Zaman dediğiniz su gibi akıp gidiyordu. Güneş'le tanışalı, onunla sevgili olalı şunun şurasında ne kadar olmuştu ki? Birlikte bulutların üzerinde geçirdiğimiz yılbaşı gecesinin üstünden bir ay geçmişti bile... O gece, tuttuğum odadan manzarayı izleyerek sabaha kadar konuştuk. Sabah olunca Güneş'i evine bırakıp ben de evime gittim. Yine ayrı ayrı uyumuştuk. İnsanın sevdiğiyle bu kadar yakınlık kurduktan sonra ayrı ayrı uyuması çok koyuyormuş. Ben göreve döndüm, Güneş eski rutinine döndü... Birbirimizi daha az görmeye başladık. Bu beni üzen bir şeydi. Ama bunun yanı sıra odaklandığım pozitif durumlar da vardı. Mesela, artık zihnim sisli değildi veya mayışık değildim artık. Daha net bir şekilde düşünüyor, her şeyi daha çok analiz edebiliyordum. Üstelik, ilaçlarımı almaya devam ettiğim halde

