Gece yarısı yine kabus ile uyanmıştım. Tekrar kabus görmemek için ise uyumayı reddetmiştim. Uyumak istemiyordum. Kabus görmek istemiyordum. YuJin'in benden nefret eden yüzünü görmek istemiyordum. Ellerim yine kan olsun istemiyordum. Tüm gece uyuyamadığım için şu an oldukça yorgundum fakat sorun değildi. Kabus görmediğim sürece hiçbir şey sorun değildi. Hei'nin önüme bıraktığı kahveyi zoraki bir şekilde gülümseyerek elime aldım ve teşekkür ettim. "Dün." Hei, konuşmaya başladığında bakışlarım onu buldu. "İyi görünmüyordun ve endişelendim." Tepkimden çekiniyor gibi konuşuyordu. Öğle arasında kafeteryadaydık ve kimsenin bu konuşmaya şahit olmasını istemediğim için etrafıma bakındım. "Şu an da yorgun görünüyorsun. Her şey yolunda mı?" Onu çok rahat tersleyebilir ve cevap vermezdim ama gerç

