Valentina, dönüş yolunda taşlı, tozlu yolları ağır adımlarla geçti. Ayakları yorulmamıştı ama zihni doluydu. Karşılaştığı yüzler, duyduğu cümleler ve kadınların bastırılmış sesi, içindeki öfkeyi her adımda daha da keskinleştiriyordu. Düşüncelerini toparlamaya çalıştı. Komşularının fikirleriyle şekillenen tablo çok netti artık: Bazı kadınlar içgüdüsel bir özgürlük arzusu taşıyor, bazıları ise o arzunun ne olduğunu bile unutmuş bir suskunluk içinde yaşıyordu. Ama fark etmeden itaatin diliyle konuşan şehirli hanımların bakışları, Valentina’nın içini en çok acıtan şey olmuştu. Alışmak, itirazı öldürüyordu. Çatı katının Kapısını açtığında Vanessa’yı çalışma masasının başında buldu. Elinde açık bir defter, dizinde uyuyan kedisiyle pencere kenarına oturmuştu. Baharın son günlerinin güneşinin sol

