Her şey bir anda olup bitmişti, güvenlik görevlisi, hizmetli ve Şule Hanım bir araca yerleştirilirken ben de onlarla aynı araca binmek üzere arkadaki ekip otosuna doğru yönelmiştim ki Ahlas kolumdan sertçe tutup öndeki kendi aracına doğru yönlendirdi. Kerem ile göz göze geldiğimizde "Yapacak bir şey yok" manasında gözlerimi devirdim ve Ahlas ile birlikte onun aracına bindim. Daha aracı yeni çalıştırmıştı ki, sinirle söylenmesiyle birlikte gözlerimi arkadaki araçtan çekip Ahlas'ın yüzüne bakmak zorunda kaldım. "Aksiyon planı yapmadan veya aksiyona dalmadan on dakika duramıyor musun demiştim sana!" diye haykırdı. "Bütün sabah ofisteydim, hiç bir şey yapmadım." dedim olabildiğince masum bir ifade takınarak. "İyi ki yapmadın, Şule Türker ile randevulaşmayı bir şey yapmamaktan mı sayıyorsun

