Birkaç saniye tek bir cümle bile kurmaktan aciz bir şekilde kalakalmıştım. Böyle bir şeyi aklıma dahi getirmemiştim çünkü ben. Hiçbir zaman evlendiğim adamın annesinin karşıma dikilip de evlenmeden önce bâkire olduğumun kanıtını benden isteyeceğini düşünmemiştim. Sonuçta bu evlenen kişilerin kendi özelleriydi. Kocamın gerçeği bilmesi yeterliydi. Yeterli olmak zorundaydı... Ama karşımda ellerini beline dayamış bir şekilde dikilen kadının benimle aynı düşünceleri paylaşmadığı da belliydi. Giderek daha fazla çatılan kaşlarından bunu anlamak mümkündü. "Ne duruyorsun kızım?" diye azarladı bir kez daha beni. Ben ise taş kesmiş bedenimi ne kadar denersem deneyeyim bir türlü hareket ettirmeyi başaramıyordum. İşin kötüsü, gözlerim de dolmaya başlamıştı. Böyle bir durumda ağlamayı gururuma bir türl

