ELVİN'DEN İçimde ağır, taşınması zor bir yük binmiş gibiydi. Böyle bir tepki beklemiyordum ondan, hem de hiç beklemiyordum. Onunla uyumaya, o sıcaklığa, düzenli nefes sesine alışmıştım. Neden böyle bir tepki verdiğini hâlâ anlamamıştım. Kafam allak bullak olmuştu. 'Sürekli "emanetim" diyorsun Elvin. Ben olsam, ben de böyle derdim ,' dedi içimdeki eleştirel ses, acımasızca dürterek. İç sesim haklıydı belki de. Şaşkınlığımı bir kenara bırakıp, o ağır havayı solumamak için odadan çıktım. Bu ev tam anlamıyla bir teknoloji harikasıydı diyebilirim. Her adım attığımda, koridordaki hareket sensörlü minik lambalar loş bir ışık yayarak yanıyor, yolumu aydınlatıyordu. Ses ötesi olmalıydılar. Aşağıya indiğimde ise, Ateş evin önünde, yokuşta duran kapının yanındaydı. Elleri cebinde, dik ve gergin bi

