bölüm 10

2006 Kelimeler
karşı kaldırma geçmek istedim yaklaştıkca . kaldırımdan inip karşıya geçmik icin arabaların yol vermesini bekledim . Geçip gitmiş miydi ? umarım . karşıya geçip rahat bir nefes alıp yoluma devam etmek istedigimde bir anda karşımda dikildi. sağ tarafından gecip onu görmezden gelmek için ugraştım . Engelledi . kafamı kaldırıp yüzüne baktım " çekil ! " dedim sadece . Konuşmak istemiyordum . konusacak neyimiz vardı ki . " Lara sana ne anlattı ? " diye sordu . " çekil yoksa bağıracağım . " dedigimde " larayı kullanıp yine gruba girmek istiyorsun dimi ! " dedi konusmaya devam edecekti ki araya girip " hepinizi hayatımdan çıkardım . bir daha karşıma çıkma " dedim ve yolun kenarından devam ettim . En iyisi hic bulaşmamaktı . Mirzanın binbir yalanla aramızı bozdugunu biliyordum dogrular için savaş verebilirdim bu gücü de içimde hissediyordum ancak artık savaşmak degil huzurlu yaşam istiyordum . Bu yüzden sadece mirzanın lafıyla hareket eden arkadaşlarımın peşine düsmeyecektim . Sonra içimden bir ses onca yılın hatrı var böyle bitmemeli dedi . Eve gecince belki mirza hariç hepsini bir veda mesajı atardım . bu şekilde aslında onlara tam anlamıyla veda edebilirdim . Birazda kendim için istiyordum ya işte . Yolda tuğkan aramıştı . Onunla sohbet ederek yürüyordum . Sonrasında bugün mirzayla olanları anlattım . Kararımın veda konuşması oldugundan bahsettim . Cogu zaman güleç olan Tuğkan bu konuda derin bir sessizlige gömülüyordu . Neden bu tavrı takındıgıni sordugumda cevap vermedi " alo " dedigimde " buradayım . " dedi ." neden cevap vermiyorsun " dedim . Artık sessizligi dikkatimi çekiyordu çunkü . " Neden mirzanın bu kadar ikimizin iliskisini istemiyor biliyor musun ? " dediğinde hemen yanıtladım . " çunkü onunla beraber olmamı istiyor " dedim . " sadece sebebi bu degil julide " dedi . Devam etmesi icin bekledim . " mirza o kadar kötü biri degil " dediginde kulaklarıma inanamıyordum . " Başka ne sebep var " " şimdilik bilmesen daha iyi " dediginde sinirlendim . Tuğkan derin bir nefes verdiginde hoparlöre vurup hısırtılı bir ses çıkardı . " Neden sürekli kendini kapatıyorsun " dedim ama yine ondan yanıt alamadım . " Bana bir neden gerekçe soyle Tuğkan böyle susmandan hoşlanmıyorum " dedim . Bu cıkısımı beklemiyormus gibi kesik kesik cevap verdi . " jülide . . . senin . . . için bu daha iyi " dedi . " Gülmek eğlenmek seninle çok güzel ancak sen benden sürekli bir seyler saklarken kalbinin yaralarını saklarken ilk gün ki gibi gülemeyiz . " dedim bir çırpıda . ardından konusmama devam ettim . " konuşmaya karar verdiginde , şeffaf bir sekilde düsüncelerini dökemeye karar verdiginde gorüsürüz ." diyip telefonu onun cevap vermesini beklemeden kapattım . . . Binanın merdivenlerini birer birer ciktigimda evimin önünde tuğkanın bekledigini gördüm . " ne yapıyorsun burada ? " dedim . " telefonu yüzüme kapatmandan hiç hoslanmadım . " dediginde kendi silahiyla onu vurdum . " gizli saklı davranmadan hiç hoşlanmadım " dedim . Elleriyle uzamıs saçlarını karıstırdı . Gerginligini hissedebiliyordum . Bana bu kadar deger verdigini hissettirebiliyorken nasıl bana güvenmedigini düsünüp ondan süphelenebilirdim ki ama neden güven problemi yoksa neden böyle davranıyordu . " senin o cümlelerinden sonra evde duramadım duvarlar üstüme üstüme geldi jülide " dedi . Bu sefer susma sırası bendeydi . Belki de biraz fazla üzerine gidiyordum ancak ısrar etmezsem başka türlü söyleyecegi yok gibiydi . " sarılır mısın ? " dediginde üzülmüstüm . Sanki annesinden azar yemiş affedilmeyi bekleyen bir cocuk gibi karşımda duruyordu . Birkac adım ona yaklaşıp koskocam sarıldım . Cümleler bir yere kadar yeterliydi . Onemli olan bir insanın neler vaad ettiğinden çok neler yaptıgıydı . Konuşmak kolaydı . kelimeleri bir tren vagonuymuşcasına birbirinin ucuna bağlayıp bir yolculuğa cıkartıyorduk ama hissettirebilmek . . . sevgiye hissedebilmek seni seviyorum cümlesinden daha sıcaktı . Bir süre öylece kaldık . Kollarımı ilk ben cözdüm ve geri adım attım . Eve girmek icin anahtarı cıkarıp kapiyı açtım . Evin içerisine girdigimde tugkan hala binanın icerisinden beni izliyordu . " Gelmek ister misin ? " dedigimde hemen iceri girdi . " Kahve yapsana içelim . " dediginde onaylayıp mutfalta kahvelerimizi yaptım . Balkona bir sandalye daha atıp onu balkona çağırdım . Balkonda karşılıklı sandalyelerde oturup kahvelerimizi içiyorduk . " zamanı gelince her seyi anlatacağım . beni biraz seviyorsan lütfen doğru zamanda açıklamam icin bana fırsat ver . " dedi . Ne diyecegimi bilemedim . ısrar etmek istesemde eger zamanı geldigini söyliyeceğim diyorsa zorlamanın bir anlamı kalmıyordu . " seni seviyorum " dedim sadece . Gülümsedi . Hava biraz esiyordu . Küt saçlarım sürekli yüzüme düsüyordu . Ellerimle düsen tutamları ittirmek icin hareketlendigimde tugkan benden önce davrandı . O uzun , ince , beyaz parmâkları önce yanağımı okşadı ardındansa uçusan tutamları kulağımın arkasına sıkıştırdigında tebessüm ettim . Daha önce bana bu kadar şevkat verebilen aynı zamanda şevkatime ihtaç duyan biriyle hiç karşılaşmamistım . . . Kahvelerimiz bittikten sonra tugkan kendi evine çıktı . Ben de mutfağa girip biraz temizlik yaptıktan sonra yemek yedim . Saate baktıgımda özel ders icin vakit gelmişti ancak yeni ögrencimin evi o kadar uzaktı ki gitmek tam bir işkence olacaktı . Velisini arayıp benim evime getirip getiremeyecegini sordum. Annesi arabasıyla getirebilecegini söylediginde cok sevinmistim . Odamın masasını toplayıp ders icin uygun hale getirdim . Bir süre sonra kapı çaldıgında özel ders için ögrencimin geldigini anladım . Velisine iki saat sonra gelip alabilecegini söyledikten sonra kücük kız çocuğu annesiyle vedalastı ve odaya geçtik . Ikinci sınıf olmasına ragmen yaşıtlarına göre minyon bir cocuktu . Uzerine giydigi pespembe elbisesiyle çok tatlıydı . Derse baslayali bir saat daha olmamışken kilit sesini duydum . Gelen pamir oldugunu biliyordum . Eve girer girmez bağırmaya başladı . " ben sana demedim mi dikkat edeceksin diye . Tüm gece simdi dogru fotokobileri çıkarmak icin uyumayacaksın . " diyordu . Zaten gür olan sesi bağırmasıyla yeri göğü inletecek raddeye gelmisti . Aşşalayıcı cümleler hakaretler ve emirler yağdırıyordu . Telefonla konustugunu anlamıstım . Telefonun ucundaki asistanı olmalıydı . Yarın tüm sınıf sınav olacaktı ve yeni asistan sınav kağıtlarını karıstırmıs olmalıydı . Öyle bir sinir ve öfkeyle konuşuyordu ki ben bile ürküyordum . Ögrencime baktıgımda gözleri dolu dolu duruyordu . Korkmuş olmalıydı . Öğrencimi çağırmak için çok yanlış bir zamanı seçmiştim . Odadan çıkıp onu uyarmak istemiştim . Telefonla mutfakta konuşuyordu . Mutfağa girer gitmez ağzımı bile acmadan bana da bağırdı . " Defol hemen gözüme görünme ! " dedi . Hem asistanını hemde beni bir güzel azarlıyordu . Normalde bu cümlesinden sonra onunla kavga ederdim ancak suan cok yanlış zamandı . Evin içinde kasırgalar koparıyordu . Onun yapacağı ilk sınav oldugu için komütenin gözetimi altındaydı . Bu yuzden her seyin kusursuz olması için çabalıyordu . Hicbir sey söylemeden ögrnecimi ve defterlerini alıp tugkanın katına çıkmak icin evden ayrıldık . Pamir o kadar çok bagırıyordu ki binanın içinden duyudugu kadar dışarıdan bile duyulabilecegine emindim . Öfkelendiginde kırıci ve saldırgan biri oluyordu . Asistana o an üzüldüm . Böyle birine denk geldigi icin baya şanşsız olmalıydı . Tuğakanın katına çıkıp kapıyı çaldım . Birkac saniye sonra üzerinde ki bornozla kapiyı açan onu gordugumde şok olmuştum . Hemen kücük kızın gözlerini ellerimle kapattım . " bu halin ne ? " diye cırladım . Tugkan şaşkınlıkla kapının arkasina saklanıp " ilk defa mı bornozlu insan gördüm aaa . " dediginde sinirlenmistim . " cocuk var cocuk . " diyerek ellerimle gozlerinin kapattıgım ögrencimi gösterdim. " napayım haber verseydin . " dedi gamsızca . " koş üzerini degiştir bir saat burada özel ders yapacağım . " dedim . Şaşkınca bana baktığında " sonra anlatacağım ." Dedim . O binanın içinde yankı bulan ağabeyimin sesine odaklandıgıni anladıgımda " hadi hadi " dedim . O çabucak odasına geçtigınde ögrnecimle ben oturma odasında ki masada dersi tamamladık ve annesine teslim ettigimde derin bir nefes aldım . Kazasız belasiz atlatmaya çalıştım bu derai . Artık ne kadar olduysa . Bir daha annesinin gönderip göndermeyeceğinden süpheliyim ama . Çünkü velisi binaya girdiginde bile hala agabeyimin hakaretleri binada yankılaniyordu . Tugkanın evine varip kendimi bir çuval gibi koltuğun üzerine attım . Nefret ediyordum . Saf nefret . Hicbir yararı olmayan aksine zarar ziyan veren bir ağabeyle aynı evi paylasmak cok zordu . Bir an gözümde tuğkanın kapiyı acısı geldi . Islak saçlarından su damlaları ufak ufak damlıyordu . Bembeyaz tenin üzerinde olan mavi bornozu vardı . Bunu düsününce kendimden utandım . Bir sapık gibi davranmak istemiyordum .ancak onun parlayan beyaz teninden ve o ıslanıp koyu görünen kahverengi saçalrını gözümün önünden silmek cok zordu . Tuğkanda odaya girdigin de " Gitti mi ? " diye sordu ögrencimi kastederek . " evet . " dedim ona . Üzerine siyah bir eşofman ve kırmızı bir tişort vardı. " üseyeceksin hırka bir sey alsana üstüne " dedigimde . " yok böyle iyi " dedi . Eee sen bir hasta ol tuğkan bey ben saha iyiyi hatırlatırim dedim içimden . " konumuza gelelim tuğkancım ." Dedim yalandan sinirliymis gibi . " nedir konu jülidecim " dediginde ne kadar gülesim gelsede kendimi tutmaya calıştım . Ciddilesip " bornozla kapı açmak ne ? " dedigimde " gören de çıplak actım sanar " diye konusunca " aaa bir de öyle aç istersen . " dedim . Oturdugu koltukta bacak bacak üzerine atıp " tatlı tatlı atışıyoruz farkında mısın ? " dediginde o an cidden birbirimzle sevimli bir şekilde tartıstıgımizı fark ettim . " aman tek atışmamız bu olsun . " dedim konudan sapıp . " kesinlikle . " dediginde tüm tartısmayı tatlıya bağladıgını fark ettim . İrdelemedim . sadece onunla dalga gecmek ona bulasmak istemistim . Şimdi sorma sırası ondaydı . " Bu bağırtı sizin evden mi geliyor ? ." Diye sordugunda ona ağabeyimle asistan arasında olanları anladıgım kadarıyla anlattım . Tuğkan ağabeyimi haksız bulmuştu . Bir asistana bu kadar yüklenilmemesi gerektigini savunmuş ve ne olursa olsun bu kadar kabalaşmamak gerektiginden bahsettmişti . " yerin senin haksız buluşunu . " dedim icimden . Uzun uzun konuşmasını açıklama yapması çok hosüma gidiyordu . Sonra kafama bir sey dank etti . Tuğkanin sevgisini hissettigim kadar o benim sevgimi hissedebiliyor muydu ? O bana hem kurdugu cümlelerle hem de hissettirdigi duygular sayaesinde sürekli sevgisinin varlıgını ortaya koyuyordu . Peki ya ben ? Sevgimi ona daha çok hissetirmek isterdim çünkü o bana bu kadar mutlulugu yaşatırken benim ona karşı duygusuz gibi kendimi lanse etmem üzücü olurdu . Oturdugum koltuktan kalkıp karşımda oturdugu koltuya yüruyüp yanına oturdum . Bacaklarımi koltuktan aşağıya bırakmıstım . " dizimde yatmak ister misin ? " diye sordum . Kıkırtılar eşlinde başını dizime koyup uzandı . Oyle gülümsuyordu ki bu gülüsünü kıskanmayacak insan oldugunu sanmıyordum . " böyle çok gülmeye devam edeceksen kalp krizi geçireceğim . " dedim şakayla karısık . " ne ? " diye sordugunda . " beyefendi güldügünüzde kalbim ask pompalıyorda . Bu kadar fazla aşk zaralı . " dedim . " gittikçe bana benziyorsun . . . " dediginde omuzlarımı silktim . Oradan buradan muhabbet ederken ellerimle onun saçlarını okşuyordum . Hafif dalgalı kahverengi saçlarında parmaklarımi gezdiyordum . Sanki bir pamuk tartasındaymısım fivi yumuşacıktı . Saçlarıyla oynadıkça nane aromalı sampuanın kokusu yayılıyordu . . . Akşam saatlerine yaklasırken telefonum çaldı . Dizlerimin uzerinden kalkıp tugkan telefonu bana getirdi . Ekranda ismi yazılı olan ve yanıp sönen ısıktan ağabeyimin oldugunu gördüm . Açtıgımda " hemen eve gel ! " diyip telefonu kapattı . faili mechul bur cinayetten uzaktım ben . benim katillerim belliydi . ben azrailimle her gün aynı evde kalıyorum eve indigimde kapıyı caldım . Pamir kapiyi açip iceri girmem icin kenara cekildi . " neredesin sen ! " diye sordu azarlar sekildi . öglen ki haline göre daha sakindi ama tamamen sakinlestigini kullandıgı usluptan anlamak zor degildi . " kaç kere söyledim sana benimle duzgün konuş diye ben senin emrinde çalısan askerin degilim . " dedigimde sanki sıcak küllerini harlayıp yeni bir yangın baslatacaktım . " sinirlerimi bozma ! Kimdi o yanındaki kız ? " dedikten sonra elini öyle bir duvara vurdu ki . Korkudan gözlerim dışadı düsecekti . " yoksa sen . . . " dediginde kastettigi imayı anladım . " ağabey - " cümlemi tamamlama izin vermeden " yoksa o üstteki itten mi ? " dedi . Gözyaşlarımi tutamıyordum . . . " agabey " diyebildim sadece korku dolu bir sesle .
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE