" Kıskanır mı diyorsun "
" Yaniiii. Ben olsam hayatta göndermezdim " diyerek itirafda bulundu.
" Senin zaten öyle bir durumun olamaz sen benim dizimin dibinden gidemezsin ayrıca olacak kişinin gözünü oyarim" Tehdidini de savurup geçip oturdu kardeşinin karşısina.
Yaren hem sitem etti hemde pansumanı yapmaya başladi.
" Abi evde turşumu vuracak değilsin her halde. Beyaz atlı prensim gelince bir dakika durmam atına atlar giderim. Sende kendini buna alıştırsan iyi edersin ağam" Yavuz'un kalbi sıkışti o hazir değildi kardeşlerini elim oğluna vermeye hiçde niyeti yoktu zaten. Onlar hep dinzinin dibinde dursun istiyordu.
" Sevgili kardeşim bende seni ve prensini ayağından vurmak zorunda kalırım. Sende kendini buna hazırlasan iyi edersin" Yaren ofladı hayir yani napacakti yaninda kendisini karısi vardı başında gidip onunla uğraşsa idi ya.
" Ya off abi ya evde mi kalayim koskaca doktor olmuş kadınım küçücük çocuk muyum ben yaaa "
" Sen benim gözümde hala bebeksin abisinin gülü. Üzülme tamam hele o gün gelsin bakarız " diyerek kardeşinin gönlünj aldı. Pansuman bitince beraber sarilarak aşsağıya indiler.
Leyla mutfakda kızlar ve Sultan hanım ile kahvaltıyi hazırlamış hatta yukarıya bile taşımışlardı. Yaren ve Yavuz bir tarafdan Asmin ve Berzan diğer tarafdan merdivenleri inerken Leyla da elinde çaydanlıklar ile yukari çıkıyordu.
Ayni anda avluda karşılaştılar " Günaydin Leylo... Diyemeden yine Yavuz öksürmuş kardeşini uyarmıstı. " Günaydin yengelerin en hamaratı " dedi Yaren 32 diş sıritarak. Leyla yüzünü buruşturdu acaba yine ne isteyecekti kendinden bitmiyordu bu kızın istekleri.
" Hayirdır görumce ne isteyeceksin gene sen bana durup dururken yenge demezsin " diyince Asmin ile Berzan güldüler. Ablaları işi düşmeyince asla kibar olmazdı.
" Aşk olsun yenge ya ne zaman birşey istedim senden " Leyla yukarda Allah var taş kesilirsin bakışı attı.
" En son yenge dediğinde seni İstanbul dan buraya kaçırmıştım hatırlatırım" deyince Yavuz sabahdan beri hayran hayran baktığı kadına anlamaz gözler ile baktı. Ne demek kaçırmıştı, neyden, kimden kaçırmıştı.
" Ne kaçırması hayırdır " diyerek Yaren'e sorduğunda Leyla kırdığı potun farkına vardı. Yavuz hikayeyi biliyordu az çok ama kaçarak geldiklerini bilmiyordu. Yaren Leyla'ya sıçtık bakışı attı.
" Şeyyy abi biz buraya dönmeden önce Zeynep'in babasi ve o adamlar bizi buldular ama biz kaçtık yani yakalayamadılar " Yavuz''un sağlam olan eli yumruk oldu dişlerini sıktı. Nasıl böyle birşeyi söylemezler saklarlardı.
Leyla çaydanlıklar ile hızlıca oturma odasına kaçtı. Asmin ve Berzan da tehlikeyi sezip kaçtılar. Yaren abisi ile baş başa kaldı.
" Hainler kaçtılar " dedi sessizce.
" Ve siz bana böyle birşeyi söylemediniz Yaren afferin kızım hep böyle devam edin " derken arkasını döndü ki Leyla yoktu kaçmıştı. Eh illaki yalnız yakalar hesabıni sorardı.
Zeynep ve Senem'i merdivenlerde görünce konuyu kapattı Yavuz.
" Sizinle sonra konuşacağım " dedi sessizce.
" Günaydın " dedi kızlar ikisi de aynı anda.
" Günaydın hanımlar bacım nasılsın nasıl oldun? " Diye sordu Senem'e canınin ne kadar yandığinı tahmin edebiliyirdu. Yavuz'un sesinde baba şefkati vardı. Senem Yavuz'a minnetle baktı.
" İyiyim abi sağol daha da iyi olacağım inşallah" Yavuz gidip sarıldı Yaren'den farkı yoktu onların gözünde.
" İyi ol gülüm senin arkanda bir abin var senin kocaman bir ailen var sakın unutma. Sen istediğin müddetçe biz senin yanında arkandayız" Senem duyduğu sözlerden sonra gözlerinden yaşlar boşaldı. Kendisine baba gibi sarılıp kanat geren adama sıkıca sarıldı.
Yavuz Senem'in saçlarını öptü " hisst ağlama, ağla diye söylemedim. Yaren ne ise sizde o sunuz bu evde tamam mı? Hadi bakalım sil gözyaşlarını bak abini kızdırma " dedi. Leyla odanın penceresinden izliyordu onları. Gözleri doldu onunda Yavuz'un merhametine boşuna aşık olmamıştı. Nasil sevmesindi bu adamı şimdi yüreği sıcacık oldu Leyla'nın.
" Gelin kız buraya " diyerek Zeynep ve Yaren'i de aldı kolları arasına. Zeynep Kadir'den sonra ilk defa birine sarılmıştı. Sevdiği adamın abisi onunda abisi idi.
" Hadi yeter bu kadar gidip karnımızı doguralim da açım ben açım." Sonra sessizce tekrar konuştu Yavuz" Aç kalırsam Leyla ile nasıl bas edeceğim onun diline yetismem için zihnimin çalışmasi lazim " deyince kizlar kahkaha attılar. Leyla içten içe kıskandi onları şimdi o karede kendisi de olabilirdi ama bazem keşkeler fayda etmiyordu.
Hep birlikte odaya girdiler herkez gelmiş onlarda gelince masaya geçmişlerdi. Günaydın faslı sonrası güzel bir kahvaltı ettiler. Kahvaltıdan sonra Berzan abisine bakıp ne zamandir hayali olan şeyi istedi.
" Abi ya artik bana bir araba alsak olmaz mı valla çocuk gibi ger sabah Ali abi ile okula gitmek karizmamızı çiziyor"
" Berzan bu konuyu daha öncede konuşmuştuk abim zamanı gelince bakarız daha erken hem ehliyetinde yok " Berzan red cevabını alinca boynunu büktü zoruna gidiyordu çocuk gibi birinin onu okula götürmesi.
" Berzan okulunu bitir önce sen ne arabası abin haklıdır. Ders çalıs avarelik etme " Behram ağa baya sert çıkmıştı. Bu kadar insanın içinde babası çocuk gibi azarlamıştı zoruna gitti.
" Afiyet olsun hadi Asmin " diyerek kalktı masadan hızlıca çıktı odadan. Tamam ehliyeti yoktu oda biliyordu bunu ama dersleri hep başarılı idi. Hiçbir zaman babasınım yüzünü eğecek bir okul hayatı olmamışdı. Ağa oğluyum diye şımarmamış hep disiplinli efendi biri olmuştu.
Yavuz'un canı sıkıldı babasına kızgın gözler ile baktı hep böyleydi babası. Birkez de anlamaya çalısmazdı genç heves ediyor demezdi.
"Behram bey biraz sert çıkmadın mı he ? Çocuk kırıldı bak genç o hevesli abisi güzelce olmaz dedi zaten. Sen niye bu kadar ofkelendin şimdi" dedi Azade hanım.
" Sen karısma Azade derslerine önem versin arabasi olsa bos bos gezip hava atacak" Kızlar Behram beyi ilk defa böyle görüyorlardı şasırmışlardı.
Leyla tam birşey diyecek iken annesi engel oldu aile meselesi idi kızının karışması doğru olmazdı.
Yavuz sinirle kalktı masadan kalırsa hiç oyi olmayacak idi. Babası hiç değişmiyordu zamanında kendisine yaptığını şimdi Berzan'a yapıyordu.
" Oğlum nereye " diye sordu Azade hanım.
" Şirkete anne Tahir ile bir toplantımız var" Tahir'in ismini duymak bile Senem'in kalbini acıtıyordu gözleri doldu ama ağlamamak için direndi.
" Eline dikkat et annem fazla yorma kendini "
" Yavuz abi ben bir kaç gün gelmesem sizin için sıkıntı olur mu?" Tahir'i görmeye hazır değildi kacmıyordu ama zamana ihtiyacı vardık kafasını toplaması gerekiyordu Senem'in .
" Tamam abicim ama ne zaman istersen dönebilirsi orası sizin " dedi Yavuz.
" Yavuz abi bende bugün evden çalışacağım " Dostunun yanında olmak istedi Zeynep bugün davası da yoktu evden çalışabilirdi.
" Hanımlar bir an önce kendinizi toparlayın benim size ihtiyacım var. Yani bakalım olursa eğer büyük bir işin peşindeyim siz olmadan olmaz " dedi Yavuz Katar da çok büyük bir otel işi bağlamaya çalışıyordu. Eğer olursa bu işin getirisi büyük olacaktı onlar için. Sağlam adımlar ile ilerliyordu Yavuz.
Bir yandan da Said Zaloğlunun işlerini baltalıyorlardı. Adem bi işle çok güzel ilgileniyor gereken ne ise yapıyordu. Said neye elini atsa bir şekilde yollari kesiliyordu. Yavuz Miroğlu sözünü tutmuş Antep'i ona dar ediyordu.
Said günden güne Yavuz'a kin beslemeye başlamıştı. Kafasında hain planlar kuruyor gerçekleştireceği zamanı bekliyordu.
Yavuz odadan çıkmadan annesine bakıp " Anne, Leyal anne iki dakika gelir misiniz " dedi. Leyal hanım ve Azade hanım oğlunun peşinden çıktılar odadan.
" Hayırdir oğlum " Merakla baktılar Yavuz'a ne diyecek diyerek.
"Analarım biliyorsunuz bu Said şerefsizi yüzünden Leyla konağa kapandı. Ben diyorum ki boş olan odalardan birini ona ve kızlara çalışma odası yapalım " Azade hanımın gözlerinin içi güldü ne ince düşünmüştü oğlu. Leyal hanımda mutlu oldu bu düşünceye.
" İyi düşünmüşsün oğlum Leyal hangi odayı yapsak ne dersin" Leyal hanım karşısında duran bos odaya bakıp kafası ile işaret etti.
" Orayı yapalım orası hem boş yenide temizlendi hemde ferah güneş işıgida alıyor" Azade hanım kafası ile onayladı.
" Olur valla eltim orası çok güzel bos bos da duracağına bir işe yarar "
" Ama Leyla ve kızlar bilmesin sürpriz olsun tamam ben bugün Tahir ile gelirim iş çıkısï nasıl yaparız ona bakarız sonrada mobilyalar gelir " dedi Yavuz. İki kadında mutlu olmuştu Leyla görünce çok sevinecekti.
" Tamam oğlum o iş bizde hadi sen işine gücüne git dikkat et kendine annem"
"Hadi eyvallah birşeye ibtiyac olursa ararsinız" diyip iki kadınında saçlarına öpücük kondurup indi merdivenlerden.
Şirkete gitmeden Enistesinin yanına gidecek ve gereken uyarıyi birkez yapacaktı. Senem kimsesiz değildi onun kocaman bir ailesi ve her zaman arkasında duran bir abisi vardı artık. Enistesi bir daha tek kelime edecek olursa bu defa uyarmaz daha ağır sonuçları olurdu.
" Gunaydın Adem efendi hayırdır sen düğüne gitmedin mi?" Dedi kapıda kendisini hazır vaziyet de bekleyen adama.
" Yok abi ne işim var benim orda düğün burda olacak zaten bir ara uğrar gelirim"
" Hadi gidelim o zaman sende bana yolda şu Said itinin neler yaptığını anlat cok sessiz bu sessizlik hayra alamet değil Adem tedbiri elden bırakmayın özellikle konakta " Kimbilir neler kuruyordu Said. Yavuz düsmanını iyi tanıyordu araştırmıştı yıllarca atacaği her adımı bilir tahmin ederdi.
Leyla ve kızlar kahvaltı masasını topladiktan sonra kolları sıvayıp konağı baştan aşağıya temezlemeye karar verdiler. Bir nevi terapi gibi olacakdı onlar için. Bulaşıkları makineye dizip en ust kattan başladılar işe.
Sultan hanımlar gitmeden önce işleri bitirelim gidelim demişlerdi ama Leyla izin vermeyip göndermişdi onları.
Senem'e bu temizlik işi çok iyi gelmişdi kafası dağılmış biraz olsada olanları unutmuşdu. Zeynep ise hem kızlara yardım ediyor hemde Yağız ile mesajlaşıyordu fırsat buldukca.
" Eli maşalı asker botları ile gelip basayım mı temizlediğin yerlere anıları yad ederiz" yazıp göndermişti.
Bölüm sonuna geldik artık guzel zamanlar