Evin,den.....
Ben Evin ,Evinin anlamı sevmek demek.... Ama ben acıyla yoğrulmuş ruhumla yaşamaya çalışıyorum adım kaderim olmadı...
Ben Evin kaderine susarak razı gelmişim bundan sonra herşeye susarım ne olmuş ki ?
ne yere ne göğe sığamıyorum sanki bu dünyada gidecek bir yerim yok gibi.
Alışırsın dediler , alışamadım !
Seversin dediler.. sevmedim!
Acım hala ilk gün ki gibi diri ve içim ruhum yanıyor....
Hayatım mahf oldu Ya Berat onu bir an aklımdan atamıyorum .
acaba diyorum biz olsaydık nasıl olurdu....
Sevdiğin adama sarılıp uyumak nasıl birşey bilmiyorum ama sevdiğin birini canından daha çok severken ayrı kalmak nasıl birşey çok iyi bilirim.
Hayal kuruyorum bazen,Biz hayaller de çok mutluyuz ....
Ama hayaller ve gerçekler.
Dila yengem bebeğini düşürmüştü..
Bu nişan sanki felaket zincirinin başlangıçı gibiydi ..
Dila yengemin tüm ailesi Mardin,den geldiler Berat da geldi..
Roni hastanede olduğu için Ahmet amcam beni Dila yengeme bakayım diye getirmişti.
Bende Ahmet amcamlardaydım ...
Kapının önünde duran arabayla elim kalbimin üzerine gitti, sonra arabadan indiğinde onu gördüm
Heyecanla atan kalbimin Kanadı kırıldı O an Ömrüm kısa olsun vaktim dolsun istedim ....
Berat' ın sakalları uzamış zayıflamıştı,
yüzüne bakamadım utandım ,sanki ona bir insanın, bir insana yapacağı en büyük yanlışı yapmıştım öyle bakamadım yüzüne..
o baktı çok baktı hissetim ,ama ben başımı kaldırıp bakamadım özlemi burnum da tuttu ama. Bakmadım...bakamadım..
İçeri geçtiler Ahmet amcam Berat ' ı görünce yüz ifadesinden sinirlendiğini anlamıştım.
annesi Şükran ve kız kardeşi Pelda Dila yengemin yanına içeri geçtiler..yengemle sarılıp ağladılar..
Dila yengem çok ağladı..
çok üzüldüm benimde bahane arayan gözlerimden yaşlar süzüldü ..
içim yandı o an tüm kötü şeylerin sebebi benmişim gibi geldi...
Neredeyse mutfaktan hiç çıkmadım.
akşama bizimkilerde gelecekti..
Roni hastanedeydi doktor kontrol amaçlı demişti ,Dilan yanındaydı, bide Ömer tabi kimsenin haberi yok ondan .
Ömer rahat keyifci Roni hırçın ve delinin tekiydi.
Bunlar nasıl yapacaklardı bilmiyorum.
onu lavaboda gördüğüm an ikisininde bu kadar deli olacağını düşünmemiştim ya biri görseydi Ömer sanki normal hasta ziyaretine gelmiş gibi rahattı Roni desen dünya dan bir haber Ömer'e bakınca aklı uçuyordu.
Vallahi Ömer deli Roni ondan daha deliydi.
Allah'tan Xebat güvenlikleri göndermişti de babamları çıkarmışlardı , da Ömer de gitmişti...
eminim biz geldikten sonra geri gelmiştir Roni ' nın yanına ..
Ahmet amcam Dila yengeme bakayım diye getirdinde aklına Berat gelmemişti.
Berat,i görünce pişman oldu sanırım o an bunu düşünmemişti...
Amcam biz otururken bana hiç bakmadı ama gözlerini Berat tan hiç çekmedi...
Onu öldürmek ister gibi bakıyordu..
Biz birşey yapamadık amca biz sevdik demek isterdim ama dilsiz gibi sustum,
biz birşey yapamadık ki kimseye ,ne bu öfke..
Akşam için yemek yapmıştım Dila yengemin kız kardeşi de yardım etti Ahmet amcam gelip başımdan öptü neden öpmüştü anlamıştım,
"Evin erkekler ayrı ,kadınlar ayrı koyun " dedi Ahmet amcam ,a başımı sallayıp" tamam amca o zaman Pelda sen sofrayı kur "
Dediğimde Pelda' nın ardından amcamda içeri gitti.
Ben yemekleri hazırlarken gözyaşlarım kendi kendine akıyordu.
Yandı vallahi,yandı kalbim yandı.
Ruhum cehennemin içinde kalmış gibi yandı.
her kes biliyor ama kimse Bir şey bilmiyor gibi davranıyordu.
Onlar yemek yerken ben mutfakta oturdum.
Ne Berat çıktı onu gördüm nede ben içeri çektim o beni görsün diye .
misafirler yemek yedikten sonra bizimler geldi.
Hepsi selamlaştılar ,akrabalar deyil de iki düşman aile gibilerdi öyle bir hava vardı....
Oysa öyle deyil ki? eskiden .
kimse kimseye birşey demiyor ama her kes gözleri ile konuşyordu...
Şükran teyze" hayırlı olsun Hatun sonunda verdiniz Evin,i "dedi...
"Zaten amcasının oğlu,nun sözlüydü nişan taktık " diyen annem onu alltan almaya hiç niyeti yoktu .
"Hayırlı olsun İyidir Serhat" diyen Pelda bana bakıp gülümsedi.
Annem" Kimse serhat,ım kadar iyi olmaz kızıma."
Amcam da başını sallayarak" Serhat bizim oğlumuz,Evin de bizim kızımız milleten iyidir "
" He "dedi Sabri ağa Berat' ın babası "Ahmet"dedi .
Hepimiz ona baktık elini dizine koyup tütünü sararken başını sallayıp acıyla gülümsedi.
" Dila'nin amcasının oğlu onu isterken,sen geldin dedi!/n ki senin kızını seviyorum bana ver diye "
Ahmet amcam Dila yengeme bakıp gülümsedi" öyle" dedi.
Sabri ağa bir bana bir de Berat ' a baktı
" Benim de aklıma geldi aynısı Ahmet ben söylemedim milleten iyi değip kızımı amcasının oğluna vermedim " dediğinde her kes çok iyi anlamıştı.
" Sen kızımı sevdin , sevdiğini amcasının oğluna değil sana verdim."
Sabri Ağa'nın sözleri bıçaktan keskindi.
Anlayan anlamıştı.
Diyordu ki siz amcasının oğlu kızın oğlumun sevdiğini vermediniz.
"biz abimle kaç yıldır konuşmuyoruz ama en azından kızımın hayatı karartmadım vicdanım Rahat" ,dedi.
Bizimler susmuştu .
Ahmet amcam' ın yüz ifadesi değişince ses etmedi.
Sabri ağa sardığı kaçak tütünü külünü önüne çektiği küllüğe dökerken.
Bende onun dediklerini düşünüyordum.
Yade,m "Berat oglum ben ölmeden sende evlen düğününü görelim... Dediği anda Yüreğimın acısı bedenimi köze çevirdi.
O benim sevdiğim adamdı ama tek kelime etme hakkım yoktu.
O an dünya yıkıldı sanki ne zor bir durumdu ölümle eş değerdi.
sevdiğini başkası ile düşünmek ne zor bir acı ne çaresiz bir acı.
Artık ikimiz de iki yabancıydık ama kalplerimiz birbiri için atıyordu.."
Şükran teyze " he ya en yakın zamanda teyzesinin kızı Merve ile sözü vardır nişan düğün de yakındır iş Allah"diyip yüzüme baktı..
Nispet yapar gibi ben ne yapmıştım ki düşman gibi bakıyordu bana sanki ben mutluydum halimden.
Canımı yakmak ister gibiydi, yanıyor zaten daha fazla yanmıyor .
ben ne yapmıştım ki ?bu denli nefretle bakıyordu..
dünya yıkıldı demiştim ya işte o dünya üstüme yıkılmıştı..
elim ayağım titredi aklım o acı, yı kaldırmak istemedi delirmek istedim bağırdım avazım çıktığı kadar ama kimse duymadı, sessiz Çığlıklarımı.
benim çığlıklarım bile sessizdir ,,
bütün bunlara alışamadım daha bu acı ile yaşamaya alışamamışken birde yeni bir acı daha hep böyle mi? olacaktı artık hep yeni yeni acılar eklenecekti acımıza.
Berat evleniyordu ,kalplerimiz birbirine söz vermişti, bizde başkalarına,
Annem " hayırlı olsun inşallah " dediğinde göz ucuyla bana baktığını gördüm.
Şükran teyze"Dila iyileşsin söze gideriz ,istedik zaten biliyorlar bizimdir Merve artık gelinim Berat' ın sözlüsüdür"
Şükran teyze bilerek yapmıştı biliyordum canımı yakmak için o an Berat ta birşey yapamazdı ne diyecekti ki sadece sustu benim gibi .
yok öyle birşey yalan demesini beklerken.
O susmustu bu susması ile kabul ediyordu.
İkimizde birbirine ait olan kalbimiz le baktık birbirimize,
Bütün dünya yıkıldı sanki o an canım,dan can giderken ben önümde ki
Çaydanlığı alıp çayları doldurdum.
Elim titrerken elimin üzerine dökülen çay' ı fark etmedim umurumda da değildi.
Hemen yanımda oturan Ahmet amcam " Evin " diye panikleyince titreyen elimden çaydanlığın üst demliğini zor bıraktım.
Amcam elimden tutup beni kaldırıp " gel eline su dökelim Evin ' e "
Ahmet amcam yaşlarımız birbirine yakındı ama hiç bana bu kadar güzel davranmamıştı Yada acıyordu.
Elimi suya verip ses etmeden " yanık kremi getirdi.
" Al bunu sür " dedi ve içeri girdi,Ben olduğum yerde çöktüm.
Gözlerim, den akan yaşlarla gözlerimi yumdum, canım çok acıyordu .
Annem dışarı gelince ağladığımı gördü " baban seni hastaneye götürsün" başımı iki yana sallayarak
" Canım çok acıyor " annem elime bakınca " abartma kızım çok kötü değil yanık kremi de sürelim" değip elindekini alıp sürdü.
Annem elimin acıdığını saranırken benim asıl ağrıyan yerim kalbimdi.
******
Berattan ...
Ablam yıllarca beklediği bebeğini kaybetmişti , Urfa'dan nefret etsem de ablam için gitmek zorundaydım.
Biz evin önüne geldiğimizde,Evini görmek için geldiğim bu ev artık benim için bir anlam taşımıyordu.
Evini gördüğüm an bütün dünya benim oldu , sadece gördüm baktım uzaktan ne sarıldım ne elini tutabildim artık bize haramdı bu sevda ..
Hiç bakmadı bir kere baksın istedim ama o hiç bakmadı , Ahmet eniştem gözleri üzerimdeydi ,sanki ne yapacaktım , ayırdınız bırakın da uzaktanda olsa göreyim, Evin hiç bakmadı takı akşam benim evlilik konusu konuşulana kadar o an gözlerimin içine baktı ..
Yerin dibine girdim bizim birbirimize sözlerimiz vardı ..
verdiğim sözlerden utandım Evin'in bakışından utandım .
sevdiğim kadın karşımda ve başka biri ile nişanlıydı.
Evin ' nın nişanlandığını benden saklayan ailemle aylarca konuşmadım,
Eve gitmedim ,bağ evinde kalıyordum.
Geçen Annemle babam geldiler , annem beni görünce " ölmek mi istiyorsun Berat" değip isyan etmişti.
Ona cevap vermeden önümde ki Çay,a bakıyordum.
"Annem ağlayarak" Allah aşkına yeter bitti artık gel evimize gidelim "
Ona cevap vermeden ayağa kalktım
Annem birden ayaklarıma bağlanıp bacaklarıma sarıldı.
Ben ayağımı çektikçe o daha sıkı çok sarılıyordu " yapma oğlum yapma Rezerenlar vermezdi sana Evin ' i "
" Söyleseydiniz onu kaçıracaktım , bizi öldürecek değildiler ya dava yapıp Evin' ni bana verirlerdi , bana şimdi kaçırsan Evin' i öldürürler "
" Vermezlerdi Berat vermezlerdi Rezerenlar Seni öldürür yapma "
Keşke öldürselerdi, annem hıçkıra hıçkıra ağlarken üzerine eğilip ona sarıldım.
" Ne istiyorsun anne " dediğimde bana bakıp " yaşamanı, hayatına devam etmeni " dediğinde başımı sallayıp ona sarıldım.
" Evin' i sana hepimiz ölsekte vermezler ,Berat " başımı salladım orda konuştuktan sonra" ne istiyorsanız yapın " dedim .
Ölsem unutmam annemin ayaklarıma kapanıp ağladığını ,Evin' olmadıysa başka kimin olduğunun da çok bir önemi yoktu..
Roni,nin anlatımı..
Amcam hem beni görmeye hemde ablamı almaya gelmişti, Dila yengem bebeğini kaybetmişti,
Ahmet amcam ve onun için Çok üzüldüm, Ahmet amcam biraz yanımda oturup " Dilan Roni' ile dikkat edin size laf gelmesin " dediğinde ikimizde aynı anda başımızı salladık.
Dilan ev işi yapmayı bilemediği için amcam Dilan' ı yanıma bırakıp ablamı da gelen giden misafirlere yemek falan yapması için götürdü.
Ömer işlerim var değip gitmişti.
Biz Dilan la oturuken daha doğrusu o yatağıma uzanmış bende yanına oturmuştum.
Hemşire geldiğinde bize bakıp " hasta hangisi demişti.
İlaçlarımı verip giden hemşire ile
Dilan " Roni annemler Ömer'lere gitmişler dün şu bıçaklanma meselesi kimin yaptığını belli değilmiş .Ömer görmedim demiş"
Ben şaşkınla Dilan' a bakarken" annemler dün gittiler orda konuşmuşlar " alt dudağımı ısırıp ses etmedim , oysa Ömer bana gördüm demişti .
Biz yan yana uzanırken ilaçlardan üzerime çöken tatlı yorgunluk ile kendimi uykunun sıcak kollarına bırakıp daldım.
Gözlerimi açtığımda, Ömer sandalye de oturmuş telefonla oynuyordu.
Hemen toparlandım, "uzan yat ,dinlen biraz daha" dediğinde telefonu bırakmış bana bakıyordu.
"Dilan nerde "
Ömer pis pis gülerken,yüzünde alaylı bir tavır oluştu
"Ha sen o yerden bitme yer cucesini soruyorsun onu kovdum,Xebatla.birlikte nerdeler bilmiyorum"
"Ömer ne demek koydum"Ömer hala gülerken "Kovdum demek kovdum yani kolundan tuttum, oda, nın dışına attım ikisini ."
Birden oturdum " ya çok ayıp nasıl öyle yaparsın"
" Ne ayıbı kızım boş boş konuşup sinirimi bozdu"
" Ne dedi ,ki sen kızı dövdün "
" Saçmaladı boş boş konuştu yer cücesi "
Ben ikisinin arasında ne çektiğini bileğimin için " e neyi saklıyorsun anlat vi, ses etmedi.
Biraz sonra gelen Ömer beyefendi,nın kebap siparişi ile masayı yanıma çekti " ben yemicem aç degilim , Dilan' nı kovan egonla yersiniz"
yan yan bakıp poşeti açtı, açtığı paketli tabaklarla zorla elimden tutup beni kaldırdı.
Ben kalkmayınca beni kucağına aldı.
" Bırak be beni ne diye kucağına alıyorsun "
Kaşını çatıp bana bakınca ses etmedim beni kucağından atacak gibi baktı.
Beni lavaboya görüp zorla elimi yıkadı, elini ıslatıp yüzüme temizledi sonra tek eli ile tüm yüzümü kapatı.
Koca eli ile yüzümün tamamı kapanmıştı.
" Ben yürürüm ayaklarım var " .
" İyi " değip beni tek eli ile tezgahtan indirip içeri geçti.
Ben aynadan yansımama baktım.
Kendi kendime gülünce Ömer'in " buz gibi oldu kızım gelsene hani ayakların var ya kullan onları"
" Tamam be " bak bak birde laf atıyor ,
Geçip oturduğumda Ömer ' in yaptığı küçük ekmek arasını bana uzaktı.
Elinden alıp yedim , o da benimle konuşmadan yemeğini yedi ,
" Of lan buranın çayı içilmiyor da " kendi kendine söylendi.
" E git çay iç bir yerde " dediğimde" bir çay için gitmem yanından öylesine söyledim ,"
Yenmesini içmesini çok seviyordu , onu anlamıştım, keyfi ne isterse yaparsa içinde birşey kalmasa tabi dev gibi olur ,
(Birde bu gülünce gamzeleri vardı, Allah'ın cezası, başıma bela oldu yemin ederim, ben bununla ölsem baş edemem ) diyen iç sesime( valla doğru baş edemem bu benden sıkılırsa gider )
Kendi içimde hem konuşup hemde cevap veren tek deli benimdir,
Ömer'e bana bakınca " ne oldu birşey mi ? Diyecek gibi bakıyorsun da "
Başımı iki yana sallayarak" yok aklıma birşey geldi de "
Camdan çekilip bana doğru geldiğinde
" Birşey mi ? Oldu " dediğinde elimi tuttu.
tansiyonum ölçekmeye gelen Özlem hemşire Elinde çay vardı, masaya bırakıp Ömer'e bakıp " sen kantinin çayını içmediğin için bizim oda ,da demledimiz kaçak çaydan getirdim."
hemde bir tane getirmişti.
(Oh ne güzel bu kadın her halde bugün hasta yakınlarına çay götürüyor ) diyen sesime sus salak Roni , Diye çektirdim.
" Zahmet oldu , teşekkür ederim" diyen Ömer benim üzerime eğilip tansiyonumu ölçen kadına gülümsedi.
İçimden ( bak bak hareketlere bak birde teşekkür ediyor , )
(Hemşire bu da güzelmiş ha) diyen iç sesime isyan ediyordum artık .
" Siz nasılsınız" ona bakmadan başımı çevirip " çok iyiyim " değip yüzüne bakmadım, Ömer' e gelinde sen bana gelince siz oldu.
Ömer hemşire ile konuşurken ben çarşafı yüzüme çekip uyuyor gibi yaptım.
Elini çarşafa atan Ömer'in eline vurdum.
Çarşafı Sıkı sıkıya tutan elimi tutup parmaklarımı tek tek açtı.
" Ne oldu "
" Sanane be sen git kadınla konuş "
Ömer bana inanmaz bir şekilde baktığında " kalk kalk hele kıskandım demeyeceksin demi " dediğinde gülecek gibi olmuştu.
" Yok be ne işim var çapkın adamla işim olmaz zaten "
" Lan ne yaptım yine " dediğinde sinirlenmişti ben onu deli kıskandığımı söylemediğim için kalkıp oturdum.
Ömer benim korkularımı anlamıyordu, bende onun bu kadar rahat biri olmasını anlamıyordum .
Farklıydık çok farklıydık,
" Birşey mi yaptın diyorum" of ya sadece kendi kendime kurup ona olan aşkımdan korkuyordum .
"Sus bence zararda çıkarsın hesapların birikti"
Ömer sakinken ne usluyken sinirlenin o kadar,deli oluyordu.
" Ben seninle yapamıyorum vallahi yapamıyorum , sanki her an gideceksin " dediğimde birden sinirlendi
" Ne demek lan ne demek yapmıyorum boş boş konuşma vallahi seninle ne yapacağımı şaşırdım lan "
" Bağırma bana be "
" Bağırmıyorum " değip bağırdı yine
"ikimize bunu nasıl yaparsın sen saçma salak düşüncelerini Kendine sakla ."
Canım önüne gitti , biraz sakinleşince bana baktı.
" ben ölürüm yinede sana yanlış yapmam lan anla bunu"
Ben Ömer e baktım uzun uzun baktım boğazım düğümlendi yaşadıklarım aklıma gelince sanki Ömer gidecek de ben yine acı çekeceğim gibi geliyordu.
Ben ona bakınca Ömer ses etmeden yüzüme bakıyordu.
" Korkuyorum çok korkuyorum ya anlamıyorsun beni "
" Ne yapıyım söyle lan, kendimi sana anlatamıyorum ben buyum kızım "
Sert sert bakarken kalbimde sadece acı vardı.
"Biz ancak birinize zarar veririz böyle yaparsan, böyle olmaz "
gözlerimden akan yaşlarla " Gidecek misin "? Dedim .
Ömer hızla yanıma gelip sarıldı.
" Senin inadına lan , söylediklerim,den bunu mu çıkardın "
" Evet" Ömer bana daha sıkı sarıldı.
"Hişşşşşşşsttttt lan tamam birşey demedim ağlama "
" Korkuyorum vallahi ben biri nasıl sevilir de bilmiyorum ,"
" Bırakmam lan bıraksam Allah belamı versin, ki emin ol öyle de olur ben anladım lan vallahi çok seviyorum"
Başımı kaldırıp ona baktım.
Ömer anlını anlıma yasladı.
Nefesi yüzüme çarparken
Gözlerimden hala yaşlar akıyordu kendi kendine akıyordu, ne yapıcam bilmiyorum vallahi ben sevmeyi de bilmiyorum, ben bu güne kadar hiç bir erkeğe iyi davranmadım ki ?
Ömer'in işaret parmağı akan göz yaşlarımı tek tek silerken yenisi akıyordu.
Ömer beni göz yaşından öptü..
Ömer bana sarılınca içimden ağlamak geliyordu .
Oysa beni mutlu olmam gerekiyordu değil mi ?ama ben onsuz geçirdiğim zamanları düşününce yüreğim sızlıyordu.
Çapkınlığı ile nam salmış adama hiç aşık olamayan kızın ilişkisi böyle olurdu ancak.
yıllarca yaşadıklarımı unutmak ister gibi sarılıp ağlamak istiyordum.
" ölürüm lan ölürüm bırakmam nasıl aklına geliyor gideceğim"
"ölme yanımda ol sadece"
" ömür yettiğince nefes aldıkça sevecem yanında olacağım" hala bana sarılmayı bırakmamıştı.
Ömer'in bana sarılması çok güzeldi , tarafsız bir duyduydu.
" Sevgilimi bırakıp nasıl gideyim" dediğinde gülüyordu.
"Kalbim sadece benim "
"Bende kalbimde sadece senin "
" Bak çok kıskancım kimse ile paylaşmam seni mahf ederim"
"paylaşma, beni terk edince mahf ettin zaten"
"kalbinde sadece benim ha kimse ile konuşma "
"kalbimde ruhumda sadece seni ben seninim " derken ben sessizce gülüyordum .
" başkasına da bakmıyacaksin yemin ederim seni mahf ederim "
"ne bakması turna gecem gündüzüm sen oldun " bende ona sarıldım Ömer gülümsedi.
" Biliyorum onu anladım zaten seni üzersem kafamı bir daha kırabilirsin " dediğinde kafasını kül tablası ile kırdığımı hatırladım.
"bu sevdanın büyüklüğünden kalbim korkuyor lan korkuyorum birşey olacak yine özlem ve hasret bana kalacak diye korkuyorum, asıl beni terk eden sendin hatırlatırım."
Ben Sesizce onu dinlerken
"O zaman Sana birşey oldu diye aklım çıktı..."
"Bende sana birşey oldu diye kalbim sıkıştı bende korkuyorum Ömer cok korkuyorum "
" O zaman Filiz ' i aradım senin hakkında birşey demedi."
" Beni zalimce terk ettiğin için sana çok sinirliydim Filiz beni arayıp" Roni seni soruyor " dediğin de sana daha çok sinirlendim"
Sonra koca bir verdi hızla atan kalbini dinledim.
" Ona kimse ona benimle ilgili tek kelime etmeyecek öyle ki yaşadığımı bile bilesin delirsin dedim.
Gülüp ona baktım ,
" Biz hiç ayrılmayalım Ömer"
" Yok kızım ne ayrılması "
" De vallah " Ömer gülüp" vallahi " dediğinde gülüyordu.
Biraz geçtikten sonra
Ömer kahkaha attı yine..
"Bakıyorum da benimle anlaşmanı da yaptın nasıl vallahi nasıl beni kandırıyorsun ,artık mecbursun kızım benimle evleneceksin "
O kadar utandım ki Gözlerim kocaman açıldı "Ne evlenmesi be asla senle evlenmem"
"Yok öyle yağma kızım mecbursun, iki elimi tutup öptü .
" Yemin ederim ben de seni kaçırırım, zorla ,bırakmam lan bırakmam ..".
"Bırakmam deme beni o kadar inandırma beni birgün gidersen yaşama ihtimalim olsun"
"Ne gitmesi ne bırakması,Bırakmam, bırakmam ölsen , ölsem yine bırakmam "
Ben ona bakıp bakıp güldüm " çayın da soğudu "
" Kıskanç ha ho lan kesin özlem hemşireyi kışmadın değil mi "?
" Yoo " derken getirdiği çaya bakıyordum.
" iyi bende o kadar çatlatsın diye ödüm koptu hem bence bir insan bu denli kıskanması da hastalıklı ,. Allah'tan o kızlardan değilsin "
ben alt dudağımı ısırıp ona bakarken " haklısın bencede "
Ömer gülerken beni kucağına çekip sarıldı " delirdin lan kıskanmadım diyor birde kadın fark edip seni işaret edip güldü, "
" sana dedim ben öyleyim aklım çıkıyor,
" kıskan lan kıskan benden sana açık çek" dediğinde gülerek ona sarıldım "
" çiçeğimi ver bari" masaya bıraktığı çiçeği bana uzattı.
her dışarı çıkıp geldiğin elinde bir kırmızı gül getiriyordu.