Midyat’ın Bahçesinde Yeni Bir Başlangıç Eylül, mücevheri avucunda sıkıca tutuyordu; artık soğuk ve hareketsiz olan bu nesne, az önce konağın yeraltı odasında kaosu durdurmuştu. Konağın bahçesi, geceye gömülmüştü; yıldızlar, paramparça olmuş kum saati heykelinin kalıntıları üzerinde soluk bir ışıkla parlıyordu. Hava, toz ve eski taş kokusuyla doluydu. Ekip, yorgun ama kararlı, bir sonraki adımı planlıyordu. Efendi’nin gölgesi, Midyat’ın dar sokaklarında hâlâ hissediliyordu; tarikatın ağı çökmüş olsa da, bu zafer geçiciydi. Leyla, tabletini çantasına yerleştirirken, “Ağın merkezi burasıydı,” dedi, sesinde hem rahatlama hem de endişe vardı. “Ama tarikatın başka hücreleri var. Efendi, bu kadar kolay pes etmez. Harran’daki hareketlilik, bir şeylerin hâlâ döndüğünü gösteriyor.” Berdan, levyeyi

