14. Bölüm

3017 Kelimeler
Selâm lar nasılsınız ?  Eylül ve profesör elem büyülü odaya girdiler. İlk önce Eylül'ün oturup zihninin boşalmasını istedi ama nafile Eylül ağlamak tan kıpkırmızı olan gözler le baktı burnunu çekerek  *Profesör ben kendimi durduramıyorum siz birşeyler yaparmisiniz * diyince elem kafa salladı  *Şuan da birşey yapamam Eylül çünkü senin zihnine büyü yapmam başka şeyleri düşmeye sebep olur ve Şevvalle  ulaşmamız imkansız olur * diyen profesör elem Eylüle sabırla bakıyor du Eylül en sonun da kalıp biraz dolanıp oturdu ve kararlılıkla baktı Eylül ve  *Tamam profesör hazırım * diyip kafa salladı elem de tamam manası da bir işaret yaptı ve karşısına oturdu Eylül'ün Elini avcuna aldı ve "gözlerini kapat şimdi ve dediklerimi sakın unutma düşün Astral seyahati gerçekleştirebilmenin ilk ve en büyük şartı olarak vücudu serbest bırakmak ve rahat olmak geliyor eylül.  Bunun yanında dikkatini sadece astral seyahate vermeli ve bunu gerçekleştirebilmeye odaklanmalısın. Odaklan şimdi ve sakin unutma sadece bu seyahate odaklan * diyen elem de gözlerini yumdu  Ellerimi tutan elem le gözlerimi kapadım ve sadece bu seyahate odaklandım , sadece aklımda seyahat varken ruhum daraliyor , sanki kitli bir karanlık odada kalmış gibiydim ruhum git gide daralirken "Şevval " dedim ses yok. Tekrar profesör elemin sesi kulaklarıma doldu sanki çok uzaktan boğuk bir sesle konuşuyor du  *O odadan cik eylul * dedi ve ben çıkış aramaya başladım ama zifiri karanlık olan bu odada nefes alamaz ken hiç birşeyi de göremiyorum dum tekrar odaklanmaya başladım ve oda yavaş yavaş açılırken ben de çıkmaya çalıştım . Işığa doğru giderken öyle bir ferahlık olmuş tu ki tekrar  "Şevval " diye bağırdım ama yine ses yok birden bire kolumdan birinin tutarak sarstigini hissettim ve uyandım . Öyle yorgun dum ki başarısız olmuştum elim burnimdan akan o sıcak Şeye dokundum  * Çok zorladın kendini Eylül o karanlık odada kalacaksın diye korktum * * Kalınca ne olurdu ki *  dedim  * Kendine gelene kadar o dada kalirdin çok tehlikeli idi ama seslenmek zorunda kaldım * dedi profesör elem kaynayan burnuma elem mendil verdi ve bastırarak büyülü odadan çıktık herkes bize bakarken , birisinin olmadığını fark ettim ve gözlerimi kocaman açarak  * Mehtap nerede * dedim  herkes etrafına bakarken Ali konuştu  * Hava alacağım dedi ben çıkma dışarı dedim o zaman elimi yüzümü yıkayıp geleceğim dedi*  ve koşarak lavabo ya gitti tabi bizde arkasından koşarak gittik ama Mehtap yoktu  *Ya nasıl oluyor Allah için yanımızda kaçıyor lar Asaf bey * dediğim de herkesin siniri gerçekten tavan yapmış tı . Ali elini yumruk yapıp duvara vurdu  *Onları bulmamız lazım Asaf artık bunlar sınırı aştı her kim yapıyor sa sen de kötü bir cadı robot üret ve onların stratejisine göre davranalım * *Tamam hemen gidiyorum* diyen  Asaf ışınlanarak üretim bölümüne geçti ve başladı üretime uzun bir bekleyiş olacak gibi görünüyor du biz de büyücüler hâlâ birşeyler bulmaya çalışıyor duk ben şeffaf ekranı bir tuşla açtım ve bütün yoğunluğumu oraya vererek dünkü zamanı görmeye çalıştım . Mehtap tan ... Eylül ve profesör elem büyülü odaya girdiler bende ferahlamak için dışarı çıkacaktım ama Ali tek gitmemi söyledi ama bu yerde çok boğuluyor dum tamam diyip yüzümü yıkamaya gidecektim Ali de gelirken ben giderim diyip onu durdurdum . Yüzümü yıkamak için elimi boş alana tutup suyun gelmesini bekledim ve yavaş yavaş akan soğuk suyu yuzumle buluşturur ken birden uykum gelmiş gibi olduğum yere yığıldım sonrasında ne mi oldu gözümü açtığımda kitli bir kapı büyük bir odada yumuşak yatak ta yatıyor dum bura si benim odam değildi gözlerim hızla açıldı ve bu çığlık attığım da  * Abi ne bağırıp duruyorsun * diyen kişi Şevval di  * Şevval * dedim ve Şevval de uyku dan yeni uyanıyor du ve benim farkimda değil di. Güldüm sinirle  *Beni senden ayırmak istemediler herhalde * dediğim de Şevval bir sevinç nida sı attı ve  *Mehtap * diyip boynuma sarıldı  *Kızım bogulacagim ama seni çok özledim * dedim  *Seni de mi kaçırdılar * dedi ben den ayrılarak  dolu dolu gözlerle baktı benim de  gözlerim doldu ve tekrar dan sarıldım  *Evet seni bulmak için şirkette idik Eylül Astral seyahat için profesör elem le büyülü odaya giderek sana ulaşmaya çalıyor lar dı. Bende yüzümü yıkamak için çıktım sonra sı bura neredeyiz biz * dedim  *Yiyicileri kaçırdı Mehtap beni bir ışık huzmesi ile kaçırdı ama gördüm öyle iğrenç ki * dediğinde sinirle kilitli kapıya baktım. Bahçe kapısının açık olduğunu görünce heyecan la kalktım yerimden ve koşar adım lar la dışarı çıktım çok güzel bir bahçe idi içinde çeşit çeşit meyve ağaçları var dı biraz ilerleyince şeffaf birşey beni durdurdu . Yani durmama sebep oldu elimi değdirdiğim de sanki bir jel gibi elim içine girdi ve hemen geri çektim . Şevval de dokundu yüzünü buruşturup  *İyy bu ney ya * dedi gerçekten çok kötü bir şey di , geri içeri döndük ve yatağa oturduk  *Ne yapacağız burada * *Bilmiyorum Mehtap ama bende koruma büyüsü yapmışlar * dedi mantıklı idi gözlerimi kapadım sadece şirketi düşündüm ve siyah beyaz ekran gibi bir şey çıktı şirkette eylülün odası ama kimse yoktu. Gözlerimi açtım Şevval bana bakıyordu  *Şevval kimse görünmüyor du gidebildim ama olmadı * dedim Şevval üzgün ce kafasını salladı  kapı nın kilit sesi açılır gibi bir ses gelince ikimiz de kafamızı çevirip gelen kişiye bakıyorduk. Renksiz biri idi bize ters ters baktı ve  *Sizi bay Gregory çağırdı * diyip ellerimize plastik kelepçe taktı ve 5 kişi ile bizi bir yere çıkardı lar . Öyle şaşaalı bir yerdi ki büyük büyük avizeler , ben pahalıyım diye bağıran yağlı boya tabloları  altın kapıları ve kristal vazo lar pahalı mermer duvar lar ve fayans lar ile sanki bir saray dayız hissiyatı veriyor du. Adam bizim kolumuz dan tutan diğer adamları kafa işareti gönderdi ve altın kapıyı tokmak ğını vurarak çaldı ardın dan iğrenç bir ses doldu kulaklarımıza  *Gel * diyerek içeri girdiğimizde tuhaf renkli hatta gökkuşağı nı andıran bir enkte bir adam karşıladı  *Ah Ali misafirlerizi neden kelepçe ile getirdiniz *  *Sen niye bizi kaçırdın gökkuşağı * dedim sinirle, adam bana baktı ve güldü  *Asla kaçırmadım sadece sizi burada misafir edeceğiz * *Defol be ne misafiri * diyen Şevval le  sinirle baktık adama yaratığa her ne ise  adam iğrenç bir kahkaha attı ve bize baktı  *Sizinle işimiz var o yüzden sizi burada misafir edeceğiz * *Ne işi imiş o * diyen Şevval sinirle baktı  *Kapl klonu *  diyince tepmede olan sinirlerim nirvana yaptı  *Bu ney ya her gelen kalp istiyor Allah zaten isteseydi yaratirdi neyin derdindesiniz anlamadım gitti * dediğimde gerçekten çok sinirlenmiş tim ve adamın üzerine yürüdüm Şevval tuttu ve  *Ne yapacaklarını bilmiyoruz Mehtap ne yapıyorsun sen * diye sadece benim duyacağım bir şekilde konuştu  *Bizim için değil  cadilarimizin insan olması lazım *  *Niye sizin cadılar mi ne her zımbırtı ise bize ne * dedim ve omuz silkip kafamı cevirdim yaratık tekrar konuşutu  *Biz bu ülkeyi Asafa vermeyeceğiz sizinle işimiz bittiğinde zaten gideceksiniz bize boşuna ayak bağı olacaksınız * diyen yaratık ta sinirlenmiş ti  *Bizene * diyen Şevval de kendini zor tutuyordu  bana diyordu bu kız ne yapacağını bilmiyoruz diye kendi ters ters cevap veriyor du  *Sizene diye birşey yok ve bu ülkeden gideceksiniz *  *Sana neden güvenelim ki * dedim tek kaşımı kaldırıp  *Asaf beyinize de mi öyle dediniz , hem eğer yardım ederseniz ben de size yardımcı olacağım çıkış yolunu biliyorum ve sizi gönderirim* dediğinde sevinle baktım yüzüne suratı migdemi bulandirsa bile , Şevval benim aksine durgundu  ben sevinirken o niye böyle morali bozuk duruyor diye düşünüyordum . Birşey demedim ama Şevvalle de sormadan birşey diyemecegim için  *Biz Asaf beye ne dediysek dedik sizi hiç alakadar etmez ve Asaf bey sizin gibi kendi çıkarları için böyle kaçırıp ta alı koymuyor , haydut musunuz yahu siz bana bak gökkuşağı buradan gideceğiz ve sende sadece bakacaksın * diyi sinirle kukredim Şevval yine beni tuttu vallahi sinirden kuduruyor dum .  *Kaç ta göreyim Mehtap hanım götürün şimdi * diyen yaratık bizi yine geldiğimiz adamla yolladı odaya getiren adam savur gibi attı bizi ve çıktı , biz birbirimize bakarken gerçekten öyle kötü idik ki ama kendimizi toplamamiz lazım dı ve buradan kaçmamız lazım di  *Hakikaten kızları sevgilini burada koyup gidecek misin * diyen Şevvalin ne dediğini anlamamış tım  *Ne diyorsun Şevval * dedim tek kaşımı kaldırıp anlamamış tım  *Eğer bu yaratık bizi gönderir se sadece ikimizi gönderecek diyorum Mehtap bizden başka kimse yok biliyorsun demi * dediğinde jeton düştü bende  gözlerim açıldı şaşırmış tim gerçekten doğru söylüyor du  * Kız bu benim aklıma gelmedi  gerçekten haklısın çok mantıklı bu dediğim vay gökkuşağı pislik * dedim ve sinirle tepindim  *Hadi bi yerlere bakalım çıkalım buradan * diyen Şevvalle beraber çıktık bahçeye  Eylül den ...  Herkes sinirli idi gerçekten bir dostumuz için ağlarken ikicisini de kaçırmış lar di Ali sinirden çılgına dönmüş tü sakinleştirmeye çalıştık Asaf bey hâlâ o cadı üretimi ile uğraşırken çıkmasını bekliyor duk . Profesör ler ve Asaf bey çıkınca yanlarına gittik . * Eee ne oldu * dedi selim bizden önce davranıp Asaf bey ise bize baktı * Yaptım 3 saate anca uyanır * dedi ve kafasını eğdi  *Neden niye hemen uyanmıyor da  3 saat sonra ne hâlde ler bilmiyoruz Asaf * diyen Ali gerçekten çılgına döndü  *Özür dilerim * diyen Asaf gerçekten suçluluk la bize bakamiyor du . Ama o da istemez di ki böyle olsun  *Asaf bey özür değil gerçekten artık birşeyler yapın lütfen sizde böyle olsun istemezdiniz ama artık bulmamız lazım * diyen nazlı ağlayarak konuşunca ben profesör lere baktım  * Ben bir daha o seyahati deneyeceğim * dediğim de herkes bana baktı . Profesör ler den elem kalktı ve  * En çok Şevvalle veya Mehtap la kim yan yana oldu *  Ali ve Ahmet ayağa kalktı . Profesör lerin yanına gittiler ve " biz vardık " dediler. İkisi aynı anda profesör elem kafasını salladı  * Bu yapacağımız şey çok tehlikeli olabilir Eylül özelikle sen çok zorlanacaksın * * Olsun profesör elem ben razıyım, ve ne yapacaksınız yapalım * terleyen avuç içlerimi pantolonuma sürdüm elimi ve yine büyülü odaya doğru yol alacakken profesör eftal konuştu  * Bu çok tehlikeli bir şey profesör elem Eylül'ün hayatına bile maal olabilir*  diye korku ile konuştu gerçekten çok tehlikeli bir şey yapacaktım nazlı ağlayarak bana baktı yanına geldi  *Eylül iki kardeşim kaçırıldı ve seni de kayıp etmek istemiyorum* diyerek sarıldı bana bende ağlayarak sarıldım ona çünkü biz hem anne sevgisi baba sevgisi görmeden büyüdük ve biz kizlar la. Birbirimize öyle büyük sevgiler verdik ve herşeyi beraber yaşadık beraber güldük beraber ağladık . Ben 4 yaşıma kadar tek bir çocuk tum ama dostlarım gelince tek kaldığım oda da 3 kız kardeş olduk dost olduk kan kardeşi olmuştuk çınar ağacımız vardı gidip orada neler konuşmaz dık ki . Kendimi toparlayıp göz yaşları mı sildim ve nazlinin omuzlarından tuttum gülümsemeye çalışırken  *Nazlı yine biz birlikte olacağız şimdi sen dua et ve bizi bekle tamam mı canımın içi * diyip girdik oda ya  *Eylül öncelikle zihnimizi boşaltıp Ahmet ve Ali nin ellerinden tutarak güçlerini ona vermeye çalış daha sonra ise çocuklar siz Şevval veya Mehtap bı bulursanız nerede olduğunu sorun ve daha sonra ben sizi uyandiracagim * *Ben görmeyecek miyim *  diye sordum  *Hayır maalesef yan yana olanlar görebiliyor sakın ha ellerinizi birbirinden ayırmayın* diyerek bizi uyardi ve yine başladık yine zihni mi boşaltıp odaklanmaya çalıştım hiç zorlamadim çünkü ne kadar zorlarsam olmuyor du ve şimdi oluyor gibiydi evet olmuştu yemyeşil bir bahçe idi biraz yürüdük ama bir jel gibi birşeyden geçmiyor duk Ali ve Ahmet elleri ile itmeye çalıştı ama nafile olmuyor du birden gelen sesler ile döndük sesin geldiği yöne ve dostlarım orada idi  *Şevval bu nasıl bir şey ya şey gibi *  *Ney gibi Mehtap* *Sümük *  *İyy ne iğrenç sin sen ya * *Mehtap * *Ne var Şevval * diyen Mehtap kafasını kaldırıp Şevvale baktı  *Ne oldu * diyen Şevval öylece baktı  *Benim sesim Şevvalin sesine mi benziyor * diyen Ali'ye güldüm  * Mehtap * diye bağırdı Ali bu kez  *Ay o kim be *  *Benim sevgilin * diyen Ali gülüyor du  *Allah sizin belanızı * derken durdu Şevval de onlara bakarken  *Ahmet sizde mi *  Diyince Ahmet anlamayan gözlerle batki Şevvalle  *Ne bizde mi * *Kaçırıldınız* diyip gözleri doldu  *Hayır hayır biz kaçırılma dık canım Eylül le astral seyahat yaptık nasilsiniz * *Kaçmaya çalışıyoruz* diyen Mehtap bize baktı  *Eylül nerede * *Aslında yanımız da ama görünmüyor sizi kim kaçırdı çabuk söyleyin * *Yiyiciler kaçırdı *  *Sizi çok özledim dermisiniz * dedim ağlayarak  *Canim , Şevval Eylül sizi çok özlemiş ve en yakın zamanda kurtaracağız * derken sarsılmaya başladım ve gözlerimi hafifçe açtım burnum yine kanıyor du ve çok güçsüz düm gözlerim geri kapanırken son gördüğüm şey Ali beni kucağına alarak dışarı çıktığını hatırlıyorum  Nazlı dan .... Eylül korktuğum gibi çıkmış tı Ali'nin kucağında ölü gibi yatıyor du selim, Akif ve ben oturduğumuz yerden kalkıp yanlarına giderken Asaf bey ve elitte koşarak gelince ne olduğunu anlamaya çalışıyorduk  * Ne oldu * diyebildim sadece ağlayarak bakıyordum  * Bayıldı güçsüz kaldı dinlenmesi lazım ve önümüzden çekilin Ali ışınlanıyoruz * diyen profesör elem le gittiler bizde ışınlanp 3. Katta ki büyülü hastahane isimli yerde beklerken Esma teyze de geldi  *Kızım ne oluyor beni bıraktınız evde daha fazla duramadım ne oluyor bir haber yokmu hâlâ * diyince ağlayarak sarıldım ona ve tüm içimde ki zehiri omuzlarına akıttım  * Esma teyze Mehtap ta kaçırıldı, Eylül yorgun düştü ve bayıldı * diye zor güç konuştum  *Bu nasıl oldu * diyen Esma teyze de ağlarken bana baktı ve oda ağlıyor du  *Lavabo ya gitmiş ti ve orada kaçırıldı * diye cevapladım profesör eftal Ahmet ve Ali ye baktı  *Nerde olduğunu gördünüz mü * diye sordu hemen Ali ve Ahmet son umuttu onlar da  *Evet yiyiciler kaçırmış * diyen Ali zorlukla konuşuyor du Akif yanıma gelip sardı beni kollarına ve  *Geçecek * diye fısıldadı geçecek miydi gerçekten dağılmıştım onlar gidince kendimi bir hiç gibi hissettim  * Peki nerede tutuluyor lar * diye tekrar konuş tu profesör eftal  * Jel gibi birşey var di yemyeşil bir bahçe ve bu bina gibi hatta bu binadan bile yüksek yüksek ti * *Bulunamama büyüsü yapılmış ve bu yüzden ne  yaparsak yapalım bulamıyorduk * dedi evet bir sürü bulmak için kazanlar la ve iksirler le büyü yaptılar ama bulamadılar di   Aradan 3 saat geçmiş ti bile Eylül hâlâ uyurken kötü robot cadı gelişimini tamamlamış tı ve Asaf bey ona bir program yüklüyor du yarım saat bir bekleyiş ten sonra hallolmuş tu bile  *Evet kötü cadı robot gelişimini tamamladı şimdi şöyle robot bu kötü bulumama büyüsünü nasıl bozarız * diyen Asaf konuştu hemenn  *Hemen hallediyorum efendim * diyip eliyle birşeyler yapıp kazanı ve ikisini getirdi çiçekler de var di Paşa kılıcı, iris ve bir kaç çiçek ismi yazıyor du dikkat le baktım profesör elem şaşkın bir şekilde bakarken konuştu  *Bu çiçekler çok tehlikeli , ve bu iksirler çiçek tozlarını jel olsun diye mi yapılmış * diye sordu  *Aynen öyle profesör * diyip bütün malzemeleri kazana koydu ve kaynayan kazana ellerini soktu ve  *Yiyicilerin yaptığı koruma büyüsü bulunmamazlik büyüsü bozulsun * diyip çıkan dumana üfledi dumanlar  gidecek yeri biliyor gibi çıkmış ve gitmiş ti  *Şimdi 5 dakika bekleyeceğiz * diyen kötü robot beklemeye başladı bizde bekliyorduk hastane dedikleri yerde büyü yapmış tık vallahi herşey çok tuhaf ilerliyor du. 5 dakika bekledik ve o sevdiğim sesleri duydum  *Oha neredeyiz biz * diyen Mehtap ti koşarak yanlarına gittim  *Geldiniz şükür ler olsun * dediğim de Şevval ve Mehtap korkmuş tu  *Nasıl getirdiniz bizi abi * diyen Şevval şaşkınlık la konuştu güldüm ve sıkıca sarıldım  *Şükür Allahıma * diyip yanaklarından öperken onlar da sarıldı bana  * Ay valla orda o şeyi yırtmak için öyle dalmış tık ki nasıl geldiğimizi bile bilmiyorum * *Valla Şevval oney di * derken yeni kendilerine gelen iki kız  *Lan geldik kurtulduk şükür * diyerek ikisi de bana sarıldı bu kez  *E Eylül  nerde * diyen Şevval ağladı ağlayacaktı  .*o sizin yerinizi bulmak için çok tehlikeli olan Astral seyahat ti kabul etti ve yorgun düştü bedeni * *Abi bu kızın cüssesi neydi ki kabul ediyor * derken gözleri dolmuş tu Ali nin sesi duyuldu  *Mehtap* dedi ağlarken erkeler ağlamaz sözü bence çok yanlış tı çünkü şuanda karşımda ki erkeler ağlıyor du selim bile evet selim biraz sert mizaç li bir karakter ama gözleri dolu dolu idi  *Gel sarilsana Ali ne bekliyorsun * diyen kız da ağlıyor du Ali koşarak geldi ve Mehtabi kucağına alıp kendi etrafında döndürüyor du Ahmet te Şevvale sarıldı  *Geldiniz şükür* diyip öptü evet öptü herkes şaşkınca bakarken Akif , selim , Esma teyze Asaf ve elif te kızlara sıkıca sarıldılar.  *kızlarım benim * diyen Esma teyze tekrar sarılıp öptü kizlar da tekrar ve tekrar sarılıp artık eylülü beklemeye başladık Eylül 5 saat geçmiş ti ve hâlâ uyanmamış tı  *Nazlı uyanmayacak mi * diyen Şevval ağlıyor du  *Uyanacak Şevval * diyen Mehtap ta ağlıyor ve hâlâ bekliyor duk . Profesör lerin hepsi Eylül le ilgilenirken Asaf bey de büyülü hastahane de idi  *Eylül uyandı * diyerek sevinçle çıkan asaf bey bize baktı biz heyecan la yerimizden kalktık ve odaya koştuk  *Kızım ne kadar uykucu çıktın ne uykucu şirin gibi * diyen Mehtap ve Şevval hızla gidip sarıldı  *Gelmişsiniz*  *Evet geldik hatta 6 saattir senin uyanmani bile bekliyoruz * diyip tekrar sarıldı Mehtap *Bizim için kendi canını feda ettin Eylül * diyen Şevval kızgın di  *Degerdi * diye cevapladı Eylül  *Neyi değerdi kızım sana bizim yüzümüzden birşey olsa biz kendimizi nasıl affeder dik * diyen Mehtap ta birden sinirlenmiş ti  *Şevval, Mehtap  siz benim yerim de olsanız emin olun hiç gözünüzü kırpmadan yapardınız * *Evet * dediler Eylül güldü  *Geçmiş olsun yavrum * diyen Esma teyze de dökmüş tü inci tanelerini ve sarıldı Ali, ahmet, Akif , Asaf , elif  ve selim de tek tek sarılıp geçmiş olsun dileklerini ilettiler.  *Eylül geçmiş olsun senin için bir iksir hazırladım bunu sen iç ve bugün yaptığın büyük bir şeydi gerçekten siz çok bağlı birisiniz senin uyanman bile mümkün değildi Asaf bey beni affedin ama bir iksir hazırladım Eylüle verdim ölmeye bile çok yakındı * diyen elem üzgün gözler le bakıyor du  *Bir sıkıntı olmaz ise hiç sorun değil demi Eylül eminim kötü birşey için yapmadığını elem * diyince profesör elem gülümsedi . Bende hâlâ Eylül'ün elini tutuyor dum tebessüm ile kardeşime baktım oda bana bakıp gülümsedi  *Hiç bir sorun yok Asaf bey profesör elem çok teşekkür ederim * diyip konuştu Eylül ve profesör elemin getirdiği küçük iksiri de bir dikişte içti ve biraz bekleyince Eylül tamimiyle düzelmiş ti ...
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE