İkimiz. Atakan'la. Aynı Küvetin İçindeydik! Küfür etmemek için kendimi zor tutsam da artık dayanamıyordum. "Has..." deyip saydıracakken Atakan benim yerime devamını getirdi. "Siktir!" Üstümüze akan suyla birlikte kendime gelmiştim. Gözlerimin karartısı geçmiş olsa da şuan benim yerime başka birinin gözleri kararıyordu. Hem de öfkeden! Atakan önüne düşen ıslak saç tutamlarını eliyle arkaya itip başını bana çevirdi. Ve hiç iyi bakmıyordu. "Dokunduğun her şeyi mahfetmek zorunda mısın?" dediğinde ben de öfkelenmiştim. "Evet, zorundayım. Bunu sana daha önce de söyledim. Bir işin içinde ben varsam o iş ya mahvolur, ya mahvolur. Başka seçenek yok ben lanetliyim." Üstümdeki havluyu üzerime daha sıkı bastırdım. Havlu zaten kısaydı ve üzerindeki tek koruyucumdu. Ama ıslanınca bacaklarım açık

