Alvaro'dan anahtarları alıp odalarımıza çıktık. Gerçi Alvaro'nun gözleriyle beraber ellerini de bizim paşazade Yiğit'ten ayırmak oldukça zor oldu. O an attığım yalandan utandım, zavallı o kadar içten ve arzu ile bakıyordu ki Yiğit'e. "Sen affet Allah'ım, kimsenin duygularıyla oynamak niyetinde değildim, sen herkesin gönlüne göre ver, ama önce bana ver de ben bir çıkayım aradan Aminnnn" kendime de bu duadan pay biçip, merdivenlerden yukarı çıktık. Odalarımız aynı katta hatta kapıları da yanyanaydı. Mert efendi odaya girerken. " Bu Alvaro'nun sana yazdığına emin misin kuzu kafa ? Daha çok bize yavşıyor gibiydi yavşak. Aslında normal erkekte olsa sana bakması tuhaf olurdu. Ama üzülme lanet girsin ki biz çok yakışıklıyız" Bana bakması tuhaf olurmuş öküz! Ulan doğarken elime katalog mu ver

