaklaştıkça kokusunun verdiği huzur burnuma doldu. Durmaya yemin etmiş kalbime hayır , hayır şimdi kalbim duramaz.. derken Ömer yanağımdan öptü. Sonra geri çekilip güldü. Nasılda özlemiştim onu ellerim heycandan titrerken avuç içindeydi.. Gökyüzünün huzurunu veren bu adam yanımdaydı.. Hasretten burnumun direği sızladı kalbim sıkıldı...ruhum bedenime geri geldi sanki.. Bir süre konuşmadık ağladım ,çok ağladım .. " Şşş geçti herşey buradayım sana rağmen sana geldim " Başını yastığıma yaklaştırmıştı. Ruhum sızladı özlemden ruhum .. Kokusunu içime çekmeye korktum... Korktum kalbim dururdu... onu çok sevmeden durdu. .... Ağzımdan kaçan hıçkırıkla " Hısssttttt turna Hısssttttt lan tamam tamam burdayım" Başımın üzerine öpücük bıraktı "çok bekledim niye gelmedin.. "tamam geldim sana geldim.özür dilerim " Benimle konuşma sakın " dediğimde iç sesim (yuh Roni yuh adama daha trip atacak yüzün mü kaldı ) derken ben kollarımı birbirine bağlayıp başımı çevirdim. Ömer güldü.."roniya dilemi sen bana küstün mü şimdi ..." "Yok ya niye küseyim çocukmuyum ben" Ömer gülmemek için dudaklarını birbirine bastırmıştı. Elimi sıkaca tutup öptü. "Yok canım estağfurullah ne küsmesi" deyip taklidimi yaptı. Ben ona yan yan bakarken O bana bakıp gülümsedi. Size daha önce söyledim mi Ömer her güldüğünde kalbim tekliyor diye. "Tamam bir daha öyle yapma beklerken ruhum çok hastalandı. Bana bir sarılma borcun var...." güldü yavaşca sandalyesini tam dibime çekti başını boynuna koydu nefesi boynuma çarpıyordu, Ben böyle mi dedim be adam bu yakınlıkla kalp krizi geçiririm. hem utanıyordum hem heyecanlanıyordum... Güm güm atan kalbimin sesi Ömer'e gidince Ömer bana bakıp dudaklarını kıvrıldı... "Bu adam senin kalbine ölsün" duyduklarımın heyecanından bayılacaktım. Bir erkeğe ilk defa bu kadar yakındım ama artık duygularımın farkındaydım kaçmayacaktım korkmayacaktım... yaşadığım her anın ne kadar kıymetli olduğu anlamıştım.... Ömer başını yine yastığıma koydu gözlerini kapatmıştı. " Ömer Ağa " "Hıııııı" "Başını kaldır" "Yok ben böyle çok mutluyum" "Benim sana borcum yok senin bana bir sarılma borcun var " " Sen iste bu adam sana ölsün kenara kay "deyip gülüyordu. " Yok ya yanımda uzanacak daha neler" Ömer daha da derin gülünce başımı kaldırıp oturdum. Ömer'de oturdu nasıl sarılacağıma bakıyor gibiydi. Sahi bu bana öyle bakarken nasıl sarılacaktım. En son benden hayır yok kollarını açtı. " Gel "Deyip sarıldı . başım Ömer'in kalbinin üzerindeydi . Ömer'in kalbi durucak gibiydi.. çok hızlı sanki koşmuş gibi atıyordu kalbi kollarımı Ömer'in beline sardım. kokusunu içime çektim hem utanıyordum hem sarılıyordum sıkı sıkıya... "Kızım kalbim durur lan, bu kadarı adamın bünyesine fazla "deyip güldü.. Gülünce derinleşen gamzesine dokundum ... Ömer'in gülmesi durdu... Yatağa ayaklarını atınca uzansa yatağa sığmayacaktı. Deve kuşu gibi, Dayanamayıp güldüm. Ömer kaşlarını çattı "gül sen gül "deyip anlımdan öptü.... Utana utana başımı Ömer'in göğsüne koydum "welatemin "dedi insan nereye giderse gitsin welati olmasa her yerde misafir gibi olur welat memleket demekti nereye gidersen git insanın hep gözünü aradığı memleketi . Aklıma gelen şeyle" Ömer Kalk, " "Ne oldu bir şey mi oldu? doktor mu çağırayim" "Ömeer" deyip gülümsedim "Ömer kurban olsun sana " " birşeyim yok gel otur Kapat gözlerini " Ömer anladı ne yapacağımı güldü, Bu sefer Sandalyeyle dibimde oturdu... gözlerini kapattı... " Açma ama sen açınca utanıyorum" " Tamam açmam " deyip açtı, ve güldüp Sonra yine gözlerini yumdu. İçimi kaplayan tatlı heyecanla ellerimi kaldırıp yüzüne yavaş yavaş dokundum. kirpiklerine dokundum ilk sonra gülünce derinleşen gamzesine dokundum.. Çok özlemiştim hayatımda ilk defa yaşadığım bu duygular beni Ömer 'e itiyor gibiydi. Sevdikçe kalbim onu daha çok sevmek istiyordu. Gözlerim dolmuştu. Onu severken ağlamak istiyordum içimden ağlamak geliyordu . Elimi indirip biraz baktım öyle baktım. Ömer'e bakınca kalbim duracak gibiydi. yavaş yavaş açtı gözlerini sonra bana öyle güzel baktı ki vallahi ömür boyu Unutmam mümkün değildi. "Çok korkuyorum birşey olacak sevmeyi bilmiyorum ne yapacağımı bilmiyorum" " Hişşşttttt turna Hişşşşsttttt tamam ne bu ağlama bende bilmiyorum" Gözlerimden akan yaşlarını sildi. Sonra titreyen elimi tuttu. "Sen ağlayınca dünyanın en çaresiz insanı gibi hissediyorum yazık gözlerine benim hasret kaldığım gözlere haksızlık etme " " Gözlerini kapat " "Ne "dedim şaşkınca Ömer hemen konuyu değiştirmişti Sıra bende." "Ne sırası be yok öyle birşey " "Turnaaaa" "Efendim Ömer " Hala beni bekliyordu" e ben utanıyorum sen utanmıyorsun ne diye gözümü kapatayım ki "? Cevap vermeden bekliyordu ve halimden çok keyif aldığını da gizleme gereği duymuyordu. Titreyen kirpiklerimle kapatım. Ömer gözlerime dokundu" ilk onlara vurulmuştum "dedi. Sahi vurulmak nasıl birşeydi? Bana sorsan Ömer'e bakmak derdim . Karşımda çapkınlığın kitabını yazan adam vuruldum diyordu. Kim bilir kaç kez aşık olmuştu o da bilmiyordur... Ömer benim gibi değildi , ben çok utanıyordum ,uzun uzun gezindi parmakları yüzümde , Yüzümün her santimi ezberlemek ister gibi dokundu söylediği ile kalbim eridi "camdan yüzüne baktığımda yüzüne dokunmak çok istemiştim " Gözlerim kapalı güldüm sonra o da güldü aklına hınzırlıklar geliyordu biliyordum. Parmakları dudaklarım üzerinde duruyordu. içimden(aha aha durdu bı xude kalbim durdu gecsene be dudağımdan ne istiyorsun ) iç sesim ve Ömer bir olmuş gibi benimle alay ederken . Ne kadar utanıp heyecanlandığımı biliyordu parmaklarını mahsustan orda bırakmıştı. Biliyorum beni öpmezdi ama beni utandırmak için yapmıştı. Dayanamayıp gözlerimi açtım... Ömer güldü ,bende güldüm. Koluna bir tane vurdum "Kalk git hınzır " "Ne hınzır mı" "Evet hatta domuz "deyip bir daha vurdum. "Dur kızım dur yeni ameliyat oldun .sen söyle ben senin için kendimi döverim hem beni dövdüğüne göre iyisin sen " " Sus be git burdan " "Her yanyana geldiğimiz de sen beni dövüyorsun ,Erkek sığınma evleri açmam lazım acil Eminim benim gibiler çoktur..." " Abart abart" " Valla yok kendime oturmuşum beni dövüyorsun " sanki öylesine dövdüm . O an aklıma " yadem olsa sana derdi ki ( ci to meri )(sen nasıl bir erkeksin )kadından dayak yiyorsun.. Ömer güldü "Valla söylerdi. ..bir yerin ağrıyor mu doktor falan çağırayım mı? .." "Yeni mi aklına geldi kalbim çok acıyor " Ama doktor birşey yapamaz.. Senin yokluğun yaraladı . Ağzımdan çıkanlara yüzüm yanarken iç sesim " oha Roni adama uçtun koşmadın,diyordu. Ben yatakta oturuyordum Kalkıp bana sarıldı " ruhum yaralıydı sarıldık şimdi iyileşti... Ömer "Sensiz cehennemi yaşadım simdi dünya cennet gibi " Evet öyle insan birini sevince gökyüzünün mavisi bile daha güzel geliyor gözlerine , İşte bu kadar basitti geçmişti bir sarılmayla geçmişti..... "Ömer çay içer misin" "Çay mi ne çayı" "Kaçak Çay " " Kantındeki kacak değil ,ben içmem onu ama sözün olsun " "Sözüm olsun Ömer beraber çay içmek sözüm olsun " "Olsun söz olsun" deyip derin bir nefes aldı. Beni yatağa uzatıp yanıma oturdu, Biliyordu utanıyordum,bu onun daha çok hoşuna gidiyor gibiydi . Kulağıma gelen sesler gözlerim kocaman açıldı. "Ömer Ömer Ömer kalk birileri geldi." "Hıııııı" "Kalk be adam rezil olcaz" Ömer gözlerini açtı . " Ömer Allah için birşey yap " Korku ile elini tutmuştum bizimkiler görse kıyamet kopacaktı. " Yapacak birşey yok güzelim yakalandık"
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE