Hastaneden sonunda çıkan kızla diğerleri de artık toparlanmıştı. Balamir ile sahil kıyısında dolanan Umay, derince iç çekti. Yüzünde mutluluğun resmi vardı. Elleri cebinde kollarını iki yana açmış yüzüne değen rüzgarı hisseden kızı izliyordu. Onun omuzlarından geri düşen saçları hala siyahtı. “Saçlarını yeniden sarı yapsana.” Gözlerini açmadan “Neden? Siyah da güzel beğenmedin mi?” diyen kız derin soluklar alıyordu. Elini cebinden çıkaran adam birkaç adım da genç kızın arkasına geçti ve ellerini karnında birleştirdi. Boynunu öperken “Beğendim elbette.” diye fısıldadı kollarını indiren kız adamın ellerinin üzerine kendi ellerini koyup sıktı. “Ama sarı olmasını tercih edersin.” “Yani.” Kıkırdayan kız “Trabzon’a geçelim yine istediğin sarı olurum ömrüm.” dedi. Sırtı sert göğse

