Ekin hızla kendine geldi, geriye bir adım gitti. İki eliyle yanaklarını sildi, toparlanmaya çalıştı. Ne olduğunu çok iyi biliyordu. Ölüme doğru gittiği her günde, ona yakın gelen her şey, her yer gözündeki yaşın sebebi oluyordu. Delicesine korkuyordu, sonsuzluğa gözlerini kapattığında hala eski Ekin olamamış olmaktan. "İyi misin?" diye sordu genç adam, sessiz ve yüzü hüzün doluydu. Bu kızın her hareketi, her adımı içini dağlıyordu. Kafasını yavaşça olumlu anlamda salladı genç kız, bakışını adamın endişeli kötü gözlerinden ayırdı. "Oturalım mı?" Ömer tek kelime edemedi, ayarladığı masayı işaret etti. Yuvarlak ve küçük bir masaydı, karşılıklı oturdular. Kahvelerin siparişi verilirken, sessizliğini hala korkuyordu genç adam. Gözleri karşısındaki kızın üzerindeydi, yeşil gözleri boğuk, y

