12. Bölüm ATEŞ’TEN Rüzgarı bütün uzuvlarımda hissediyordum, kendimi özgür hissediyordum atımın üstünde. Bana eşlik eden bir kızıl vardı kollarımın arasında; ürkek duruyordu ama cesurdu da aynı zamanda. Kızıl saçları yüzüme vuruyor, burnuma dolan şeftali kokusu başımı döndürüyordu. Sonunda kıratı bir uçurumun kenarında durdurdum. Aşağıda uzanan sonsuz boşluğa ve ovaya baktık. “Buraların her zerresi bana ait Elvin,” dedim. “Sana mı?” dedi etrafa şaşkınlıkla bakarak. “Evet, bu topraklar Sarrafoğlu aşiretine ait. Her bir emek atalarımın bir parçası,” dedim. Bakışlarım, ovayı bir bıçak gibi kesen ve güneşte parlayan su yoluna kaydı. “Bak oraya,” diyerek parmağımla uzaktaki parıltıyı gösterdim. “Fırat’ın suyunu taşıyan o devasa kanal, toprağımıza can veren o yapay nehir bile biz

