Asiye Hanım'ın gözünden usulca yaş süzüldü, oğlunun görmesine izin vermeden hızla sildi. Küçük çocuk tepkisiz durmuş, ablasını izliyordu. Murat Bey gözlerini kapadı, derin bir soluk aldı. İçini acıtan cümleleri sindirmeye çalıştı, kızının gözlerine baktı. "Bir daha o kelimeyi kullanmayacaksın" dedi, ölüm kelimesi kızının ağzına da ismine de varlığına da yakışmıyordu, o her şeye rağmen hayata tutunduysa, bu uzun uzun yıllarda da devam edecekti. "Hiç kimse ne zaman öleceğini bilemez, sakın unutma. Sen kaza sonrası hastaneye getirildiğinde de doktorlar bize uyanmanın çok zor olduğunu söyledi. Ama bak uyandın, iyisin ve yanımızdasın." Elini kızının elinin üzerine bıraktı, sıktı. Varlığına, hala hayatta oluşuna binlerce şükür etti. "Telefonun hep açık olacak, saat başı durumun hakkında da

