“Hayır” bu tek kelime Mete’nin geriye doğru sendelemesine kıç üstü yere oturmasına sebep olmuştu. Ecem karşısında ağlamaya devam ederken Mete duyduğu kelimeyi hazmetmeye çalışıyordu. Fısıltı halinde “Neden?” diye sorduğunda Ecem kafasını iki yana salladı. Mete onu izlerken Ecem yüzünü saçlarıyla kapatmış ondan saklanıyordu. Elindeki kutuyu eli yanmış gibi birden yere bıraktı. Ayağa kalktığında bacakları titriyordu. Üstünü giyinirken Ecem’in ağlaması git gide sinirini bozmaya başlamıştı. Öfke damarlarında geziyordu. Az önce onu sevdiğini söyleyen kadın şimdi onu reddetmişti. Reddetmek bu kadar basitse şimdi neden ağlıyordu. Reddedildiği için sinirli değildi. Ecem’in durmadan hıçkırmasıydı sinirlerini bozan. Gömleğinin düğmelerini gelişi güzel iliklerken “Ecem sus artık” diye bağırdı. Ece

