26

3010 Kelimeler
Bölümün geciktiğini biliyorum ama gerçekten yazmakta zorlanıyorum . Umarım beni affedersiniz . Keyifli okumalar. && Emre artık iyice yorulduğunun farkında ayaklarının ağrısı ile araba kullanırken yanında oturan Rose'a baktı. Kız da yorulmuş kafasını yaslamış uyuyordu. Bakışlarını aynadan arkada oturan ikiliye sabitlediğin de onların da yorgun olduğunu ama halen sohbet ettiğini gördü. Bütün gün ordan oraya gitmişlerdi sürekli gezmiş ve çok yorulmuşlardı. Rose nasıl Emre'ye sırnaştıysa Steve de Hazana yapışmıştı. Bu durum nedense Emre'nin sinirine dokunmuş ve dostuna bütün gün ters davranmasına neden olmuştu. Araba durduğun da Steve ve Hazan susarak etrafına bakındı. Hazan evinin önün de olduklarını anladığın da çantasını alarak " İyi akşamlar " dedi ve kapıyı açtı. Hepsi ona cevap verirken Steve bir an da olduğu tarafın kapısını açıp indi. Emre anın da kaşlarını çatarak adamın ne yaptığına bakarken Steve apartmandan girmekte olan kadını kolundan yakalayıp durdurdu. Emre sinirle " Lan " derken o da kemerini çıkarıp hızla araçtan indi. Rose şaşkın bir şekilde " Emre ?" diye arkasından bağırırken Emre hızlı adımlarla konuşan ikiliye yaklaştı. Tam yanlarına geldiğin de hem Hazanın hem de Steve in yüzünde ki gülümsemeyi gördü. Tedirginlik ile " Ne oluyor ? Bir an da indin arabadan merak ettim " diye Steve e soru yönelttiğin de Steve gülümseyerek Hazana bakıp sonra arkadaşına döndü. " Kendime kalacak yer ayarlıyordum " Emre kaşlarını çatarak " Ben de kalacaksınız ya işte oğlum " dediğinde Steve sırıtarak " Yok ben sizi hiç rahatsız etmeyeyim. Hem siz Rose ile hasret giderirsiniz " diyerek ima ile güldüğün de Hazan olduğu yerde rahatsızca kıpırdanıp başını yere eğdi. Emre ise istemsizce Hazana bakıp tekrar Steve e döndü. "Saçma saçma konuşma. Sıkıntı değil hep beraber kalırız işte. " " Valla ben sizin seslerinizi dinleyerek gecemi tek başıma geçiremem . Hem biz anlaştık. Hazan beni misafir edecek" Emre duydukları ile kaşları sonuna kadar kalkarken Hazan başını kaldırıp Steve e gülümsedi. && Hazan düşünceli bir şekil de çayları doldururken sabahtan beri yaşadıklarını düşündü. Emre Beyi beklerken çıkagelen ikili ile şaşırmıştı. Hele ikisinin de yabancı olması ve Rose denen kızın geecekten güzel olması ile için de bir sıkıntı oluşmuştu. Bütün gün onlarla beraber gezmek, sohbet etmek hoşuna da gitmişti ama bir yan dan da huzursuz olmuştu. Üstelik steve in sohbeti ve ilgisi her ne kadar hoşuna gitse de asılır tarzı ve flortlesmeleri ara ara canını sıkmıştı da. Sürekli Emre beyin gözünün üzerlerin de olması ise Hazanın kafasını çok karıştırmıştı birde. Şimdi ise içeri de oturan üçlüye cay demlemiş götürüyordu. Bu duruma nasıl geldiklerini ise halen anlamamıştı. Steve eve girmeden yanına gelmiş ve onda kalmak istediğini söylemişti . Başta bundan rahatsız olarak reddecekken Emre beyin yanlarına gelmesi ve Steve in söyledikleri ile düşünmeden karar vermiş ve Steve in isteğini kabul etmişti. Asıl garip olanı ise Hazandan önce Emre beyin buna itiraz etmesiydi. Sonrasında Emre bey ve Steve ingilizce birşeyler konuşmuş ve Emre Bey Rose u da alıp Hazanın evine gelmişlerdi. Hazan çay tepsisini alıp salona gittiğin de Emre ve Sevgilisini yan yana oturmuş olarak gördü. Kız başını Emrenin omzuna dayamış yarı uykulu bir şekil de karşısına bakıyordu. O ikisinin burada ne işi olduğunu halen çözememişti. Emre bey Rosu da alıp geldiğin de " Bı çayını içelim buraya kadar geldik madem " demiş ve cevap bile beklemeden apartman dan girmişti. " Buyrun Emre Bey " Emre kızın sesi ile daldığı düşüncelerden sıyrılıp önüne uzatılan tepsiye boş boş baktı. Sonun da kendine gelip bir bardak aldığın da ise Hazan bu sefer Rose a doğru tepsiyi tuttu. Rose gözlerini açıp cam bardakta ki çaya burun kıvırınca Hazan sabah kahvaltı sırasında kızın cam bardağı fincan ile değiştirttiğini hatırladı. Bir an panikle tepsiyi geri çekip " Kusura bakmayın . Cam kupa da sevdiğinizi unuttum " diyerek Mutfağa yönelecek oldu ama Emre onu eli ile durdurarak omzunda ki kıza baktı. " Misafir umduğunu değil bulduğunu yer. " Rose anlamayarak başını kaldırıp Emre'ye baktığın da oğlan " Burda ayıptır bu davranış. Sana sunulanı kabul etmelisin ." dediğin de Rose sadece boş boş baktı. Sabahtan beri Emre'nin ona mesafeli davranışı surekli azarlamaları ve uyarmaları artık sinirini bozmaya başlıyordu. Hazan ikilinin arasında ki gerginlik dolu bakismayi fark edip hemen araya girdi. " Önemli değil Emre Bey ben hemen değiştiririm . " " Olmaz. Buradaysa buranın kurallarına göre davranacak. " Rose tam ağzını acacakken Steve in canlı sesi ortamı doldurdu. " Sen bana getir Hazancım. Ben senin elinden her şeyi içerim. " Emre bu sefer de arkadaşına dönüp " HasbinAllah " çekerken Hazan ne yapacağını şaşırmış bir şekil de Steve e ilerledi. Ona çayını verip yanına otururken yine bir muhabbet başladı ama bu sefer Hazan hiç bir sekilde konsantre olamadı. En son saat gece yarısını geçtiğin de Hazan ve Rose oturduğu yerde esnemeye başladığın da Emre önce karşısın da ki kıza baktı. Gözleri kapanıyordu. Steve de Hazanın durumunun farkındaydı ve Emre'ye bakarak konuştu. " Uyuyalım artık . Kızlar ayakta uyuyor " Emre, arkadaşını onaylarken Rose duydukları ile ayaklanip toparlanırken Emre içinde dolan sıkıntı ile ağzından çıkanlara engel olamadı. " Çok geç olmuş saat . Bu saatte araba kullanmayayim ben . Burada kalalım. " Hazana sorar gibi baktığın da kız şaşkınca oğlana baktı kaldı. Bir gece daha ne kadar garip olabilirdi bilemedi. && Ekin dolabın karşısın da boş boş bakarken hemen arkasın da ki yatakta oturan Nihal ve Oğuz uyukluyordu. Ekin arkasına dönüp yatakta birbirinin omzuna dayanmış kafalarını da birbirine yaslayıp uyuyan ikiliye baktı. " Siz neden sürekli yorgunsunuz ?" Nihal ani ses ile uyanıp dikleştiğin de kafası boşluğa düşen Oğuz da irkilerek uyandı. " Hı ne ne oldu ?" Oğuz saf saf etrafına bakınırken Nihal Oflayarak konuştu. " Mahir komiserim bize spor yaptırıyor. Erkenden kalkıp geç yatıyoruz. " Ekin başını iki yana sallayıp tekrar dolaba döndü. Bu akşam Eski kocası ve yeni karısının bebeğinin kutlamasına gidecekti. Açıkçası hiç istemiyordu. Hiç hazır değildi. Ama mecburdu. Bir kere bu ise evet demişti ve sonuna kadar gidecekti. " Ne giyeceğini mi düşünüyorsun ?" " Evet. " Nihal yataktan kalkıp yanına gelirken Oğuz boşalan alana yayılıp uyumaya devam etti. Ekin ise yanına gelen Nihal ile dolaba bakmaya başladığın da kızın bir kaç kiyafete bakmasını izledi. Kız sonun da bı tane elbiseyi eline alarak Ekine döndü. Tatlı mavi rengin de güzel bir elbiseydi. " Bu sana çok yakışır. " Ekin kızın elin de ki elbiseyi alıp banyoya giderken Nihal arkasına dönüp Oguza baktı. Mışıl mışıl uyuyordu. Yavaşça yanına yaklaşıp alnına düşen saçları yavaşça geri itti. Gerçekten hem yakışıklı hem de güzeldi. Masum biriydi. Eğilip yavaşça alnından öptü ve üzerini örtüp Ekine yardıma gitti. && Ekin akıp giden yolu izlerken hemen yanında arabayı kullanan Alaz yan gözle ona baktı. Görev gereği gittikleri toplantılar zaten zorken bu gece ki görev onları psikolojik olarak epeyi zorlayacak bir görevdi. Kendisi neyse de Ekin için çok endişeleniyordu. Kadın belli etmemeye çalışsa da çok gergindi ve Alaz onu çok iyi anliyordu. Tekrar gözleri Ekine kaydığın da onun güzel yüzünün dalgın olduğunu gördü. Kendisi de bir an için kızın yüzüne daldı. Son günler de bu çok oluyordu. Sürekli Ekinin yüzüne dalıyor ,uzun uzun onu izliyordu. Kızın zarif hareketlerini takip ediyor o konuşurken hiç sıkılmadan onu dinliyordu. Onu her zaman güzel bulmuştu zaten ama son zamanlar da işin içine hisler de girmeye başlamıştı ve Alaz bu hislerin tanıdıklığı yüzünden çok bocalıyordu. " Dikkat et " " Siktir " Ekinin yüksek sesi ile önüne dönen Alaz son an da dirsksiyonu toparlayarak arabayı durdururken tam önlerine çıkan yavru köpek ile nefes nefese kaldı. " Vurduk mu ?" Ekinin korku dolu sesi ile başını iki yana sallayan Alaz kemerini çıkarıp hizla Ekine döndü. " İyi misin ? Yaralandın mı ?" Ekin Alazın korku dolu sesi ile başını hızla iki yana salladı. " Ben de bir şey yok . Köpek ? Çarptık mı anlamadim " Alaz hizla Ekinin vücudunu kontrol ettikten sonra bir şeyi olmadığını anlayınca arabadan inerken " Hayır çarpmadık ama yine de kontrol edeceğim . Arabada kal " dedi. Ekin gozlerini kocaman açmış Alazın arabanın etrafında dolanmasını izlerken kulağın da duyduğu ulaşın sesi ile irkildi. " İyimisiniz ? Ne oldu ?" Ekin cevap vermeden Alaz kulağına dokunarak birşeyler söylediğin de susarak adamın arabaya binmesini izledi. Alaz sürücü koltuguna yerleşip kemerini takarken Ekine döndü. " Dediğim gibi çarpmamışız . Yavru köpekti. Kaçtı gitti bile. " Ekin derin ve rahat bir nefes verdikten sonra arabayı çalıştıran Alaza baktı. " Neden dalgındın ki sen ?" Alaz cevap vermeden bir sure sessizce durup konuştu. " Kafam çok dolu ." Ekin direkt ona bakmaya devam ederken " Neden ? " diye sordu. Nedenini az biraz tahmin etse de onun ağzından duymak istediğini fark eden Ekin alt dudağını ısırarak Alazın vereceği cevabı bekledi. Birazdan eski nişanlısının evine gidecekti. Bu muydu canını sıkan. Yoksa onun başka adamdan hamile kalması mı ? İntikam almak istemesinin nedeni halen onu unutamamasi mı ? Her ne kadar unuttum dese de için de bir yerler de Sevdaya karşı hisleri mi vardı. Ekin birden kaşlarını çatarak yutkundu. Bu son ihtimal canını sıkmıştı nedense. Alazın başkasını sevmesi fikrinden ona neydi ki ? " Seni oraya götürmek istemiyorum. Ama mecburum ." Ekin düşüncelerinin aksine farklı bir cevap duyunca şaşkınca " Ne ?" diyebildi. Alaz ise sıkkın bir nefes verip tekrar konuştu. " Orada canın sıkılacak. Üzülmeni istemiyorum ." Ekin halen şaşkın bir şekil de ona bakarken Alaz arabayı durdurdu. Onun durması ile Ekin bakışlarını ondan çekip etrafına baktı. Gerçekten büyük bir evdi. Önün de durdukları bahçenin kapısın da görevliler vardı. Alaz görevli ile konuştuktan sonra bahçe kapısı açıldı ve Alaz tekrar arabayı çalıştırdı. Gelen davetlilerin araçlarını gören Ekin tahminin den daha az kişinin olduğunu görürken Alaz tekrar arabayı durdurdu ve beraber arabadan indiler. Ekin evden çıkmadan Mahirin eline tutuşturduğu paketi yanına aldığın da Alaz ona elini uzattı. Ekin hiç beklemeden uzatılan eli tuttuğun da adam gülümseyerek büyük eve doğru yürüdü. Kapıya geldiklerin de ikisi de aynı an da birbirine baktı. Alaz Ekinin gözlerinin içine bakıp " Bu gece ne olursa olsun içeridekilerden çok daha önemlisin benim için " dediğin de kapı açıldı. Ekin duyduğu sözlerle şaşırsa da hiç bir şey soyleyemeden " Hoş geldiniz " diyen sese dönmek zorunda kaldı. Yutkunarak tanımadığı kadına bakarken Alazın çekiştirmesi ile içeri adımını attı. Salona geldiklerin de ise yaklaşık on kişi kadar insanla karşılaştılar. Abartılı lüks düzenlenmiş salon da oturan herkes onlara döndüğün de Ekin avucunu sıkan eli hissederek dikleşti. İçlerinden bir kaç tanesini geçen sefer ki nişan dan tanıyan Ekin kendilerine hoş geldin diyen insanlara gülümsedi. Sevda kocaman olmuş karnı ile yerinden yavaşça kalktığın da yüzünde ki gülümseme Ekini şaşırtsa da sahteliğini anlayabiliyordu. Aynı an da Kenan da oturduğu yerden kalktığın da Ekin bu sefer de ona baktı. Her zaman ki varlığı ile salonu dolduran adam direkt kendisine bakıyordu. Sevda arkasın da kocası ile tam önlerine gelerek önce Ekine elini uzattı. " Hoş geldiniz " Ekin uzatılan eli sıkarken Sevda hemen elini geri çekti. Sonrasın da Alaza yöneldiğin de Kenan elini Ekine uzattı. Ekin zarif bir şekil de uzatılan eli tuttuğun da Kenan eğilip Ekinin eline bir öpücük kondurdu. " Hoş geldin. " Ekin eski kocasının gözlerinin içine bakarak elini yavaşça geri çekti. Teması hoşuna gitmemişti. Yan taraftan gelen boğaz temizleme sesi ile ikisi de Alaza döndüğün de adamın hiç te hoş olmayan bakışları ile karşılaştılar. Alaz kızın belinden tutup kendine çektikten sonra sahte bir gülümseme ile misafirlere baktı. Kenan geri çekilip Sevdaya yol verdiğin de diğerleri ile kaynaşıp konuşmaya başladılar . Ekin yaklaşık bir saat sonra herkesin bahçeye çıkması ile ayaklanıp geldiğin den beri sohbet ettiği kadını takip ederken Alazın da ayaklandığını görüp rahatladı. Şimdiye kadar Sevda kendisi ile iletişime geçmemişti. Zaten Ekin de fazla muhabbete katılmamış daha çok dinleyici olmuştu. Serin hava da ellerin de içecek sohbete devam ederlerken Ekin bir süre sonra lavabo ihtiyacı hissedip cam kapıdan salona geçti. Koridora girip daha önce gördüğü çalışana lavaboyu sorup o tarafa yöneldiğin de karşısına çıkan Kenan ile bir an adımları şaşsa da yürümeye devam etti. Tam yanından geçip gideceği sıra da ise kolundan tutulunca zorunlu olarak durdu. Kaşlarını çatarak Kenana baktığın da adamın derin bakışları ile karşılaştı. " Bırak kolumu " Kenan sessiz bir sekilde bakmaya devam edince Ekin bıkkın bir şekilde nefesini verdi ve hızla kolunu onun tuşundan çekti. Direkt onun gözlerine bakarak " Ne istiyorsun Kenan?" dediğin de adam kızın yüzünün her yerin de gözlerini gezdirdi. " Senden boşanmayı hiç istemedim " Ekin sinirle güldüğün de Kenan başını iki yana salladı. " Gerçekten Ekin. Her zaman seni sevdim. Eğer sen istemeseydin asla seninle boşanmazdım. " Ekin duydukları ile hayret için de kaldığın da Kenan gerçekten üzgün bir ifade ile ona baktı. Ekin ise bu bakışlar ile kendini daha kötü hissetti. Boğazından tırmanan sıvıyı görmezden gelmeye çalışarak konuştu. " Ben den boşanmayacaktın. Peki Sevda ?" " Ona aşığım " Ekin eli ile ağzını kapatıp midesini tuttu. Gerçekten kusacaktı. Sinirle Kenana baktı. " Sen ne iğrenç bir adam mışsın da ben seni tanıyamamışım. Ne olacağını sanıyordun ? Haftanın üç günü Sevda da dört günü ben de mi kalacaktın ? Hatta çocuğunuzu üçümüz beraber büyütürdük. Gerçekten midemi bulandırıyorsun Kenan ." Kenan Ekinin anlattıklarını yüzünü buruşturup dinlerken onu tekrar tutmaya kalktı ama Ekin hemen geri çekildi. " Sakın dokunma " Kenan iki elini havaya kaldırdığın da Ekin tam bir şey söyleyecekti ki duydukları çığlık ile ikisi de bir an için dondular. && Alaz geldiğinden beri herkesle konuşup durduğu için boğazı kurayarak yerinden kalktı. Eve girdikleri an dan beri kulaklıkları çalışmıyordu. Bunu fark ettiğin den beri sürekli Ekini kontrol ediyordu . Büyük ihtimalle Ekin bu durumun farkında bile değildi. Alaz yerin den kalkıp hem susadığı hem de Ekini kontrol etmek için mutfağa gitti. Kapıdan girip etrafına bakınırken arkasından ayak sesleri duyup başını çevirdi. Sevda kapı da durmuş ona bakıyordu. " Sevda ? " Sevda kollarını göğsünde bağlamış onu izlerken yüzün de ki tiksinti ifadesi ile çenesini kaldırdı. " İntikam için yaptın değil mi ?" Alaz kaşlarını çatarak " Ne ?" dediğin de Sevda sinirle " O kadınla benden intikam almak için evlendin. " diyerek kollarını çözdü ve Alaza doğru yürüdü. Çok sinirli görünüyordu. Alaz tek kaşını kaldırarak " Ben seni çoktan unuttum Sevda. Ekinle evlendim çünkü ona aşığım " dedi. Sevda ise gittikçe kızaran yüzü ile " Unuttun demek. Buna üzülmeli miyim ? Ben seni hiç sevmedim Alaz. Sadece mahalle de maddi durumu iyi olan tek kişiydin. Ama sen den daha iyisini buldum. Sen de gittin intikam için gittin benim kocamın eski karısı ile evlendin. " diye hızla konuştu. Sözleri bittiğinde nefes nefese kalmıştı. Alaz ise kinini kusan kıza ifadesiz bir şekilde bakıp sakince konuştu. " Ekin ile tanışmamız normal değildi evet. Ama onu tanıdıktan sonra anladım ki sana duyduğum şey sadece düzenli seksin getirdiği alışkanlıkmış. Aşkı ise Ekin ile tattım. " Sevda daha da hızlı nefes alıp vermeye başladığın da Alaz kaşlarını çatarak kadını inceledi. Yüzü kızarmıştı. Terliyordu. Bir eli karnındaydı. Bacakları titriyor ayakta durmakta zorlanıyor gibiydi. Alaz " Sen iyi misin ?" diye sormasıyla Sevdanın çığlık atması bir oldu. Alaz ne yapacağını şaşırırken " Ne ne oldu ? Doğuruyor musun ?" diye söylenirken mutfağa önce Kenan sonra Ekin girdi. Sevda iki büklüm olup tekrar bağırdığın da üçü de sevdaya baktı. Bahçe deki misafirler de mutfağa doluştuğun da Sevda sadece " Geliyor " diyebildi. Kenan hemen Sevdanın koluna girerken konuklar geri çekildiler. Kenan " Hastaneye gitmemiz lazım " diye söylenirken Sevda başını iki yana salladı. " Gidemem. Geliyor. " Sevdanın tekrar bağırması ile bacaklarının arasına dökülen sıvı ile herkes geri kaçıştı. Sevda ağlamaya başlayarak yere çökerken Kenan da onunla birlikte yere çöktü. " Doktoru arayın " diye bağıran Kenan ile misafirlerden biri telefona sarılırken Alaz bütün olan biteni kenardan sessizce izledi. Ne hissettiğini bilmiyordu ama kesinlikle için de bir sevgi kırıntısı bile duyamadı. Sevda onun için yardıma ihtiyacı olan bir kadındı. Sevda oturduğu yerde ağlayarak bağırırken Kenan eli ayağına dolaşmış bir şekil de öylece karısının kolunu tuttu. Korku , heyecan , şaşkınlık yaşayan adam ne yapacağını şaşırmış bir şekil de etrafına bakarken gözleri Ekin de durdu. " Yardım et. Sen anlarsın. " Kenanın sözleri ile Alazın da gözleri Ekini bulduğun da kızın tereddüt ile başını iki yana salladığını gördü. "Ben sadece temel bilgileri biliyorum. Doğum çok başka. " " Ekin lütfen. Kurtar oğlumu " Ekin ne yapacağını bilemez bir şekil de bocalasa da Sevdanın tekrar bağırması ile harekete geçti. Ellerini hızla yıkayıp Oturan kızın yanına çöktü. Kenan kızın sırtını göğsüne yaslayarak yarı yatırırken Ekin Sevdanın bacaklarının arasına geçti. " Herkes dışarı çıksın. Bana temiz eşyalar getirin. " Misafirler bir bir mutfaktan çıktığın da sadece Alaz bir köşe de kaldı. Gözleri ise Ekin deydi. Ekin Sevdanın bacaklarını sıvayıp duruma bakarken eskiden aldığı ama yarım bıraktığı tıp bilgilerini hatırlamaya çalıştı. Daha önce hiç doğuma gitmemişti ama zaten görebildiği kadarı ile bebek gelmek üzereydi. " Sevda bebeğin başını görüyorum . Sakin ol ve sadece ıkın " Sevda başını sallayıp ıkınırken çalışanlar getirdikleri havlu ve çarşafları Ekinin yanına koydular. Kenan eşinin elini sıkı sıkı tutmuşken bir eli ile kızın terden ıslanmış saçlarını yüzünden çekti. Açılan alana dudaklarını dayayıp ona güzel sözler fısıldarken Ekin sıkıntı ile başını kaldırdı. " Sevda mideni şişiriyorsun. Düzgün ıkınman gerek " Sevda ağlayarak " Olmuyor " derken Ekin bir köşe de sessizce onları izleyen Alazı gördü. " Alaz gel . " Alaz hemen yerinden harekete geçip Ekine yaklaştığın da kız ona sevdanın yanına diz çökmesini söyledi. Alaz iki dizinin üzerine çöktüğün de Ekin " Sevda ıkındığı an da Sana göstereceğim şekil de karnına baskı uygulayacaksın " diyerek yapması gerekeni gösterdi. Alaz sadece başını sallayıp gözleri Ekin de beklerken Sevdanın bağırarak ıkınması ile Alaz dirseği ile kızın karnına baskı uyguladı. Aynı an da Ekin " Tuttum" diyerek başı çıkan bebeği çekerken mutfakta ki dörtlü nefesini tutmuş bir şekil de Ekinin bebeği tutmasını izledi. Bir kaç saniye bekledikten sonra Ekin bebeğin topuğuna vurması ile bebkten güçlü bir ağlama duyulunca ise hepsi rahat bir nefes aldı. Ekin bebeği temiz çarşafa sararken Sevda ağlayarak kollarını uzattı. Ekin kucağın da tuttuğu küçük bebeği annesinin kollarına verirken Kenan ile göz göze geldi. Ekin hemen gözlerini geri çektiğinde sırtında hissettiği göğüs ile vücuduna dolanan kolları fark etti. Alaz kızın alnına bir öpücük kondururken Tam karşıların da bebeklerinin heyecanını yaşayan ikiliye baktılar. Etraf kan ve çıkan sıvı kokarken Ortam da sadece ağlayan Sevda ve bebeğin sesi duyuldu. Alaz Ekine sıkı sıkı sarılmış iken Kenan da Sevdaya sıkıca sarılmıştı. Sevda kucağın da buruşuk duran bebeği ile hem ağlayıp hem gülerken ise mutfak kapısın dan paldır küldür giren doktor ile hepsi dönüp ona baktı. " Doğum başladı dediler hemen geldim." &&
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE