Bakışları dış kapısına kaydı, kalbi delice çarpmaya başladı. Zihninde silik silik bir an belirmeye başladı. Çok eski, yıllar öncesine ait bir andı. Küçük bir kız çocuğu iç tarafından bahçenin kapısını açıyor, parıldayan yeşil gözleriyle çıkıyordu. Kafasını önce sağa sonra sola çevirdiğinde bir adam görüyordu. Heyecanla, 'Baba!' deyip koşarak yanına yaklaşıyor, genç bir adam eğilip sıkı sıkı sarıldıktan sonra kucağına alıyordu. "Prensesim benim" Gözlerinden iki damla yaş yanağına süzüldü genç kızın, babasının işten gelişlerini her daim heyecanla bekler, son dakikalarda ise kapıya çıkıp boynuna atlardı. Tüm vücudunu titreme ele geçirdi, bakışları sadece o evin üzerinde durdu. "Bizim.. evimiz" dedi, Ezgi hızla o yöne döndü, alt dudağını ısırdı, yanağına hızla yaşlar süzüldü. "Ekin!" dedi

