Ezgi tebessüm etti, istediği tam da buydu. "Seni kovmayabilir, emin değilim" "Tamam, şansımı denerim" Telefonu kapattı, yolunu hastaneye çevirdi. .... Kapının önünde durdu Ömer, çok az aralıktı. Bakışını içeri çevirdi, hemşire vardı genç kızın yanında. Eğilmiş, damar yolu açmaya çalışıyordu. İçeri girip o anı izlemek istemedi. İğnenin ucunu genç kızın elinin tersine geçirdi hemşire, Ekin yüzünü buruşturdu, "Acıdı" dedi, Zuhal Hemşirenin bakışı ona döndü. "Sen bunu çocuk oyuncağı sandın galiba, kafana göre çıkarıyorsun" Ekin alt dudağını ısırdı, suçlu bir bakış vardı gözlerinde. "İnandırıcı olmak zorundaydım" dedi, hemşire tebessüm etti. "Oldu, emin ol çok fazla inandırıcı oldu" Tebessüm etti Ekin, hemşire gözlerini kısıp yüzüne baktı, "Canının yanmasına değdi mi peki?" "Değdi" de

