Mert Telefonu kapatınca yıkılmış bir vaziyette donuk bakışlarla bana baktı. Dudaklarından sadece, "Ama bu ! Bu nasıl olur?" Kelimeleri döküldü. Kendine gelmek için başını sağa sola salladıktan sonra bana tekrar dönüp birkaç saniye dikkatlice gözlerime donuk halde bakmaya devam etti. Derin bir nefes alıp verdikten sonra " Şey .... benim çıkmam lazım, sen ... sen dediğim gibi üretim bölümündeki sorunu giderince çıkarsın." deyip kapıya hızla yöneldi. Bense şaşkın halde arkasından bir müddet bakakaldıktan sonra " Nereye ? Ne oldu?" diyerek sordum. Fakat Mert beni duymazdan gelip kapıyı açıp gitti,. Kapıyı tekrar kapatınca da üzgün halde başımı yere eğdim, yarı içime kaçan ses tonumla " Akşam istemeye geleceksin değil mi?" diyerek söylendim. Mert'in beni tın

