Kafes dövüşü sona gelmiş, Tuğra yanımızdan gittikten bir kaç dakika sonra çığlık çığlığa tezahüratlar eşliğinde kafesin içine girmişti. Dövüşteki lakabı neydi dersiniz peki? Patron... Aman da ne yaratıcı. Karşıdaki adam göğsüne sert bir yumruk attığında, bir kaç dakika sendelemiș, ard arda gelen yumruklardan sonra ağzında biriken kanı adamın yüzüne tükürmesinin ardından tek bir tekme ile onu kafesin demirlerine öyle bir yapıştırmıștı ki, adamın sırtında demirlerin izlerinin çıktığını hepimiz görebilmiștik. Başından beri kocaman gözlerle dövüşü izleyen ben, son hamle ile "Oha!" diyerek ağzı açık bir biçimde bakakalmıștım. Daha önce bu adam gözümün önünde dayak yemişti. Benden de yemişti aynı şekilde. Ne yani, bilerek mi yenilmişti her seferinde? Karşısındakinin güçsüz olmadığından emindim

